Kaşıkçı cinayeti ve Muhammed Bin Selman

Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın ölümü aradan geçen zamana rağmen aydınlatılmış değil. Cinayetin işlendiği ilk günden bu yana baş sorumlu olarak gösterilen Veliaht Prensi Selman "Kaşıkçı cinayetini işleyenlerin kendi sorumluluğunda olduğunu" kabul etti ancak cinayetten haberi olduğu iddialarını reddetti.

Kaşıkçı cinayeti ve Muhammed Bin Selman

Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın ölümü aradan geçen zamana rağmen aydınlatılmış değil. Cinayetin işlendiği ilk günden bu yana baş sorumlu olarak gösterilen Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed Bin Selman, "Kaşıkçı cinayetini işleyenlerin kendi sorumluluğunda olduğunu" kabul etti ancak cinayetten haberi olduğu iddialarını reddetti. Ülke yönetiminde söz sahibi olan Selman, 2018'in Aralık ayında, hazırladığı bir belgesel için PBS televizyonundan Martin Smith'e konuştu. Kaşıkçı'nın ölüm yıl dönümünden bir gün önce, 1 Ekim'de yayına girecek olan "Suudi Arabistan'ın Veliaht Prensi" isimli belgeselin fragmanına göre Veliaht Prens, "Kaşıkçı'yı öldüren görevlilerin kendi gözetimi altında olduğunu, bu sebeple cinayetin de kendi gözetimi altında olduğunu kabul ettiğini ve tüm sorumluluğu üstlendiğini" söylüyor.

Amerikan dış istihbarat örgütü Central Intelligence Agency (CIA), Ankara ve bazı Avrupa ülkelerinin yönetimlerinin cinayette doğrudan sorumluluğu olduğunu söylediği Muhammed Bin Selman, cinayetle ilgili hiçbir soruya kameralar önünde doğrudan yanıt vermemişti. Sıklıkla ABD'yi ziyaret eden Muhammed Bin Selman, cinayetten bu yana ABD'ye ya da bir Avrupa ülkesine de gitmedi. Suudi yetkililer, cinayeti işleyen kişilerin bunu yönetimden habersiz yaptığını, görevini kötüye kullanan kişiler oldukları iddiasında bulunmuştu.

Suudi Başsavcı, muhalif gazeteci Kaşıkçı'nın ülkeye dönmesi için kendisiyle görüşmeler yürüten ancak Kaşıkçı geri dönmeyi reddedince cinayet emrini veren istihbarat şefi yardımcısının, bu kararını yönetime bildirmediğini söylemişti. Martin Smith, Veliaht Prens'e "sizin haberiniz olmadan adamlarınız nasıl böyle bir cinayete karar verebilir ve gerçekleştirebilir?" diye sorduğunda bin Salman, "Bizim 20 milyon insanımız var, hükümet için çalışan 3 milyon kişi var" yanıtını veriyor. Smith bu kez de, cinayeti işleyenlerin hükümetin özel uçaklarıyla İstanbul'a gittiğini hatırlatarak, bu çalışanların bu uçakları kendisine haber vermeden nasıl aldıklarını soruyor. Bin Selman, "Bana bağlı çalışan görevliler, bakanlarım var, bu işlerden onlar sorumlu. Bunu yapma yetkileri var" diyor.

Ne olmuştu?

Geride bıraktığımız yılın Ekim ayında evlilik için gereken bir belgeyi almak üzere Suudi Arabistan'ın İstanbul Başkonsolosluğuna giren Kaşıkçı'dan bir daha haber alınamadı. Kaşıkçı'nın Suudi Arabistan'dan gönderilen bir heyet tarafından öldürüldüğü ortaya çıkarken, cesedi yapılan tüm aramalara rağmen henüz bulunabilmiş değil. Ankara, cinayetle ilgili elde ettiği bilgileri ve Muhammed Bin Selman'ın emrinde çalışan Suudi yetkililerin cinayeti işlediğini gösterdiğini belirttiği tüm belge ve bilgileri, Türk basınına ve uluslararası basına sızdırarak cinayet emrinin Muhammed Bin Salman tarafından verildiği mesajını duyurmuştu.

Söz konusu cinayet hakkında konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da, "Bunun failinin kim olduğu bana göre belli. Olayın işlendiği yapıldığı yer de belli… Biz ses kayıtlarından şunu da öğrendik, gelenlerin içinde şu andaki veliaht prensin en yakınında olanlar bu işin aktif rol üstlenicisi. Aldığı talimatı yerine getirenler orada." diyerek Veliaht Prens Muhammed Bin Selman için çalışan kişilerin cinayetin sorumlusu olduğunu söylemişti. Ayrıca Suudi gazeteci, Aralık 2018'de Time dergisinin "Koruyucular" olarak adlandırdığı bir grup gazeteci ile birlikte 2018 yılının kişileri arasında yer aldı. Dergi Kaşıkçı için, "İktidarı eleştirenlerin nasıl bir vahşetle karşılaştığı hakkındaki doğruları tüm dünyaya söyledi. Bu yüzden de öldürüldü." ifadelerine yer vermişti. Tüm dünya cinayetten Muhammed Bin Selman’ı sorumlu tutuyordu.

Amerika Kongresi, muhalif gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın 2 Ekim tarihinde İstanbul'daki Başkonsoloslukta cinayete kurban gitmesinden kimin sorumlu olduğuna dair detaylı bir rapor oluşturulmasını istemişti. Başkan Trump ise yasalarda öngörülen 120 günlük sürenin dolmasına rağmen kongrenin talibini yanıtsız bıraktı. Bazı senatörler Trump'ın bu tavrına tepki gösterdi. Amerikan istihbaratı, Kaşıkçı'ya yönelik böylesi bir operasyonun, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman'ın onayı olmadan gerçekleştirilemeyeceği görüşünde. Suudi yetkililer cinayet emrini Prens'in vermediğini, Kaşıkçı'nın Suudi istihbaratı içindeki kontrol dışı unsurlar tarafından öldürüldüğünü savunuyor.