Kirli oyun deşifre oldu

Bölücü terör örgütü PKK’nın hiç kuşkusuz en önemli insan kaynağını, kandırdığı ya da kaçırarak dağa çıkardığı çocuklar oluşturuyor. Terör örgütünün arka bahçesi HDP, çocukları sosyal etkinlik adı altında tuzağa düşürerek PKK için dağa gönderiyor.

Kirli oyun deşifre oldu

Evlatlarının kaçırılmasından HDP’yi sorumlu tutan annelerin Diyarbakır’da başlattığı evlat nöbeti son 2,5 ayda Türkiye’nin en önemli gündemlerinden biri haline geldi.

HDP’nin Diyarbakır İl Başkanlığı'nın önünde 21 Ağustos 2019’da oturma eylemi başlatan 8 çocuklu Hacire anne, oğlu Mehmet Akar'a bu evlat nöbetiyle kavuştu. Hacire annenin devrim niteliğindeki bu eylemi, evlatları kaçırılan diğer anneler için de umut oldu.

KİRLİ OYUN DEŞİFRE OLUYOR

Bir yandan düzenlediği katliamlar ile bebek ve çocuklar da dahil masumları katleden PKK, diğer yandan zorla veya kaçırarak örgüte götürdüğü çocukları silahlandırarak onları suça itiyor. Öte yandan, ailelerinden koparılan fidanlar yüzünden  anne ve babalar gözü yaşlı bırakılıyor.

PKK’nın bu kirli oyununu, hem ailelerin açıklaması, hem ailelerinden koparıldıktan sonra bir şekilde örgütten kurtulan gençlerin itirafları gözler önüne seriyor. Uluslararası raporlar da terör örgütünün iç yüzünü gösteriyor.

SİSTEMATİK OLARAK GENÇLERİ ZEHİRLİYOR

Terör örgütü yaklaşık 25 yıldır çocukları kullanıyor. Ancak PKK’nın çocukları kullandığı 2010 yılından itibaren uluslararası düzeyde kabul görmeye başladı.

Danimarka’da 9 yıl önce yayımlanan bir gazetenin raporunda, terör örgütünün eğitim kamplarında yaklaşık 3 bin çocuk bulunduğu, bunlar arasında 9 yaşındakilerin de yer aldığına dikkat çekildi. Bu çocuklara kamplarda silah ve bomba eğitimi verildiğine işaret edildi.

Bu rapordan 2 yıl sonra yapılan bir araştırma, geriye dönük 10 yıllık verilere göre ölen teröristlerden yüzde 43’ünün 18 yaşından küçük olduğunu ortaya koydu.

BM RAPORLARINA DA YANSIDI

Birleşmiş Milletler (BM) raporuna göre de terör örgütü 2017 yılında 72’si kız çocuğu olmak üzere 224 fidanı ailelerinden kopararak çeşitli bölgelerde çatışmalarda kullandı. Yine aynı rapora göre, bu rakam geçen yıl 5 katına çıktı. Rapora göre en fazla çocuk çatışmalarda PKK tarafından kullanıldı.

PKK İLE MASAYA OTURDU

Raporlarında PKK’nın çocuk istismarına yer veren BM, geçtiğimiz aylarda çocuk savaşçıların bırakılması için masaya oturdu. BM’nin masaya davet ettiği PKK ise Suriye’de çoçukları silah altına almaya devam etti.

Hatta terör örgütü, Türkiye’nin Fırat’ın doğusundaki terör bataklığını kurutmak için başlattığı Barış Pınarı Harekatı öncesinde yine bölgedeki köylerden çatışmalarda kullanmak üzere çocukları zorla PKK’ya katılmaya zorladı. Aileleri direnen çocukları da kaçırarak örgüt adına Türkiye’ye karşı kullanmaya çalıştı.

PKK’NIN İNSAN KAYNAĞI HDP

PKK’nın zulmünden kaçarak devletin şefkatine sığınanların yanı sıra çeşitli operasyonlarda yakalanan teröristler, kamplardaki çirkef hayatı anlattı.

HDP eliyle “özgürlük” palavrasıyla dağa kaçırılan çocuklara ilişkin en çarpıcı açıklama, 2015 yılında Şanlıurfa Valisi olan İzzettin Küçük’ten gelmişti. Vali Küçük, 2015 yılının ilk 6 ayında, bölgede 3 bin çocuğun kaçırıldığını, sadece Suruç’ta 400 çocuğun kayıp olduğunu belirterek, gencecik fidanların nasıl terör örgütüne bulaştırıldığına işaret etmişti.

