Mustafa Dikkatli: 'Bir işe başlamadan önce çok düşünüyor ve değerlendiriyoruz'

Türkiye'de yardımlaşma ve gelecek nesillere hizmet alanında öncü kuruluşlardan birisi olan KENGEŞ Eğitim ve Yardımlaşma Derneği özellikle Covid-19 pandemisi döneminde ailelere verdiği destek ve çocuklara özel faaliyetleri ile dikkat çekmeye devam ediyor. Güçlü yarınlar için Genç KENGEŞ platformunu da bu süreçte aktif biçimde destekleyen KENGEŞ'i derneğin başkanı Mustafa Dikkatli'den dinledik...

KENGEŞ Eğitim ve Yardımlaşma Derneği, kurulduğu günden bu yana faaliyetlerine hız kesmeden devam ediyor. ‘İnsanı yaşat ki, devlet yaşasın’ düsturundan yola çıkarak hizmetlerini Türkiye’nin dört bir yanında sürdüren KENGEŞ Eğitim ve Yardımlaşma Derneği adını kadim Türk geleneklerinden alıyor.

Toplumun dezavantajlı kesimlerini örnek projeler ile mutlu ve memnun eden KENGEŞ Eğitim ve Yardımlaşma Derneği; Eğitim, Yardımlaşma ve Strateji faaliyetleri ile de adından söz ettirmeyi başarıyor. Ülküsü ve idealleri ile de STK’lar içerisinde kendisine özel bir yer bulan KENGEŞ Eğitim ve Yardımlaşma Derneği, ücretsiz eğitimleriyle genç kuşaklara da katkı sunmaya devam ediyor.

Hem sosyal ağlar hem de dernek çatısı altında faaliyetlerine ilişkin detaylı bilgi ve çalışmalara ulaşabileceğiniz KENGEŞ Eğitim ve Yardımlaşma Derneği’ni Başkan Mustafa Dikkatli’den dinledik.

Merhaba Mustafa Bey, öncelikle biraz sizi tanıyabilir miyiz?

Mustafa DİKKATLİ: Merhaba, yirmi yılı aşkın süredir finans bilişim sektöründeyim. Yaklaşık son 10 yıldır da finansal süreçlere yazılım geliştiren bir şirkette orta kademe yöneticilik yapıyorum. Evliyim, endüstri mühendisliği okuyan bir kızım ve lise sınavlarına hazırlanan bir oğlum var.

Eğitim ve Yardımlaşma Derneği kurmaya sizi iten neydi?

M.D: Ben insanlara yardım etmeyi çok seviyorum ve birilerinin yakınımda bir yerde bir şeylere ihtiyacı olduğunu bildiğimde huzursuz oluyorum. Çalışma hayatımın başlarındayken ve düşük maaşla çalışırken bile çalıştığım firmalarda artan öğle yemeklerini ihtiyaç sahibi ailelere ulaştırmanın mutlaka bir yolunu bulurdum. İnsana dokunmak, bir derdini, bir sorununu çözmek beni mutlu ediyor. Bununla beraber zor durumda ve acı çeken insanların derdine ortak olmamın beni geliştirdiğini, olgunlaştırdığını düşünüyorum. Benim inancıma göre; Allah, yardıma ihtiyacı olan insanlara yardım için bir kulunu seçer ve gönderir. Bu kişi ben olmak istiyorum ve bunun için de sürekli dua ediyorum.



Kolilerin başında duran birini görseniz yanından geçip gidersiniz ya da biri sizden taşıma işi için yardım istese tereddüt edersiniz. Fakat aynı kişiyi o kolileri taşımaya çalışırken görürseniz ona yardım etmeye gönüllü olursunuz. Ben de kimseden bir yardım istemeden, yardıma ihtiyacı olanların yardımına kendi imkânlarım dahilinde koşmaya başladım.

Bugün birlikte hareket ettiğim arkadaşlarım bence bu sürede beni izliyorlardı. Hiç kimseden bir şey talep etmeden, menfaat beklemeden ve vazgeçmeden elimden geleni ısrarla yaptığımı görünce yanıma geldiler ve gerçekten özverili bir şekilde bu harekete katıldılar. Hepsi birbirinden değerli ve maneviyatları kuvvetli kişilerdi.

