Kasım Süleymani suikastı Trump’a seçimi kazandırır mı?

İran’ın en önemli isimlerinden biri olan İran Devrim Muhafızları Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani’nin Amerikan güçlerinin saldırısıyla öldürülmesinin yankısı ABD iç siyasetinde sürüyor. Peki tepkiler nasıl, Trump’ın Süleymani hamlesi seçimleri nasıl etkileyecek?

İran Devrim Muhafızları Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani'nin, Amerikan güçleri tarafından öldürülmesi, iki ülkenin uzun süredir gergin seyreden ilişkilerini savaşa doğru sürüklüyor.  Bu günlerde konu ile ilgili yaşanabilecek her türlü gelişme, Kasım ayında yapılacak başkanlık seçimlerinin siyasi malzemesi haline geliyor.

Nitekim Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump'ın, sosyal paylaşım platformu Twitter üzerinden ‘’Biz dünyanın en büyüğü ve en iyisiyiz! İran bir Amerikan üssüne ya da bir Amerikalıya saldırırsa, bu yeni ve güzel ekipmanlardan bazılarını tereddüt etmeden onlara göndeririz’’ açıklaması iç ve dış kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Trump'ın söz konusu açıklaması İran'a göz dağı vermek istemesinin yanı sıra, Amerikan halkınında olası bir savaş durumuna nasıl baktığına yönelik nabız yoklaması niteliğindeydi. 

İÇ SİYASETTE TRUMP’A TEPKİ VAR

Nitekim Trump’ın savaş yanlısı sert sözlerini eleştiren yüzlerce kişi Washington ve New York’ta ‘İran ile savaşa hayır’ sloganları atarak Trump’a tepki gösterdi. İranlı generalin ABD hava saldırısıyla öldürülmesi,  ABD iç siyasetini ve önümüzdeki başkanlık seçimlerini etkilememesi şu an için imkansız görünüyor.  Ancak bu güne dek uluslararası krizle karşı karşıya kalan ABD başkanlarının halk desteğinin kısa vadede arttığıda bir gerçek.

Bu durumu bir örnekle açıklığa kavuşturmak gerekirse, 1991 Körfez Savaşı’nda "bayrak etrafında toplanma etkisi" ile George HW Bush'un pozisyonunu oldukça güçlenmişti.  Aynı şekilde Donald Trump'ın Suriye hükümetinin kimyasal silah kullandığı iddiaları karşısında Suriye Hava Üssü'nü vurması sonrası, halkın desteğini düşük oranda olsada arttırmıştı.  Bu durum bir nevi risk oranı arttığında desteğinde arttığını gösteriyor.

Süleymani'nin öldürülmesinin ardından yapılan ilk kamuoyu araştırmasında da, toplumda keskin bir fikir ayrılığı yaşandığını gözlemleniyor. Saldırıyı onaylayanların oranı oldukça az bir farkla fazla olsa da, bir o kadar kişi daha başkanın bunu "yeterince dikkatli planlamadığını" düşünüyor ve endişelerini dile getiriyor. Şu anki tabloya göre, çarpıcı bir askeri zafer ya da olası bir savaş durumu haricinde, yaşanan bu gelişmeler ışığında seçmenlerin, Trump'ın başkanlığıyla ilgili görüşlerini değiştirmesi pek mümkün görünmüyor.

PARTİ DESTEĞİ

Amerikan haber portalı Huffington Post'un anketine göre, Cumhuriyetçilerin yüzde 83'ü Süleymani'ye yapılan hava saldırısını destekliyor. Sosyal medyada Süleymani'nin öldürülmesinden endişe duyduğunu belirtenlere Trump destekçilerinin verdiği genel cevap "Kaybınız için üzgünüz" oluyor. Zaman zaman Trump'ı eleştiren Cumhuriyetçiler bile Süleymani’nin öldürüldüğü operasyona destek verdi, bunun doğru karar olduğunu savundu.

Senatör Ben Sasse yazılı açıklamasında, 'Başkan cesur ve doğru bir karar verdi. Amerikalılar görevi başarıyla icra eden askerlerimizle gurur duymalı'' ifadesini kullandı. Trump ile aynı partiden olan Tom Cotton da, ''Kasım Süleymani, yüzlerce Amerikalı'nın ölümü dahil olmak üzere yıllar boyunca İran'ın terör saltanatını yönetti. Bu gece hak ettiğini aldı. Süleymani'nin yüzünden öldürülen tüm Amerikan askerleri de hak ettiklerine kavuştu: Adalet. Amerika Süleymani'nin ölümünden sonra şimdi daha güvende'' dedi.

Öte yandan Orta Doğu'da yaşanan bu dram, kamuoyunun dikkatini Trump'ın başkanlıktan azli ile ilgili Senato'da süren soruşturmadan uzaklaştırmaya da yarayabilir. Trump’ın birkaç gün önce attığı tweetlere bakıldığında böyle bir planı olduğunu da söyleyebiliriz. Trump tweetlerde "Tarihimizin bu anında, çok meşgul olduğum bir dönemde bu siyasi oyuna zaman harcamak çok üzücü" yazmış ve mağduru oynamıştı.

DEMOKRATLAR İKİYE BÖLÜNDÜ

Süleymani’nin ölümü demokratlar tarafında ise, farklı yankılanıyor. Bazı demokratlar, İranlı generalin öldürülmesinin bölgede savaş riskini daha da arttırabileceği ve Amerika'nın Ortadoğu'daki çıkarlarını tehlikeye atabileceği noktasında endişelerini dile getiriyor. Bazıları ise, Süleymani’nin ellerinde Amerikan kanı olduğunu ve generali öldürmenin doğru karar olduğunu savunuyor.

Örnek vermek gerekirse Demokrat başkan aday adaylarından Bernie Sanders, barış yanlısı yanını öne çıkaracak çalışmalar yürütmeye başladı. Sanders Twitter'da "Vietnam konusunda haklıydım. Irak konusunda haklıydım. İran'la savaşı durdurmak için elimden ne gelirse yaparım" yazdı. Bir diğer iddialı başkan adayı Elizabeth Warren ise, Süleymani'yi bir katil olarak niteledi.

Partililer arasında ciddi bir fikir ayrılığı söz konusu. İran krizi daha da büyüdüğü ve herhangi bir askeri güç kullanımı gündeme geldiği taktirde bu durum Demokrat Parti için yeni bir bölücü konu olacaktır.

BİDEN OYLARINI ARTTIRABİLİR

Trump’ın rakipleri arasında Demokrat Parti’nin en güçlü adayı olan Joe Biden, konuya dair yaptığı yazılı açıklamada; ‘’Hiçbir Amerikalı'nın Süleymani'nin yasını tutmayacağını ve Süleymani'nin Amerikan askerleri ve binlerce masuma karşı işlediği suçlardan dolayı bu cezayı hak ettiğini'' belirtti ve bu hamlenin ''zaten tehlikeli olan bölgede gerilimi büyük ölçüde arttıracağını'' da kaydetti.

Huffington Post'un Süleymani'nin öldürülmesi sonrası yaptığı anket, demokratlarda aday adaylığı yarışının önde giden ismi Biden için iyi haber olabilir. Söz konusu ankete göre, demokrat ya da demokratlara oy vermeye yakın olduğunu belirten seçmenlerden yüzde 62'si Biden’e İran konusunda güvendiğini söylüyor. Bu sonuç, Biden'ın uzun dış politika deneyimini düşününce şaşırtıcı değil. Biden 8 yıl boyunca başkan yardımcılığı ve uzun yıllar boyunca da Senato Dış İlişkiler Komitesi başkanlığı yapmıştı.