HDP’Lİ VEKİL “DEVAM EDECEĞİZ” İŞARETİ VERDİ

HDP Hakkari Milletvekili Leyla Güven, 13 Eylül’de partisinin Antep il örgütüne yaptığı ziyaret sırasında yaptığı konuşmada, adeta PKK’ya eleman kazandırmaya çalışacaklarını itiraf etti.

Sözleri dolayısıyla hakkında soruşturma başlatılan Güven, “Bu ülkede savaş var. Kürt sorunu, demokratik çözüme kavuşturulmadığı müddetçe gerillaya katılım da devam eder” diyerek Türkiye’de savaş olduğunu öne sürmüştü. Güven, “Savaş var” ifadeleriyle terörle mücadeleden duyduğu rahatsızlığı dillendirmişti.

GENÇ BEYİNLERİ ZEHİRLEME TAKTİKLERİ

Hazar Gölü kampından çocukları dağa götürdüler.

 

PKK’ya eleman temin eden HDP, geçmişte ve bugünde başında bulunduğu belediyeler aracılığıyla halk evleri, kültür merkezleri, müzik kursları, piknik gibi sözde sosyal organizasyonlarla genç beyinleri zehirleyerek dağa gönderilmesini sağladı.

O dönem Diyarbakır Belediyesi’ne ait yaz kampı gündeme gelmişti. Hazar Gölü Kampı, HDP eliyle PKK’ya eleman kazandırmasıyla ünlenmişti. Nitekim kamp, bu yılın temmuz ayında valilik eliyle kaldırıldı.

BDP’li Diyarbakır Belediyesi de 2014 23 Nisan’da piknik bahanesiyle Lice’ye götürdüğü çocukları teröristlerle buluşturmuş , örgüt propagandasına maruz kalan pikniğe katılanlar, baskı ve tehdit ile PKK’ya götürülmüşlerdi.

KAYYIM DÖNEMİNDE DEVİR DEĞİŞTİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından ilk olarak Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’ne kayyım ataması ile başlayan süreçte teröre müzahir HDP’li beleyelerin Iğdır hariç tamamına kayyım ataması yapıldı.

Atanan kayyımlar belediyenin kaynağını doğru kullanarak hem şehrin fiziki yapısına yatırım yaparken diğer yandan da çocuk/gençlere yönelik ve ev hanımlarını kapsayan faaliyetlerle dağa çıkış yolunu kapattı. Yaklaşık 2,5 yıllık süreçte dağa çıkanların sayısında  yüzde 70 ilk bir düşüş yaşandı.

TERÖRİST İTİRAFLARI

PKK kamplarında iki yıl kaldıktan sonra Erzurum’da teslim olan terörist B.E, terör örgütünün, HDP aracılığıyla örgütün dağ kadrosuna eleman kazandırdığını anlattı.

Diyarbakır Lice’de sağ yakalanan küçük yaştaki terörist de ifadesinde HDP Esenler binasında bir görevlinin kendisini kandırarak örgüte katılmasına neden olduğunu itiraf etti.

HDP Kırşehir İl Başkanı D.R. hakkında hazırlanan iddianamede PKK'nın dağ kadrosuna katılacak öğrencilerin teröristlere teslim edilmesinde rol aldığı belirtildi.

Örgütün şehir yapılanması ve dağ kadrosunda uzun yıllar kaldıktan sonra teslim olan terörist P.S, çocukların kandırılarak nasıl dağa götürüldüğünü itiraf ederek, PKK ile HDP arasındaki ilişkiyi gözler önüne serdi.

PKK’YA LEGAL ZIRH

Çanakkale’de yakalanan bir diğer örgüt mensubu da, "Bütün kadrolar, örgütlenmelerini legal olarak yapabilmeleri için HDP ve DBP parti meclisi üyesi zırhına büründürüldü. Böylece yaptıkları illegal faaliyetler, parti aracılığıyla yasal bir görünüm kazandı” itirafıyla HDP-PKK ilişkisini açıkladı.

BASKILARA BOYUN EĞMEDİLER

Tüm bu ilişkiler, Kürt halkının çocuklarının HDP eliyle PKK’ya peşkeş çekmesi ailelerin sesinin yükselmesine neden oldu.