Böyle insanlar ile birlikte hareket etmek ve tüm bu faaliyetleri birlikte omuzlamak inanılmaz motive edici ve heyecan verici. Her gün yeniden, bıkmadan ve daha da heyecan ile işe koyuluyoruz. Üstelik herkesin kendi özel işleri var, kimi öğrenci, kimi işveren kimi, memur ama mesai bitince her biri onların desteğine ihtiyacı olanlar için adeta birer dev oluyor. Kocaman elleri ve yürekleriyle inanılmaz işler başarıyorlar. Yaklaşık 10 yıl boyunca bu şekilde yardım faaliyetleri organize ettikten sonra küresel salgının da etkisiyle, artan hacmimiz ve etki alanımızın tahmin ettiğimiz sınırları aşması üzerine; 2020 yılında KENGEŞ Eğitim ve Yardımlaşma Derneği’nin kuruluş imzalarını Eyüp Sultan Camii’nde bir sabah namazı çıkışı atıp, resmî olarak faaliyete başladık.

Biraz KENGEŞ Eğitim ve Yardımlaşma Derneği’nden bahsedelim. Ne tür yardım faaliyetleriniz var?

M.D: KENGEŞ’te eğitim ve yardımlaşma olarak başlıca iki ana konuda faaliyet gösteriyoruz. “İnsanı yaşat ki, Devlet yaşasın” ilkesiyle eğitimler planlıyoruz. “Komşusu açken tok yatan bizden değildir” prensibiyle de ateşe su taşıyan karınca misali yardımlaşma etkinlikleri planlıyoruz. Bu etkinlikleri, Yüce Allah’ın rızası ve kutlu milletimizin duası dışında en ufak bir beklentimiz olmadan yürütüyoruz.

Değişen dünyayı ve şartları gözlemleyerek, gelecek nesillerimizin sorumluluğunu omuzlarımızda hissediyoruz. Kişisel gelişim ve eğitim ile neslimizin imarı için elimizden gelen her şeyi yapacak ve elimizi her taşın altına koyacağız. Covid-19 küresel salgını öncesinde İstanbul’un birçok ilçesinde yüzlerce öğrencimize ücretsiz olarak temel algoritma ve robotik kodlama eğitimi verdik. Üniversite öğrencilerinden robotik kodlama öğretmenleri yetiştirdik. Milli Eğitim Bakanlığı ile anlaşmalı ve yine ücretsiz olarak yüzlerce öğretmenimize ücretsiz seminer verdik. Günün şartlarını dikkate alarak, küresel salgın nedeniyle sınıf ortamında eğitim veremiyoruz. Ancak LGS ve YKS sınavlarına hazırlanan öğrencilerimize çevrimiçi matematik, Türkçe, Fen bilgisi ve yabancı dil eğitimlerini ücretsiz olarak sunuyoruz. Bunların dışında kişisel gelişim eğitimleri, temel algoritma, veri tabanı dilleri, proje yönetimi, bilgi güvenliği, siber güvenlik gibi şuan aklıma gelmeyen bir çok profesyonel eğitimi de çevrimiçi ve ücretsiz olarak sunuyoruz. Ayrıca ilçemizde online eğitime katılamayan öğrencilerimizi bir algoritmayla belirleyerek onlara tablet bilgisayar hediye ediyoruz. Kendi iç eğitimlerimize de çok önem veriyor insan kaynakları uzmanı olan gönüllü yöneticilerimizle kendi iç eğitimlerimizi ve insan kaynağımızı da planlıyoruz.

Yardımlaşma ile ilgili olan kısımda ise, bize başvurmuş aileleri, onlardan talep ettiğimiz bilgilerini gizli sınıf analizi tekniğiyle sayısal değerlere çeviriyor, bu sayısal değerleri on yıllık tecrübemizle analiz ederek ürettiğimiz bir algoritmayla da “aile skor puanı” adını verdiğimiz bir skor puana ulaşıyoruz. Bize başvuran hiçbir aileyi tanımıyoruz ve bize teslim edilen kaynakları akrabamıza, hemşerimize veya herhangi bir gruba vermiyor, gerçekten ihtiyacı olduğunu tespit ettiğimiz ailelere sunuyoruz. Elbette bu hizmetin devamında aile ile tanışıyor ve bir bağ da geliştiriyoruz ancak ilk karar anında aileyi tanımıyor oluyoruz.

