Koronavirüs ne zaman bitecek diye düşünme! En az 30 günlük programını yap ve başla…

Gezegenimizi etkisi alan Koronavirüs (Covid-19) bizleri fizyolojik olarak etkilediği gibi psikolojik olarak da etkileyerek yıpratıyor. İçinde bulunduğumuz bu durumun ne zaman biteceğiyle ilgi ne bizim ne de yetkililerin herhangi bir bilgisi yok.

Koronavirüs salgını belki bir ay sürecek, belki de üç ay… Bilemiyoruz ve bu bilinmezlik hali kaygımızı artırıyor. Kendimiz için sevdiklerimiz için çok fazla kaygılanıyoruz. Kaygılanmakta haklıyız ama ne zamana kadar? Ne zaman buna dur diyeceğiz? Dur demeden bu kaygımızı sürdürürsek bizi ne bekliyor? Gelin biraz da işin uzmanı psikologlara kulak verelim… 

KORONAVİRÜS HANGİ PSİKOLOJİK PROBLEMLERİ DOĞURABİLİR?

Bu konuda en çok ortaya çıkabilecek psikolojik problemlerden biri kaygıdır. Kaygılar, zihnimizdeki olumsuz düşüncelerle ortaya çıkan bir problemdir. Günlük hayatımızda birçok şey ile ilgili endişeler görüldüğü gibi, dünya genelinde büyük bir topluluğu olumsuz etkileyen Covid-19’a karşı da bu kaygılar ortaya çıkmaktadır. 

 BELİRSİZLİK KAYGIYI ARTTIRIYOR 

Koronavirüs ile ilgili kaygıları arttıran bir başka faktör ise, virüsle ilgili belirsizlik durumudur. Hastalığın henüz bir tedavisinin bulunamamış olması, kaygı bozukluğunu tetiklemektedir. Koronavirüs sebebiyle oluşabilecek psikolojik problemlerden bir diğeri ise depresyondur. Kişinin kendisini eve kapatması ya da mutlu ve huzurlu hissettirecek aktivitelerden mahrum bırakması sonucunda depresif ruh haline bürünebilir. Bu depresif ruh hali ile kişi, hayatından zevk almayan bir konuma gelebilir. Bu durumun devamında ise kendisini hayattan soyutladığı, sosyallikten kaçtığı için depresyon durumu her geçen gün daha ağır şekilde yaşanabilir. Halk arasında takıntı denilen obsesif kompulsif bozukluk da Koronavirüs sebebiyle uzun vadede oluşabilecek problemlerden biri olarak karşımıza çıkabilir.

 KORONAVİRÜS'E KARŞI PSİKOLOJİMİZİ NASIL KORUYABİLİRİZ?

 - Öncelikle panik ile hareket etmemeli, bunun yerine sakin ve bilinçli bir şekilde hastalığa karşı önlemler almalıyız.

-  Günlük hijyenimize dikkat etmeli, ellerimizi gün içinde sık sık yıkamalı, yıkama fırsatımız yoksa alkol içerikli el antiseptiği ile temizlemeliyiz. –

-  Kalabalık ortamlarda yakın temastan kaçınmalı ve salgın riski ortadan kalkana kadar selamlaşırken tokalaşmamaya özen göstermeliyiz.

-  Hastalıkla ilgili bilgisiz insanların sosyal medyada yaptığı yorumlara aldanmamalı, konu ile ilgili uzman kişilerin açıklamalarını dikkate almalıyız. Aksi durumda sosyal medya üzerindeki yalan haberlerden dolayı kaygı seviyesi artacaktır. Aynı şekilde hastalıkla ilgili yapılan olumsuz konuşmalar da kaygı bozukluğuna sebep olabilmektedir.

-  Eğer çocuğunuz varsa konuyla ilgili gerekli bilinçlendirmeleri yaparak hastalığa karşı önlem oluşturmalısınız.

-  Çocuk sahibi olanlar, sağlık çalışanları ve daha önce psikolojik problemler yaşayanlar, bu süreçten daha fazla etkilenebilmektedir. Özellikle çocukları ve yakınları için endişelenen kişiler için dikkat edilmesi gereken nokta; emniyet kemerini ilk önce kendimize sonra çocuğumuza takmamız gerektiğidir. Bizim hem fiziksel hem psikolojik olarak sağlıklı olmamız gerekiyor ki çevremize ve ailemize yardımcı olabilelim.

 COVID-19 SÜRESİNCE HANGİ PROBLEMLERİ YAŞAYABİLİRİZ?

 - İştah kaybı,
- Uyku düzensizliği,
- Sevdiğimiz, mutlu olduğumuz aktiviteleri yapmak istememe,
- Alkol ve sigara kullanımının artması,
- Konsantrasyon güçlüğü.

PSİKOLOJİK SAĞLAMLIK OLUŞTURMAK İÇİN NELER YAPMALIYIZ? 

· Evde yapabileceğiniz, sizi mutlu edecek aktiviteler, oyunlar oluşturulmalı,
· Kitap okuma alışkanlığı kazanılmalı,
· Bu süreç, fiziksel, psikolojik detoks olarak anlamlandırılmalı,
· Uzun zamandır izlenemeyen dizi ve film listesi oluşturulmalı ve izlenmeli,
· Yaratıcı oyunlar planlanıp aile olarak bunlar uygulanmalı,
· Çocuklarla kaliteli, sağlıklı zaman geçirme sağlanmalı,
· Farklı yemek ya da tatlı tarifleri bulunup uygulanmalı,
· Fiziksel egzersizler yapılmalı,
· Açık hava almak için balkona çıkılmalı ve olabildiğince pencereler açılmalı.
· En önemlisi; korona virüs ile ilgili çok fazla habere ve paylaşıma maruz kalınmamalıdır.

İçinde bulunduğunuz durumun psikolojik etkilerinin üstesinden gelemediğinizi düşünüyorsanız, bir uzmandan psikolojik destek almayı ihmal etmeyin. 

 BOL BOL TEFEKKÜR EDELİM 

Uzman Psikolog Anıl Yıldız’ın bu hayati önerilerine kulak verdiğimiz takdirde evdeki yaşamı zorunlu karantina gibi görmeden zevk alırız. Dolu dolu bir tatil yapmış olarak güzel bir enerjiyle salgın bittikten sonra hayatımıza devam ederiz. Hatta karantina günlerinde kendimize zaman ayırmamız, bol bol tefekkür etmeye fırsatımızın oluşu bundan sonra hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağı anlamına da gelmektedir. Bu süreçte zamanın, özgürce dışarıda dolaşabilmenin, aile – dost ziyaretlerinin ve daha onlarca normal şeyin ne kadar kıymetli olduğunu da anlayabiliriz.

30 GÜN SONRA KARANTİNADAN ÇIKACAK GİBİ PROGRAM YAPALIM

Önümüzdeki 30 gün boyunca kesin evde olacakmışız gibi oturup günlük planımızı yapalım. Eğer 30’uncu günde Koronavirüs günleri biterse dolu dolu 30 gün geçirmiş olacağız. Yetkililer bir süre daha evde kalmamız gerektiğini söylerlerse bir 30 gün daha programımızı devam ettirelim. Süreç içerisinde onlarca aktivite yapabiliriz. İsteyenler ilgi duydukları bir alana yoğunlaşarak 30 günün sonunda kendilerini epey geliştirmiş olacaklar. 

Özetle ne zaman bitecek diye diye kendimiz yıpratmayalım bunu fırsata çevirelim…