Koronavirüs'te hayatta kalma sosyolojisi

Çok kötü huylu sosyal medya alemi bu insanların bu salgın sırasında sosyal izolasyonun zararlı etkilerini önlemde yardımcı olabilir. Aksi takdirde izolasyonun psikolojik etkileri ölümcül virüsün bırakacağı hasarlardan daha fazla olabilir.

Koronavirüsün yayılma hızının artmasıyla birlikte insanlar kendilerini toplumdan izole etmeye başladı. Sosyal izolasyon olarak tanımlanan bu durumun bir diğer adı daha var. Covid-19’un ekonomik etkilerine ilişkin pek çok çalışma yapıldı. Fakat tamamen ekonomik etkilerin üzerine odaklanarak sosyal ve psikolojik etkilerini göz ardı etmemeliyiz.

Karantina uygulamaları temelde sosyal etkinlikleri iptal ederek, yaşlı insanları ve özel sağlık koşulları olanları evden çıkmamaya çağırarak, insanların birbiriyle olan temaslarını büyük ölçüde azalttı. Ayrıca yaşlıların çoğunluğunun da tek yaşaması virüsün yayılmasının önündeki en büyük engellerden. Diğer taraftan birçok insanın işyerlerinde sosyal temasları olduğuna dikkat edilmelidir. Bu nedenle evden çalışma sistemi de sosyal temasları azalttığı için virüsün yayılmasının önlenmesindeki en önemli önlemlerdendir.

SOSYAL İZOLASYONUN ETKİLERİ

Toplumdan kendini soyutlamış olan yani izole etmiş olan bireyler ciddi sağlık sorunlarıyla karşı karşıya kalabilirler. James House, Karl Landis ve Debra Umberson “sosyal olarak yalıtılmış veya sosyal olarak daha az entegre olmuş bireylerin daha az sağlıklı, psikolojik, fiziksel ve ölme olasılıklarının daha yüksek olduğunu” bulmuşlardır.

Diğer taraftan Julianne Holt-Lunstad, ABD Senatosu Yaşlanma Komitesi’nin 2017 yılında yayımladığı raporda yer alan ifadeye dayanarak kaleme aldığı makalede, fiziksel olarak “sosyal bağlantı eksikliği karşılaştırılabilir bir risk taşır ve pek çok durumda, günde 15 sigara içmek, obezite, fiziksel hareketsizlik ve hava kirliliği de dahil olmak üzere diğer kabul görmüş risk gruplarını aşıyor” ifadesini kullandı. Ayrıca Holt-Lunstad, izole olan insanların bağışıklık sistemlerinin zayıf olabileceğine dikkat çekerek, izolasyonun yüksek kan basıncına ve artan inflamasyona neden olacağını belirtiyor. 

John Cacioppo ve Louise Hawkley, sosyal izolasyonun stresli maddelerle başa çıkma yeteneği, zayıf uyku ve daha yavaş iyileşme de dahil olmak üzere zihinsel ve fiziksel sağlık riskleri dalgası yarattığını dile getirdi. Holt-Lunstad “izole olanların depresyon, bilişsel gerileme ve bunama riski açısından yüksek risk altında olduğunu” vurgularken, Hawkley ve Cacioppo “yalnızlığın fiziksel acı, açlık ve susuzluğun toplumsal karşılığı olduğunu” iddia ediyor.

SOSYAL MEDYA YARDIMCI OLABİLİR

Kötü huylu olarak tanımlanan sosyal medya platformları, koronavirüs salgını sırasında uygulanan sosyal izolasyonun zararlarını önlemede yardımcı olabilir. Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ) 6 Mart'ta yayınladığı “COVID-19 Salgını Sırasında Ruh Sağlığı Hususlar” adlı makalede kendini izole eden kişilerin e-posta, sosyal medya, video konferans ve telefon yoluyla bağlantıda kalmaları öneriliyor. Bazı bireyler dijital sosyalleşme ile dalga geçebiliyor ama teknolojinin insanların kendilerini daha az yalnız hissetmelerine yardımcı olabileceği fikrini destekleyen araştırmalar var.

Amerika merkezli düşünce kuruluşu olan Pew’in araştırma sonuçlarına göre, “Bir sosyal paylaşım sitesinin ortalama kullanıcısı daha yakın bağlara sahip ve ortalama Amerikalı kadar sosyal olarak izole olma olasılığı yarı yarıya.”

Weixu Lu ve Hampton "Facebook durum güncellemeleri ve özel mesajlaşma bağımsız algılanan destek ile ilişkili” olduğunu buldu. Ardından hazırlanan raporda, zaman içerisinde sosyal ağ sitelerinin kullanımının psikolojik sıkıntıları düşürdüğü dile getirildi. Sosyal ağların sağladığı bu avantajlar ellerinde bir akıllı telefonla doğan çocuklar için sınırlı değil. Avrupa’da gerçekleştirilen iki çalışma sosyal ağların yaşlılar üzerinde de olumlu etkilerini ortaya çıkardı. Araştırmacı Andrê Hajek ve Hans-Helmut König sosyal izolasyonun olumsuz etkilerinin genellikle kırk yaş ve üzeri yaşlarda daha az sıklıkla ortaya çıktığını, çıkan sonuçlarda üst yaş gruplarında sosyal ağları aktif olarak kullananların kullanmayanlara oranla daha az stresli olduğu vurgulandı. Bir diğer raporda ise 65 yaş ve üzeri internet kullanıcıları arasında sosyal izolasyonun daha düşük olduğu dile getirildi.

***National Interest'ten Türkçeye İntell4 tarafından çevrilmiştir.

Editörün Notu;

Sosyal ortamdan kendini izole etmiş olan bireyler her koşulda bir yolunu bulup insanlarla sosyal iletişim kurmanın yollarını arayacaktır. İtalya’da uygulanan karantinada insanların verandalara çıkıp şarkı söylediği gibi. Zira insan beyni etkileşime aç bir yapıdadır. Dolayısıyla konuşma, etkileşimde bulunma açlığı hat safhada olan insanlar, bu ihtiyaçlarını gideremediği takdirde, olumsuz sonuçlarla karşı karşıya kalabiliyor. Bu durumda da sosyal medya insanların imdadına yetişiyor.

Cihan ABİ / İntell4