Biz bu sistemi çevremize anlatana kadar elbette bize küsen ya da kızan arkadaşlarımız ve akrabalarımız da oldu ancak sistemimizi onlara anlattığımızda bize anlayışla yaklaştılar. Ayrıca bize olan inanç ve güvenlerinin katlanarak arttığını gördük. Ailelerin skor puanlarına göre onlara erzak kolisi, et, market kartı, kışlık kıyafet ve ayakkabılar ile ev eşyaları ulaştırıyoruz. Ama fark ettiyseniz bizim her işimizde bir akıl var. Aklı çok önemsiyoruz. Örneğin, bizim bir erzak paketimizin ağırlığı bile özel olarak hesaplanmıştır. İçine konan gıda kalemlerinden poşetin ya da kolinin içine istiflenmesine kadar bir analiz ve akıl vardır. Ya da bizden kesimi talep edilen bir kurbanın satın alımından kesim anında çekilen videoya, karkasın bekletilme süresinden, hisselere konacak gramaja varan standartlarımız vardır ve disiplinle bu standartlarımızı takip ederiz. Bizim bu denli titiz çalışmalarımızı gören bazı işverenler de bize iş ilanlarının bildirirler. Biz de uygun olabileceğini düşündüğümüz aileleri bu ilandan haberdar ederiz.

KENGEŞ’in kelime anlamı nedir?

M.D: KENGEŞ, Kadim Türk tarihinde kurulan tüm Türk devletlerinde toy ya da kurultay denilen toplantılarda iç ve dış konuların tartışılmasına ve bu heyete verilen isimdir.

Divan-ı Lügat-ı Türk’te “Kengeş etmek, danışmak, meşveret etmek” anlamında kullanılmıştır. Kutadgu Bilig’de “danışma, görüşme, düşünme” olarak kullanılmıştır. Türk Dil Kurumu’na göre “işlerde danışma, görüşme, düşünme” anlamına gelir. Türkiye Türkçesinde “Keneş” olarak adlandırılıyor.

Şu anda diğer Türk Cumhuriyetleri ile aramızda da bir Türk Keneşi var. Osmanlıcada “nazal nun” ya da “Türk nunu” denir. Anadolu’da bunun örneğini hala görürsünüz “n” harfi genizden “ng” şeklinde telaffuz edilir. Afganistan’da Türklerin yaşadığı bölgelerde ailenin örneğin evlilik gibi, birtakım kararlar alma arifesinde, toplanıp durumu değerlendirmesi “kengeş” olarak ifade edilir.

Kazak bölgesinde bu toplantılar “Tengeş” olarak ifade edilir. Bu ifade nazal nunlu “Dangışma” dan bugünkü Türkçemizle yani nazal nun olmadan teleaffuz edildiğinde “Danışma” ya denk gelir. Tarihimiz boyunca yapılan bu toplantılara bugün “istişare” diyoruz. Özetle “Kengeş”, istişare kelimesinin Türkçe karşılığı diyebiliriz.

KENGEŞ’in logosunun anlamı nedir?

M.D: KENGEŞ logosunda her kıvrımın, her çizginin, her rengin bir anlamı var. Logonun ortasında yırtıcı bir kuş olan doğan var. Oğuzların her boyunun, bir avcı kuş sembolü vardır. Bozok kolundan Kayı boyunun sembolü ise şahinlerin en büyüğü olan akdoğan ya da diğer adıyla aksungurdur. Bu yırtıcı kuş, temsilen Peygamber efendimizin hırkasına bürünerek bıraktığı emaneti sahiplenmiştir ve bu nedenle de rengi Peygamberimizin hırkasının rengi ve İslam'ın sembolü olan yeşildir. Aynı zamanda da bu yırtıcı kuşun kanatlarına hat yazısıyla Allah yazısını sakladık. Doğan’ın kanatları, okunmak üzere açılmış yüce kitabımızı ve O’nu okumaya verdiğimiz önemi anlatır ve bu yırtıcı kuş gücünü kanatlarından alır. Akdoğan amansız ve yırtıcı bir avcıdır ama aynı zamanda ak saçlı bir bilgedir. Ak saçlar, bilgeliğin ve ferasetin sembolüdür. Gözleri çok keskindir. Uzakları görebilmesini ve keskin zekasını ifade eder. Zekası ile analiz, feraseti ile strateji üretir. Güçlü pençelerinde de kutsal davamızı göklerde taşır. Logoyu dıştan saran bir hilal var, bu hilal Türklüğün ve İslamın sembolüdür. Hilal’in, ebced değeri ile Allah (cc) isminin ebced değeri aynı olduğundan Hilal ismi, Allah isminin yerine sembol olarak kullanılır. Ve şehitlerimizin kanıyla kızıla boyanmış hilal tüm davamızı kapsamıştır.