Çocukların dağa kaçırılmasının ardından terör örgütü PKK’ya katıldığı anlaşılan 14 çocuktan S. B’nin annesi, Diyarbakır Sur’da 2014 yılında oturma eylemi yaparak evladına kavuştu.

Bu eylem diğer annelere de umut oldu. 2014’teki eylemlere 70’in üzerinde aile katıldı. O dönemde PKK ve siyasi ayağı partilere tepki gösteren aileler çocukların terörün pençesinden kurtulmasını talep etmişlerdi.

Annelerin baskılara rağmen terör örgütü PKK ile HDP’ye karşı boyun eğmemesine, son 2,5 yıla kadar adeta teröristlere hitap eden belediyelere kayyum atanması da etkili oldu. Belediyelere atanan kayyumlar, bölge halkına hizmeti ön plana alarak şehirlere huzur getirirken, işsizlik sorununun da çözülmesine katkı sundu.

HDP AİLELERE SALDIRDI

O tarihte (2014) Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı olan Gülten Kışanak, belediye bahçesinde oturma eylemi yapan gözü yaşlı annelere her türlü şiddeti uygulayıp onları bahçeden attırdı.

BDP’li Kışanak'ın emriyle önce bahçeye köpüklü su dökülüp çıkarılan annelere zabıta ve kazma kürekli işçiler saldırdı.

Bugün annelerin eylemine ilişkin terör örgütü PKK elebaşlarından Mustafa Karasu da, anneleri “provakasyon” yapmak ile suçlayarak, sanki tüm Kürt annelerin PKK’ya militan doğurmakla yükümlü olduğunu ileri sürdü.

PKK elebaşı Karasu ile Kışanak’ın tavırları, terör örgütünün militan kaynağının HDP eliyle beslendiğini ve annelerin neden oturma eylemi için HDP Diyarbakır il binasını seçtiklerini ortaya koymaktadır.

PKK’NIN TERÖRİST MERKEZİ GİBİ

Hacire annenin geçtiğimiz ağustos ayında evladına oturma eylemiyle kavuşmasının ardından, 3 Eylül’de evlat nöbetine başlayan aileler, çocuklarını HDP’den istemeyi sürdürüyor.

Çünkü anneler çok iyi biliyorlar ki; çocukları HDP dağa çıkarılarak PKK’ya teslim edildi. Çünkü anneler biliyorlar ki; HDP istemese çocukları dağa götürülmeyecek, ellerine silah verilmeyecekti. Çünkü anneler biliyorlar ki; evlatlarının dağa kaçırılmasının ilk sorumlusu HDP’dir ve HDP terör örgütü PKK’nın terörist merkezi gibi çalışmaktadır.

ANNELER GERÇEKLERİ GÜN YÜZÜNE ÇIKARDI

 

Türkiye, 40 yılı aşkın bir süredir terörle, özellikle PKK ile mücadele ederken, gerek dış mihrakların gerekse yurt içindeki işbirlikçilerinin dahliyle son yıllara kadar etkili bir süreç üretemedi.

Ancak FETÖ’nün deşifre edilerek Türk Silahlı Kuvvetleri ve İçişleri Bakanlığı’ndan örgüt mensuplarının temizlenmesinin ardından, Türkiye adına PKK ile mücadele daha etkili bir rotaya girdi.

Türkiye’nin kararlılığıyla, önce PKK nerede ise yurt içinde yok olma aşamasına gelirken Doğu ve Güneydoğu için yürütülen olumlu politikalar halkın gözünde tercih buldu.

 Terör örgütünün siyasi ayağı olan HDP’nin de organize ettiği hendek-çukur eylemlerinin bölge halkının huzur ve güvenine kastettiği anlaşıldı.

Gerek merkezi gerekse yerel yönetimlerin bölgeye getirdiği yatırım ve projeler, hem terörü hem de onun siyasi ayağını bitirecektir. Terör ve terör işbirlikçilerinin Türkiye’yi bölme hayali, çocukları dağa kaçırılan annelerin bu anlamlı eyleminin de katkısıyla kitlelere gerçeği göstererek çöpe atılacaktır. Çünkü annelerin başlatmış olduğu evlat nöbeti, HDP'nin gerçek yüzünü ortaya koydu.