Koronavirüs sornası Avrupa Birliği'ni neler bekliyor?

Çin'den sonra vaka sayısının en hızlı arttığı ve ölüm oranlarının en yüksek olduğu İtalya, Fransa gibi Avrupa ülkelerinde, koronavirüse karşı alınan önlemler sertleşiyor. Fransa ve İsviçre'de ordu devreye giriyor, İngiltere de daha sert önlemler almaya başlıyor. Bu otoriterleşmenin, insani değerlerden uzaklaşmanın ve ekonomik zararın gelecekte birliğe maliyeti neler olacak?

Avrupa’yı adete kasıp kavuran koronavirüs, İtalya ve İngiltere’yi tamamiyle esir almış durumda. İtalya’da üç günde yaklaşık bin kişi hayatını kaybederken İngiltere ilginç bir şekilde virüsün yayılmasına izin vererek adeta ülkedeki yaşlıların ölümünü arzu ediyormuş izlenimi veriyor. Almanya Şansölyesi Merkel mevcut durumu, 2. Dünya Savaşı’ndan sonraki en büyük musibet olarak adlandırırken Fransa Cumhurbaşkanı Macron, "Henüz krizin başındayız. Bu yarış, virüsle zamana karşı yapılan bir yarış. Ve biz buna karşılık verebilmeliyiz" açıklamasında bulundu.

FRANSA

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Pazartesi günü yaptığı açıklamada koronavirüsün yayılmasını engellemek için evden çıkmama çağrısı yaptı ve sert seyahat yasakları getirildiğini duyurdu. Hasta insanların hastanelere götürülmesi için ordunun devreye girebileceğini söyledi.

Salı günü yerel saatle 12'den itibaren evden acil market alışverişi ve sağlık hizmetlerinden yararlanmak ve işe gitmek dışında hiçbir sebeple çıkılmaması gerektiğini söyleyen Macron, bu önlemlerin en az iki hafta süreyle devam edeceğini açıkladı. Buna göre yasaklara uymayanlar cezalandırılacak.

Virüsten etkilenenlerin sayısının ülkede her üç günde bir ikiye katlandığını belirten Macron, virüsün etkisini en fazla gönderdiği Almanya sınırındaki bir askeri hastanenin kullanılacağını söyledi.

İNGİLTERE

İngiltere'de koronavirüse karşı yeterli önlemi almamakla eleştirilen ve virüsün yayılmasıyla "toplumsal bağışıklık" kazanılması politikasını izleyen Başbakan Boris Johnson, Pazartesi günü bir açıklama yaparak risk grubundakilerin 12 hafta boyunca evden çıkmaması çağrısı yaptı.

Dünyanın en büyük beşinci ekonomisine sahip ülkede danışmanı olan bilim insanları ve doktorlarla birlikte basına konuşan Johnson, sosyal hayatın kısıtlanması, kafe, restoran ve bar gibi kalabalık ortamlara girilmemesi, mümkün olanların evden çalışması, 70 yaş üstündekiler, hamileler ve hastalığı bulunanların 12 hafta evde kalması çağrısı yaptı

İngiltere'de koronavirüs şüphesi duyulan her hastaya test yapılmıyor. Johnson, belirtileri gösterenlerin ve aynı evde yaşadığı kişilerin 14 gün boyunca evde kendi kendilerini karantinaya almalarını söyledi.

Başbakan Johnson, "Şu an vakaların hızla arttığı döneme giriyoruz ve sert önlem almazsak vaka sayısı 5 ya da 6 günde bir ikiye katlanabilir" açıklamasında bulundu.

İSPANYA

Son dönemde koronavirüs vakalarında hızlı bir artış yaşayan İspanya'da Sağlık Bakanı Salvador Illa özel hastanelerin ülkedeki genel sağlık sisteminin kontrolüne gireceğini açıkladı.

İspanyol El Pais gazetesi, İspanyol hükümetinin Pazar günü koronavirüsle mücadelede "şimdiye kadar görülmemiş" önlemler alma kararı verdiğini yazdı.

Bakan Salvador Illa Pazar gecesi düzenlediği basın toplantısında, yetkililerin pandemiyle mücadelede özel sağlık hizmetinden gerekli hallerde her açıdan faydalanacağını kaydetti.

Hükümet Pazar günü ayrıca maske, eldiven, tıbbi ya da farmasötik ürünlere ya da bu ürünleri üretme kapasitesine sahip şirketlerin 48 saat içinde yetkililere haber vermelerini istedi, aksi takdirde cezalarla karşılacağı bildirildi.

İTALYA

Virüsün adeta ülkeyi esir aldığı ve günde ortalama 400 kişinin hayatını kaybettği İtalya’da Başbakan Giuseppe Conte kendi ülkesi için üzücü bir açıklama yaptı. Conte açıklamasında, “Salgının kontrolünü kaybettik, fiziksel ve zihinsel olarak öldük, artık ne yapacağımızı bilmiyoruz, Dünyadaki tüm çözümler sona erdi. Ve tek çözüm gökyüzüne kalmış...” ifadelerini kullandı.

COVID-19 SALGINI AB’Yİ NASIL ETKİLEYECEK?

İtalya’yı içinde bulunduğu zor durumda yalnız bırakan Avrupa Birliği ülkeleri yalnız bırakmakla kalmayıp tıbbî ürün desteği konusunda yardım eli uzatmazken Almanya, tıbbî malzemelerin satışını dahi yasakladı. Halihazırda zor bir dönem geçiren Avrupa Birliği, dayanışma ruhunun yeniden diriltilmesi noktasındaki bir fırsatı tepmiş oldu. Birlik, insanî değerler maskesiyle kapatılmış bir çıkarlar topluluğuydu. Bugün bu daha net görülebiliyor. Birleşik Krallık, AB’den çıkarken kendi içinde bölünme riski ile karşı karşıya. Almanya’da aşırıcılık artık iktidarı belirler bir konuma yükseldi. Fransa’da aylardır protestolar dinmiyor. Koronavirüs ile birlikte birçok Avrupa ülkesinden yağma görüntüleri gelmeye başladı bile. Krizler, AB’de istenmeyen sonuçları kaçınılmaz kılacağa benziyor. Yayılan virüs ve mülteci akını, birliğin merkezî otoritesini oldukça sarsmış durumda. Son İtalya meselesi ise Avrupa Birliği’nin bir birlik ve dayanışma projesi olduğunun zihnen çöküşünün bir ispatı adeta. COVİD-19 koronavirüs salgınının etkisiyle Avrupa Birliği’nin geleceği, kendi içinde şu şekilde özetlenebilir: Yalnızım, yalnızsın, yalnız..