Kanser ve farklı virüslere karşı aşı geliştirmede önemli adımlar atılıyor

2019 yılında hayatımıza giren ve üç yıl boyunca vakaları süren koronavirüs, tıp dünyasında bazı keşif ve gelişmeleri de beraberinde getirdi. Koronavirüs aşısı ile gündeme gelen mRNA teknolojisi, kanser gibi hastalıkların aşı çalışmalarında kullanılıyor.

Virüsün genetik yapısının kopyalanmasına dayanan mRNA tekniği; koronavirüs pandemi döneminde yaygın bir şekilde kullanılmıştı. Uzmanlar, bu tekniğin birçok hastalığa karşı aşı üretme noktasında tıp dünyasında yeni bir dönem başlatacağını düşünüyor.

ABD'nin önde gelen ilaç firması Moderna; kanser ve kalp hastalığı aşılarının 2030'a kadar hazır olacağını belirtmişti. Moderna'nın baş tıbbi yöneticisi Dr. Paul Burton, çok sayıda farklı tümör çeşidine karşı özelleştirilmiş kanser aşısı sunabileceklerini belirtti.

Burton; "Daha önce tedavisi mümkün olmayan nadir hastalıklar için koronavirüs aşısının dayandığı mRNA tabanlı tedavilere sahip olacağımızı düşünüyorum" dedi.

ABD’deki Ulusal Sağlık Enstitüsü, HIV virüsü için üç deneysel mRNA aşısı denemesi başlattı. Moderna ise mRNA aşılarını grip, RSV virüsü, Zika virüsü, sitomegalovirüs ve potansiyel bir pandemi tehdidi olan Nipah virüsüne karşı test ediyor.

BioNTech, yıl içinde İngiltere’de kanser aşısı adaylarından birinin denemesini başlatmayı planlıyor. Bu tür aşıların 2030 yılına kadar çok sayıda hasta tarafından erişilebilir hale gelmesi öngörülüyor. 

TÜRK BİLİM İNSANINA PRESTİJLİ TIP ÖDÜLÜ

Almanya’da Jung Vakfı tarafından verilen tıp ödülünün sahibi immünoloji ve mRNA teknolojileri alanında çok önemli çalışmaları bulunan Türk Bilim İnsanı Özlem Türeci oldu. Türeci, eşi Uğur Şahin ile birlikte kurdukları BioNTech şirketinin ürettiği koronavirüs aşıları ile tüm dünyada tanınmıştı. 

Türeci-Şahin çifti, 2008 yılında Almanya’da kanser çalışmaları yapmak üzere BioNTech’i kurmuştu. Koronavirüs pandemisi başladığında, dünyanın en büyük ilaç şirketlerinden Pfizer ile birlikte çalışarak bir aşı oluşturmaya odaklanmışlardı.

Özlem Türeci, BBC’den Laura Kuenssber’e verdiği röportajda, kanser aşısı hakkında konuştu. On yıllardır kanser aşısı geliştirmek için uğraştıklarını belirten Türeci; ‘‘Bir anda karşımıza koronavirüs çıktı. Koronavirüs aşısı geliştirirkenki deneyimimiz, kanser çalışmalarımızı hızlandırdı. Artık bağışıklık sisteminin çok sayıda insanda mRNA’ya nasıl tepki verdiğini öğrendik” dedi.

Prof. Dr. Uğur Şahin kanser aşılarının 2030 yılından önce yaygınlaşmaya başlayacağını müjdeledi. BioNTech tarafından geliştirilen kanser aşısının, tıpkı koronavirüs aşısına benzer bir yöntemle geliştirildiğini belirtti.

TÜRK BİLİM İNSANLARI AŞI VE İLAÇ GELİŞTİRMEDE ADIMLAR ATIYOR 

Geçtiğimiz aylarda Gebze’de TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi bünyesinde Aşı ve İlaç Geliştirme Kampüsü açılmıştı. Dönemin Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, bu tesisin farklı başlıklarda Türkiye’ye önemli kabiliyetler kazandıracağını söylemişti.

Medikal Biyoteknoloji Mükemmeliyet Merkezinde aşı, ilaç ve biyoteknolojik ürünlerle ilgili entegre bir tesis kuruldu. Burada bilim insanlarına farklı tedavilere yönelik çalışma alanı açıldı. Bu alan ile aynı zamanda Türk bilim insanlarının yurt dışına gitmeden araştırma ve çalışmalarını yürütmesi amaçlandı.

Aşı ve kanser geliştirme çalışmalarının yanı sıra, kimyasal-biyolojik-radyolojik-nükleer tehditlere karşı da önlem çalışmaları gerçekleşecek. Kimyasal ajanlara, biyolojik tehditlere ve bu tip silahlara karşı AR-GE faaliyetleri sürdürülecek. Merkez, Milli Savunma Bakanlığı’na hizmet ederken aynı zamanda NATO’da yer alan müttefik ülkelere de fayda sağlayacak.