Koronavirüste 2M kuralı: Maske ve mesafe

Koronavirüs ile mücadelede birçok ülke normalleşme aşamasına geçmeye başladı. Vakaların azaldığı bugünlerde iki kurala dikkat ediliyor. Türkiye’nin de üzerinde ısrarla durduğu 2 tedbir bu aşamada hayati önem taşıyor; maske ve mesafe. Yapılan araştırmalara göre ellerin düzgün yıkanması da riski azaltan faktörler arasında...

Tüm dünya yeni tip koronavirüs (COVID-19) ile mücadelede büyük bir yol aldı ve yeni safhaya geçti. Hayatın normalleşmesi ve büyük zarar gören dünya ekonomisinin yeniden canlanması için adımlar hızlandırıldı. 

Türkiye de yaklaşık 3 ay boyunca aldığı seyahat kısıtlamalarından ekonomik düzenlemelere kadar birçok tedbiri yavaş yavaş gevşetmeye başladı. Hatta 1 Haziran itibarıyla adımlarını hızlandırdı.

Normalleşme sürecinde dikkat edilmesi gereken en önemli faktörlerden biri maskenin yanı sıra sosyal mesafe oldu. Bu mesafe kurallarında dikkat çeken bir detay ortaya çıktı: Ülkeler arası kişisel mesafenin değişiklik göstermesi.

 SOSYAL MESAFE KURALI ÜLKEDEN ÜLKEYE DEĞİŞİYOR

DSÖ’ye göre birçok ülkede uygulanan 2 metre sosyal mesafe kuralı yerine 1 metre uzaklığın da yeterli olacağı ifade ediliyor.Aralarında 1 metre mesafe bırakan kişilerin virüse yakalanma riskinin yüzde 80 düştüğünü öne süren DSÖ uzmanları, bu şekilde bulaşma oranının yüzde 2.6 olduğunu savunuyor. Türkiye'de ise sosyal mesafe 1,5 metre olarak belirlendi.

ÜLKELERİN KENDİ İÇLERİNDE DE FARKLILIK OLABİLİYOR

Birleşik Krallık'ta İngiltere 4 Temmuz'da sosyal mesafeyi 1 metreye indirme kararı alırken, İskoçya bir süre daha 2 metre kuralına devam edeceğini açıkladı.

Almanya'da genel kural 1,5 metre olsa da bazı eyaletlerde kurallar değişiyor.
İspanya'da genel kural 1,5 metre fakat Katalonya'da açık hava etkinliklerinde herkesin maske takması koşuluyla bu mesafe azaltılabiliyor.

 BİLİM NE DİYOR?

En basit haliyle yakınınızda virüs taşıyan biri olması, bulaşma ihtimalini artıyor.  Dünya Sağlık Örgütü, en az bir metrelik sosyal mesafe öneriyor.

Sosyal mesafeyi bir metre olarak belirleyen ülkelerin önemli bir kısmı, insanların maske takmasını da zorunlu kılıyor.

1 METRE RİSKİNİ NASIL AZALTABİLİRİZ? 

İngiltere Bilim Kurulu üyeleri, her binanın kendi koşullarına göre bir değerlendirme yapması gerektiğini savunuyor.

Riski azaltmak için ilk yapılabilecek şey, 2 metreden daha yakınınızdaki bir kişiyle geçirdiğiniz süreyi en aza indirmek. İş yerlerinde vardiyalar değiştirilerek aynı anda binada olan kişi sayısı azaltılabilir. Oturma düzeni değiştirilerek yüz yüze oturan insanların sayısı azaltılıp, bulaşma riskinin daha az olacağı şekilde yan yana ve sırt sırta oturan kişilerin sayısı artırılabilir. Hava akımı, içeride temiz hava sağlayacak şekilde ayarlanabilir ve mekandaki yüzeyler sıklıkla silinebilir.

Tıp dergisi The Lancet'in araştırmalarına göre, 1 metreden daha az fiziksel mesafede COVID-19 riski yüzde 12,8 ancak 2 metrelik mesafe ile bunun yüzde 2,6'ya kadar düşüyor. Dergide yer alan bilgilere göre, maske olmadan virüsün bulaşma şansı yüzde 17,4. Maske kullanıldığında ise bu oran yüzde 3,1'e iniyor. Gözlerimizi korumamız da enfeksiyon olasılığını yüzde 16'dan 5,5'e düşürebiliyor. 

Araştırmanın yazarları, tüm bu önlemler birleştirildiğinde dahi salgından tam koruma sağlanamadığını söylüyor. Özellikle el hijyeni başta olmak üzere başka gerekli tedbirler de olduğunun altını çiziyorlar.

MESAFE BULAŞMA RİSKİNİ NASIL ORTADAN KALDIRIYOR?

Lancet tıp dergisinde yayınlanan bir araştırmaya göre bulaşım riskini azaltmak için alınacak önlemler arasında en etkilisi kimseye 1 metreden fazla yaklaşmamak olabilir.

1 metreye kadar yüzde 13 olan ortalama bulaşma oranı, 1 metreyi aşınca yüzde 3'e düşüyor. 2 metrede yüzde 1,5, 3 metrede ise yüzde 0,75 oluyor.

KORONAVİRÜS NASIL BULAŞIR?

Koronavirüs, kişiden kişiye, COVID-19'lu bir kişi öksürdüğünde veya nefes verdiğinde yayılan küçük damlacıklardan veya ağızdan yayılabilir.Bazı bilim insanları virüsün aerosol denen küçük parçacıklar ile havada daha uzun süre ilerleyebileceği ve bunun bulaşma riskini artırdığını düşünüyor.

Havaya yayılan damlacıkların etraftaki nesnelere bulaşması ve diğer insanların bu yüzeylere teması hastalık riskini arttırıyor. Kişiler ellerini gözlerine, burnuna veya ağzına dokundurduğunda COVID-19'u yakalarlar.

Massachusetts Institute of Technology'den (MIT) Prof. Lydia Bourouiba, yüksek hızlı kayıt yapan kameralar yardımıyla gerçekleştirdiği araştırma ile, öksürüğün 6 metreye ulaşan küçük parçacıklar saçtığını tespit etti.

MESAFE TEK BAŞINA ÇÖZÜM DEĞİL

Mesafenin yanı sıra geçirilen süre de oldukça önem taşıyor. Bilim insanları biriyle altı saniye 1 metre uzaklıktan konuşmanın, bir dakika 2 metre uzaklıktan konuşmaya denk olduğunu söylüyor.

Öksürük riski daha da artırıyor. Birinin 2 metre yanınızda öksürmesi, 2 metre yanınızdaki bir kişiyle 30 dakika konuşmanın riskine eşdeğer.