KENGEŞ’in eğitim faaliyetleri hakkında bilgi verebilir misiniz?

M.D: KENGEŞ için eğitim, yardımdan daha önemli bir konudur. Her kurum gibi KENGEŞ’in de sınırlı maddi kaynakları var ve bu kaynağı da, bir başka kaynak olan insan yönetiyor. Dolayısıyla bu insan kaynağı ne kadar nitelikli olursa, sınırlı olan maddi kaynaklar da o kadar nitelikli yönetilir.

Bir insanı nitelikli hale getirmek için eğitimden başka bir yöntem yoktur. Yani eğitimsiz insan sayısı ne kadar fazla olursa olsun, elbette insan olarak değerli bir varlıktır ama kaynak olarak değersiz bir kaynaktır. Sayın Doğan Cüceloğlu’nun aynı ebat ve ağırlıktaki bir meşe palamudu ile çakıl taşını değerlendirmesini dinlemiştim. Tek farkının potansiyel olduğunu anlatmıştı. Yani eğer meşe palamudunun potansiyelini değerlendirirseniz tüm dünyayı meşe ağaçları ile kaplayabilirsiniz. Ancak çakıl taşı yüz yıl geçse yok olmamışsa yine aynı çakıl taşıdır. Yani eğitimli insan bir meşe palamududur ve potansiyeli olan değerli bir kaynaktır.

Dolayısıyla iç eğitimlerimizi ve insan kaynağımızı çok önemsiyoruz. Sevgili peygamberimizin “Sizden biriniz kıyamet koparken bile, elinde bir fidan varda dikmeye gücü yetiyorsa, onu diksin” sözünden kendimize bir ders çıkardık ve eğitimlerimizi, salgın nedeniyle ertelemeyip kısmi de olsa çevrimiçi olarak sürdürüyoruz.

Sizin de bildiğiniz gibi küresel Covid-19 salgını nedeniyle çocuklar okula gidemiyor, dershanelere gidemiyor ve maalesef eğitimden de geri kalıyor. Çevrimiçi eğitimlerimizle, başta ihtiyaç sahibi, ailelerin çocuklarına matematik, yabancı dil, fen bilgisi ve Türkçe gibi dersleri ücretsiz olarak sunuyoruz. Peki bu öğretmenler kim? Öğretmenlere ne ücret ödüyoruz? Öğretmenlerimize bir ücret ödemiyoruz, öğretmenler bizim gönüllü ekibimizden oluşuyor.

KENGEŞ Eğitim ve Yardımlaşma Derneği olarak, bir işe başlamadan önce çok düşünüyor ve değerlendiriyoruz ve sonra başlıyoruz. İşi fiili olarak sürdürürken de gözlemliyor ve her adımda yeniden değerlendiriyoruz. Gerekiyorsa çevik bir şekilde sürecimizi güncelliyoruz. Biraz daha somut örnek vermek gerekirse; çevrimiçi eğitime ihtiyacı olduğunu bildiğimiz öğrencilerimizin, derslere katılımlarını kontrol ettik. Katılmadığını tespit ettiğimiz öğrencilere odaklandık. Ailelerle yapılan görüşmelerde genel olarak Çocukların yardım yapılan aileden olduğu için gelmeye çekindiğini anladık. Konuyu hemen yeniden değerlendirdik ve üzerinde kare kod barındıran bir kart hazırlamaya ve aileye gittiğimiz zaman, “Ücretsiz eğitim kazandınız, bu kartın üzerindeki kare kodu şu telefon numarasına gönderirseniz ücretsiz olarak eğitim sınıflarına kaydınızı yapacağız.” şeklinde davet etmeye karar verdik.



