Abdullah Gül, 29 Ekim 1950 tarihinde Kayseri'de doğdu. Babasının adı Ahmet Hamdi Gül, annesinin adı Adviye Satoğlu'dur. Kayseri Gazi Paşa İlkokulu, Nazmi Toker Ortaokulu ve Orta öğrenimini Kayseri Lisesi’nde tamamladıktan sonra İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’ne girdi. 1974 yılında mezuniyet sonrası aynı fakültede başladığı doktora çalışmaları için iki yıl İngiltere’de kaldı ve 1983’te İstanbul Üniversitesi’nden Doktor unvanı aldı. 

O dönem İTÜ Sakarya Mühendislik Fakültesi'nde (1992'de İTÜ'den ayrılarak Sakarya Üniversitesi'ne dönüştü) Endüstri Mühendisliği bölümünün kuruluşunda çalıştı ve aynı bölümde ekonomi dersleri verdi. 1989’da uluslararası ekonomi dalında Doçent oldu.

Öğrencilik yıllarında Gençlik Örgütü Milli Türk Talebe Birliği bünyesinde yer aldı. Memleketi Kayseri'de, Necip Fazıl ekolünden Söğüt Fikir Kulübü'nde çalıştı ve bu ekolün ileri gelenlerinden Ali Biraderoğlu'nun fikri çevresinde bulundu. 

SİYASİ HAYATI

1983-1991 yılları arasında İslam Kalkınma Bankası'nda ekonomi uzmanı olarak çalışan Gül, 1991 yılında yapılan seçimlerde Refah Partisi'nden 19. Dönem Kayseri Milletvekili olarak TBMM'ye girdi. 1993'te Refah Partisi'nde genel başkan yardımcılığı görevine getirilen Abdullah Gül, 1995'te yapılan genel seçimlerde, ikinci kez Refah Partisi 20. Dönem Kayseri Milletvekili seçildi.

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu ve Dışişleri Komisyonu üyelikleri de yapan Abdullah Gül, 28 Haziran 1996'da kurulan RP-DYP Koalisyon hükümetinde Devlet Bakanlığı ve Hükûmet Sözcülüğü görevlerinde bulundu.

Refah Partisi'nin 16 Ocak 1998'de Anayasa Mahkemesi'nce kapatılmasından önce kurulan Fazilet Partisi'ne geçen Abdullah Gül, 18 Nisan 1999 genel seçimlerinde Fazilet Partisi'nden 21. Dönem Kayseri Milletvekili olarak tekrar parlamentoya girdi.

Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi üyeliğini de yürüten Abdullah Gül, 8 Mart 2000 tarihinde, partide "yenilikçi kanat" olarak adlandırılan milletvekillerinin desteğini alarak, genel başkanlığa adaylığını koydu. 14 Mayıs 2000 tarihinde yapılan Fazilet Partisi 1. Olağan Kongresi'nde 521 oy alarak, 633 oy alan Recai Kutan'ın gerisinde kaldı. Kongre sonuçları, siyasi çevrelerce, "parti tabanının Yenilikçi olarak adlandırılan kanadı geniş ölçüde desteklediği, ancak partinin henüz bir yönetim değişikliğine hazır olmadığı" şeklinde yorumlandı. 

Fazilet Partisi'nin 22 Haziran 2001'de Anayasa Mahkemesi tarafından kapatılmasından sonra bir süre bağımsız kalan Gül, 14 Ağustos 2001'de kurulan Adalet ve Kalkınma Partisi'nin (AK Parti) Kurucular Kurulu üyesi olarak partinin kuruluşunda aktif rol aldı. Hakkında kayıp trilyon davasında fezleke hazırlandı. Milletvekili dokunulmazlığı nedeniyle yargılanmadı. Gül hakkındaki fezleke dosyasına 2010 yılında takipsizlik kararı verildi.

AK Parti Kayseri Milletvekili ve Siyasi ve Hukuki İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı olarak görev yaptı. Gül, 3 Kasım 2002 genel seçimlerinde Kayseri Milletvekili olarak yeniden seçildi. AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın siyasi yasaklı olması nedeniyle 16 Kasım 2002'de 58. Hükûmeti kurmakla görevlendirildi. 

Türkiye'nin 58. Hükümeti, Başbakan Abdullah Gül tarafından, 18 Kasım 2002'de kuruldu. Recep Tayyip Erdoğan'ın, 9 Mart 2003 Siirt Milletvekili Yenileme Seçimi'nde Meclis’e girmesinden sonra, Abdullah Gül başkanlığındaki 58. Hükûmet, 11 Mart'ta istifa etti. Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında, 14 Mart 2003'te kurulan 59. Hükümet'te (2. AK Parti Hükümeti), Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı olarak görev aldı. 3 Ekim 2005'te başlayan Avrupa Birliği müzakereleri için birçok yetkisini Baş Müzakereci Ali Babacan'a devretti.

CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMLERİ

24 Nisan 2007 tarihinde yapılan AK Parti Grup Toplantısı’nda Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından 11. Cumhurbaşkanı adayı olduğu açıklandı. 

27 Nisan tarihinde yapılan Cumhurbaşkanlığı birinci tur seçimlerinde 357 kabul oyu çıkmasına karşın 367 sayısına ulaşılamadığı için, seçim ikinci tura kaldı. 

