Koronavirüs ABD seçimlerini nasıl etkiler? 

Wuhan kentinde ortaya çıkan ve kısa sürede tüm dünya ülkelerini etkisi altına alan yeni tip koronavirüs (Covid-19), pek çok ülkeyi derinden etkiliyor. Ekonomiler düşüş kaydederken, sosyal yaşantılar ve insan psikolojileri de ciddi oranda zarar gördü. Ülkeler ciddi bir sınavla karşı karşıya kalmış durumda. Çin’de ortaya çıkan Covid-19, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Donald Trump yönetiminin karşılaştığı en ciddi sınav haline geldi. 

Çin’de ortaya çıkan koronavirüs, 3 Kasım 2020’de gerçekleştirilecek olan ABD başkanlık seçimlerine emin adımlarla ilerleyen Donald Trump’un ilerleyişine de zarar verdi. Koronavirüs salgınına kadar başarılı bir şekilde ilerleyen Trump, azil sürecini sıkıntısız bir şekilde atlatmış ve gelişen ABD ekonomisinin etkisiyle de koltuğunu sağlamlaştırmıştı. Demokrat Parti’nin başkan adayını belirlemede yaşadığı çalkantı sürerken, Trump yükseliyor ve yükselişini avantaja çeviriyordu. Fakat son gelinen noktada bütün dünyayı etkisi altına alan Covid-19 salgını, Trump yönetiminin karşılaştığı en ciddi sınavlardan biri oldu.  
 
Salgın boyutunun büyüdüğü dönemlerde küçümser ifadelerle virüs tehdidiyle alay edilmesinin neticesinde aldığı eleştiriler ve geleceğe yönelik projeksiyonları, Trump için bu sınavın oldukça çetin geçeceğini gösteriyor. Dolayısıyla Trump’un bu konuda sergileyeceği performans, 2020 seçimlerinin kaderini belirleyecek gibi duruyor.  


 
2020 seçimlerinin kaderini belirleyecek olan virüs salgınıyla mücadelede Trump’un bugüne kadar ortaya koyduğu performans hiç iç açıcı değil. Beyaz Saray’ın ve İç Güvenlik Bakanlığı ve Hasta Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC) gibi kurumların attığı yanlış adımlar, ABD yönetiminin kapasitesine olan güveni sarstı. Trump’ın açıklamalarındaki çelişkiler kafa karışıklığına ve belirsizliğe neden oldu. Hem kamunun hem de özel sektörün teşhis ve virüsle mücadele için gerekli araçları üretmek ve dağıtmakta hazırlıksız olduğunu görüldü. 

TRUMP’UN EKONOMİSİNE KORONAVİRÜS DARBESİ 
 
Covid-19 sadece insan sağlığı açısından değil, aynı zamanda ülkelerin ekonomileri açısından da büyük bir risk. Dolayısıyla Trump’un 3 Kasım 2020 seçimlerine doğru giderken, en güvendiği alanların başında gelen ekonominin şimdiden hasar alacağı görülüyor. Şimdiden piyasalarda dalga dalga yayılan belirsizlik, nakit güvenliğini sağlamak isteyen yatırımcıların, neredeyse bütün varlık türlerini (altın, petrol, hisse senetleri, tahviller) satış baskısı altında kaldı. Haftalardır süregelen panik ortamında, hisse senetleri neredeyse Trump döneminde elde etmiş olduğu tüm kazançları kaybetti. Taşımacılık ve turizm sektörleri başta olmak üzere piyasalarda tarihi düşüşlere sahne oldu ve bu durum Trump’un, Wall Street’in kendi döneminde onun sayesinde yüksek performans sergilediği iddiasına da ağır darbe vurdu.  


 
Trump’un en fazla övündüğü bir diğer alan olan düşük işsizlik rakamları da bu süreçte yükselişe geçti. ABD Seyahat Birliği’nin yayınladığı projeksiyonda, yeni tip koronavirüs salgının ulaşım sektörüne 809 milyar dolarlık bir darbe indirmesi ve sadece seyahat sektöründe bu yıl 4,6 milyon kişinin işini kaybetmesi belirtilmişti. Söz konusu projeksiyonda belirtilen rakamlar tek başına ABD’deki işsizlik oranını yüzde 3,5’ten yüzde 6,7’ye çıkarmaya yetecektir. Ayrıca turizm sektörünün de hasar alacak olması 4 milyon kişinin önümüzdeki haftalarda işsiz kalmasına neden olacaktır. Bazı projeksiyonlarda Covid-19 salgını nedeniyle ABD’deki işsizlik oranının yüzde 20’lere ulaşacağı tahmin ediliyor.  

Söz konusu kötü gidişatı önlemek adına Trump yönetimi tedbirler hayata geçiriyor. Bunun en önemli adımlarından biri olarak, ABD ekonomisini canlandırmak ve krizden en çok etkilenen işletmelere ve işçilere rahatlık sağlamak için, Kongre ile yaklaşık 1 trilyon dolarlık bir teşvik paketi hazırlandı. Bu adımın ne kadar başarılı olacağı ilerleyen süreçte görülecektir.  


 
ÖNCE KÜÇÜMSEDİ, SONRA CİDDİYE ALDI 
 
Trump Covid-19 salgını tehdidinin boyutlarını ciddiye almakta epey geç kaldı. Koronavirüse yönelik yapılan her açıklamada, Trump, Demokratların Covid-19 salgınını kendisine karşı siyasi bir silah olarak kullandığını dile getirdi ve virüsün korkulacak kadar kötü olmadığını havaların ısınmasıyla her şeyin normale döneceğini dile getirdi. Öyle ki Trump, bir takipçisinin kendisine söylediği şu sözleri onaylayarak Twitter hesabından paylaşıyordu: “Sayın Başkan, seni Rusya konusuyla yenmeye çalıştılar. Bunu başaramadılar. Seni azil süreci aldatmacasıyla yenmeye çalıştılar. Bunu da başaramadılar. Koronavirüs onların yeni aldatmacalarıdır”. 
 
Bir taraftan Trump koronavirüse yönelik ciddiyetsiz bir tavır sergilerken diğer taraftan da Trump’u destekleyen medya kuruluşları ciddiyetsiz programlar hayata geçirdi.  


 
İlerleyen günlerde Covid-19'un ne denli tehlikeli boyutlara ulaşabileceği zamanla anlaşılınca. Önce Trump’un, daha sonra da kendisine yakın medya organlarının söyleminde radikal bir kırılma yaşandı. Daha önceleri koronavirü küçümseyen Trump ve medya kuruluşları sadece birkaç hafta sonra çok daha farklı bir dil kullanmaya başladı. Fakat başta takınılan tavır Amerikalıların dikkatlerinden kaçmadı ve Trump büyük tepki aldı.  
 
Sonuç tüm dünyayı etkisi altına alan koronavirüs, Trump yönetimi için bir sınav haline gelmiş durumda. İlk dönemlerde Trump’un virüse ciddiyetsiz açıklamaları ve ABD Sağlık kurumlarının virüs salgının karşısında yetersiz olduğunun ortaya çıkması Beyaz Saray için tehlike çanlarını çaldı. Amerikalıların gözünde giderek kötü duruma düşen Trump, her ne kadar durumu tersine çevirmeye çalışsa da ekonominin gidişatının iyi olmaması da 2020 seçimlerinin kaderini belirleyecektir.