KENGEŞ Eğitim ve Yardımlaşma Derneği olarak uzun vadede gerçekleştirmek istediğiniz hedefleriniz neler?

M.D: Hedef bizim gibi insanlar için aynıdır ve tek kelimedir “Kızılelma”
Çağlar ötesinden gelen bu ortak amaç bizi bir arada ve motive tutar. Hedefe ulaşmaya belki ömrümüz yetmez ama gaye de zaten hedefe ulaşmak değil, hedefe ulaşma yolunda çabalamak ve ömrünü bu yolda çabalarken tüketmektir.

Dönemsel koyduğumuz ulaşılabilir hedeflere ise ulaştığımızda, gevşemeden daha öteyi hedefliyoruz. Örnek vermek gerekirse şimdilik, Küçükçekmece’de hizmet ediyoruz. Bu hizmetleri İstanbul’a, sonra Türkiye’ye sonra da Dünya’ya yaymak ulaşılabilir bir hedefimizdir. Cenab-ı Allah izin verirse bir diğer ulaşılabilir hedefimiz ise enstitü kurmaktır. Enstitümüzde, alanlarına göre uzmanlaşmış kardeşlerimiz, birbirleriyle ortak milli akıl üretsin istiyoruz. Enstitümüzü sadece konularında uzman kişilerden kurmak istemiyoruz. Yardım faaliyetleri ile insani duyguları gelişmiş, egosunu törpülemiş, başka bir insan için fedakarlık yapabilme kapasitesi olan milli ve manevi hassasiyetleri yüksek konusunda uzman kişilerde oluşsun istiyoruz… Bu hedefe ulaştığımızda KENGEŞ, kendi ismiyle kendi manasına ulaşacak ve KENGEŞ, KENGEŞ olacak.

Derneğinizden yardım alabilmenin koşulları nelerdir?

M.D: Az önce kısmi olarak bu konuya girdik ama bu soruyla biraz daha detay anlatayım. Başta sosyal medya hesaplarımızdan olmak üzere çeşitli kanallardan başvuru yapan aileler için Giriş ekibimiz bir giriş kaydı oluşturur. Arama ekibimiz ise, giriş kaydı oluşturulmuş ailelerin irtibat telefon numaralarını arayarak önceden belirlenmiş, kriter tespit sorularımızı sorar ve KENGEŞ Sistemine giriş yaparlar. Arama sonuçları girilmiş aileye, KENGEŞ Skor Algoritması; Ev Durumu, Gelir Durumu, Nüfus Durumu, Medeni Durum ve Sağlık Durumu Skorlarını ayrı ayrı hesaplar.

KENGEŞ Skor Algoritması, ayrı ayrı hesapladığı ve oluşturduğu bu skor değerlerini birleştirerek ve birbirleriyle karşılaştırarak, ailenin ihtiyaç durumunu belirleyen yeni bir sayısal değer üretir. Bu sayısal değer, ailenin ihtiyaç durumunu belirten skor puanıdır ve tüm çalışmalarımızı bu skora göre planlarız ki bu skor puanı da bizim farkımızdır.

Örnek veriyorum o kadar çok detay var ki bina girişinin granit olması ya da bina asansörü olması bile algoritmamızı etkileyen bir kriterdir. KENGEŞ sisteminde bir ailenin alacağı yardımları, akraba, hemşeri olması bizimle aynı görüşte olması ya da dernek yöneticilerini tanıması belirlemez. Sadece skor puanı belirler. Arama ekibi tarafından skor puanı belirlenen aileye, ilgili mahalle birimine bağlı Saha Destek Ekibi ziyarete gider. Mahalle başkanlıklarına bağlı faaliyet gösteren Saha Destek ekipleri, ilk aile ziyaretlerini bile bu skor puanına göre önceliklendirerek planlamaktadır. Saha Destek ekibi, ailenin beyanına dair belgeleri kontrol eder. Skor kriterlerini etkileyen eksi-artı değişiklik varsa farklılıkları rapor eder ve skor puanını doğrulamış ya da güncellemiş olur. Böylece eşit değil adil bir yardım dağıtım sistemi sağlayarak, ailenin kim olduğuna bakmadan; Aile skor puanına göre sıraya koyarak düzenli ve düzensiz yardımlarımızı ulaştırıyoruz.

Sena Oflaz / Intell4.com