Anayasa’nın ilgili hükmü gereği, ilk oturumun açılabilmesi için 367 üyenin Meclis’te hazır bulunması gerektiği gerekçesi ile Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) tarafından oturumun iptali için Anayasa Mahkemesi'ne açılan dava sonucu Meclis'in bu birinci oturumu, Anayasa Mahkemesi'nin 1 Mayıs 2007 tarihli kararı ile iptal edildi. 6 Mayıs 2007 tarihinde Meclis’te yapılan iki yoklamada da toplantı yeter sayısının bulunamayışı yüzünden 11. Cumhurbaşkanı seçilememiştir.

Ağustos tarihinde kulislerde konuşulan 11. Cumhurbaşkanı adaylığı kesinleşti. 20 Ağustos 2007 tarihinde yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimi birinci turunda 341 oy aldı. 24 Ağustos 2007 tarihinde yapılan cumhurbaşkanlığı seçimi ikinci turunda 337 oy aldı.

Abdullah Gül 28 Ağustos 2007 tarihinde yapılan Cumhurbaşkanlığı seçiminin üçüncü turunda 339 oy alarak Türkiye Cumhuriyeti’nin 11. Cumhurbaşkanı seçildi. Böylece Nisan 2007'de başlayan Türkiye'nin 11. Cumhurbaşkanını seçim süreci sona erdi.

Abdullah Gül 28 Ağustos 2007'den 28 Ağustos 2014'e kadar Türkiye Cumhurbaşkanlığı görevini sürdürmüştür. 26.01.2012 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan 6271 sayılı Cumhurbaşkanı Seçimi Kanunu ile görev süresi 7 yıl olarak netlik kazanmış oldu. Anayasa Mahkemesi kanunun ikinci kere aday olmasını engelleyen hükmünü iptal etti ancak tekrar aday olmadı. Görevini 28 Ağustos 2014'te Recep Tayyip Erdoğan'a devretti. 

SİYASET HAYATINDA BIRAKTIĞI İZLER 

Abdullah Gül, Cumhurbaşkanlığı’nın ardından aktif siyaseti bırakırken, bazı tartışmalara çekilmek istendi, bazen de kendisi güncel onular hakkında 11. Cumhurbaşkanı olarak açıklamalar getirdi.

Bunlardan biri de eşi Hayrünnisa Gül’ün Çankaya Köşkü’ndeki veda resepsiyonundaki şu sözleri oldu:

“Bir turnusol döneminden geçiyoruz. Bu süreçte bazı yaşadıklarımızı, 28 Şubat döneminde benim başörtümün tartışıldığı günlerde bile yaşamadık. Hayatımda hiç üzülmediğim kadar üzüldüm bu dönemde. Neler yazıldığını gördük, neler söylendiğini duyduk. Abdullah Bey, ben üzülmeyeyim diye interneti kapatıyordu. Şimdi ben de susuyorum, ama fazla susmayacağım; asıl intifadayı ben başlatacağım.”

7 Haziran 2015 yılındaki Genel Seçimler arifesinde meydanlarda en çok işlenen konu Başkanlık Sistemi’ydi. 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül de 20 Şubat 2015 tarihinde cuma namazı çıkışında bu konuyla ilgili sorular üzerine, şu açıklamayı getirdi:

“Bu konuların bilinerek tartışılması çok önemli. Nasıl bir başkanlık? Çok önemli. Türk tipi bir parlamenter sistem yaşadık ve bunun sıkıntılarını gördük. Türk tipi bir başkanlık sistemi olmaması gerekir. Bir başkanlık sistemi olacaksa ABD’de olduğu gibi gerçekten kuvvetler ayrılığının açık seçik sarih bir şekilde yazıldığı, her şeyin çok iyi tarif edildiği gelişmiş demokrasilerde hukukun üstünlüğüne dayalı şekilde olursa şüphesiz o da demokratik bir sistemdir.”

Temmuz 2015’de İstanbul’da Erdoğan ile birlikte katıldığı bir iftarda konuşan Abdullah Gül, “Mısır’dan Libya’ya ilişkilerimizi geliştirmeliyiz, tekrar Türkiye’nin ilham olacağı bir duruma gelmeliyiz” sözleriyle dış politakaya eleştiri getirdi.

Abdullah Gül, AK Parti’nin 16. Kuruluş yıldönümü için yayımladığı mesajında, “Kuruluştaki değerleri yeniden’ rehber edinip demokrasi kriterleriyle yoluna devam etmeli” ifadelerini kullandı.

Sivillere yargı muafiyeti getiren Kanun Hükmünde Kararname konusunda Gül 2017 yılında yaptığı sosyal medya paylaşımında, “15 Temmuz hain darbe teşebbüsüne karşı arkasına bakmadan sokağa çıkıp direnen kahraman vatandaşlarımızı koruma amacıyla çıkartıldığını düşündüğüm 696 sayılı KHK’nın yazımındaki hukuk diliyle bağdaşmayan muğlaklık, hukuk devleti anlayışı açısından kaygı vericidir. İlerde hepimizi üzecek olaylara ve gelişmelere fırsat vermemek için gözden geçirileceğini ümit ediyorum” sözleriyle iyi niyetle hazırlanan kararnamede boşluklar gördüğünü dile getirdi.

21 Ağustos 1980'de Hayrünnisa Gül (Özyurt) ile evlenen Gül'ün Ahmet Münir, Kübra ve Mehmet Emre adlarında üç çocuğu dünyaya geldi. Gül, İngilizce ve Arapça biliyor.