Koronavirüsü ABD mi yaydı?

ABD-Çin arasında iki yıldan uzun süredir devam eden küresel ticaret savaşları, Kovid-19 ile yeni bir boyut kazanmış durumda. Zira Pekin yönetimi, ABD’yi koronavirüsü Wuhan’a bulaştırmakla suçluyor. ABD tarafından komplo teorisi olarak nitelendiren iddia, dünya kamuoyunda büyük yankı uyandır. Peki virüsün iki ülke arasındaki güç mücadelesine etkisi ne olur?

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve Çin arasında 2017 yılında patlak veren ve giderek küresel bir hal alan ’ticaret savaşları’ giderek derinleşiyor. Özellikle Çin’in Wuhan kentinde ortaya çıkan yeni tip koronavirüs (Covid-19) iki ülke arasındaki diyaloğun giderek sertleşmesine neden oluyor. Zira Pekin yönetimi, ABD’yi koronavirüsü Çin’e bulaştırmakla suçluyor.

ÇİN’DEN ABD’YE KORONAVİRÜS SUÇLAMASI

ABD ve Çin arasında 2017 yılında ticaret savaşları patlak verdi. Son 20 yılda ekonomik açıdan ciddi oranda ilerleme kaydeden ve dünyanın en büyük ikinci ekonomisi olmayı başaran Pekin yönetiminin, elde ettiği ekonomik kazanımları küresel siyasette efektif bir şekilde kullanmaya başlaması ABD’yi tedirgin etmeye yetti. Bunun akabinde Beyaz Saray, Çin’den ithal edilen ürünlere ciddi oranda vergiler uygulamaya ve Çinli teknoloji devlerini dünya pazarından silmeye başladı. Bir silsile halinde devam eden hamleler karşılıklı olarak gelişti. Henüz ticaret savaşlarının etkileri geçmemişken, 2019 yılının son ayında Çin’in Wuhan kentinde ortaya çıkan yeni tip koronavirüs durumun daha da kötüleşmesine neden oldu.

Çin’de ortaya çıkan ve 150’den fazla ülkeye yayılan Kovid-19’un maliyeti trilyonlarca doları geçti. Üretim merkezi Çin’de bulunan pek çok firma karantina nedeniyle üretimlerini durdururken, uluslararası mağazalarda operasyonlarına ara verdi. Kovid-19’un ekonomik etkileri her geçen gün büyürken, her yıl yüzde 7 oranında büyüme oranı açıklayan Pekin yönetimi, bu yıl büyüme oranını yüzde 3’lere kadar düşürdü. Koronavirüsün ekonomik etkilerinin dışında bir de sosyal ve psikolojik etkilerinden söz etmek mümkün. Zira dünya genelinde Çinlilere yönelik bir ön yargı uyanmış durumda. Öyle ki, Trump’la telefon görüşmesi gerçekleştiren Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, “koronavirüsün bir halklar arası savaşa neden olacağını” belirtmişti.

ABD’nin Pekin’e yönelik ticaret savaşı başlatması ülke ekonomisine zarar verirken, hemen akabinde Covid-19 virüsünün patlak vermesi Çin ekonomisini bir hayli zorladı. İki durumun art arda yaşanması Çin’i koronavirüse şüpheyle bakmaya yöneltti. Zira Pekin yönetimi ABD’yi koronavirüsü Çin’e yaymakla itham ediyor. 12 Mart’ta Twitter hesabından paylaşımda bulunan Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Lijian Zhao, ABD askerlerini koronavirüsü Wuhan’a bulaştırmakla itham etti.

Çin Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Zhao, iddiasını 2019 yılının Ekim ayında Wuhan’da düzenlenen “Çin ve Askeri Dünya Oyunları”yla destekliyor. Geçtiğimiz yıl Ekim ayında düzenlenen etkinliğe 300’den fazla Amerikalının katıldığını dile getiren Zhao, virüsün bu sırada bulaştırıldığını belirtiyor.

TRUMP’TAN ‘ÇİN VİRÜSÜ’ İFADESİ

Koronavirüsün ABD tarafından Wuhan’a bulaştırıldığını içeren haberlerin ve açıklamaların hızlı bir şekilde yayılmasının ardından, Donald Trump’tan ilginç bir paylaşım geldi. Twitter hesabında paylaşımda bulunan Trump, “Amerika Birleşik Devletleri, Çin Virüsü'nden etkilenen özellikle havayolları ve diğer endüstrileri güçlü bir şekilde destekleyecektir. Her zamankinden daha güçlü olacağız!” ifadelerini kullandı.

 

Amerika ve Çin arasında 2 yıldır süren ticaret savaşları sürerken, koronavirüs salgınının patlak vermesi iki ülkeyi bir nebzede olsa sınırlandırmış durumda. Zira her iki ülkeden de küresel ticaret savaşlarına ilişkin herhangi bir girişim yok. Öyle ki, Beyaz Saray ve Pekin daha ziyade koronavirüsle mücadeleye odaklanmış durumda. Fakat bu uzun süreli olmayacaktır. Şimdiden bile geri dönüşün emareleri. Nitekim Çin’in ABD’nin ambargolarına rağmen İran’a koronavirüsle mücadelede yardım etmek istemesi bunun bir göstergesidir.

Diğer taraftan uzun süredir ekonomik kriz yaşayan Venezüella, koronavirüsle mücadele için Uluslararası Para Fonu’na (IMF) mali yardım talebinde bulundu. Fakat ABD’nin güdümünde olan IMF, Venezüella’nın yardım talebini reddetti. Venezüella’nın yardım talebine Çin karşılık verebilir. Zira ABD ambargolarına rağmen İran’a yardım etmek isteyen Çin’in, yine aynı şekilde Venezüella’ya yardım etmesi ihtimal dahlindedir.