BM: 33 bin kız çocuğu yaşlı adamlarla evlenmeye zorlanacak

Birleşmiş Milletler (BM) Nüfus Fonu (UNFPA), ''2020 Dünya Nüfusunun Durumu Raporu'' yayınlandı. Raporda, kadın sünneti yani 'genital sakatlama' ve 'çocuk yaşta evlilik' öne çıkan başlıklar oldu. Kadın sünneti nedir ve ne için yapılır? Kadın sünneti nasıl yapılır? Türkiye'de kadın sünneti var mı?

Yeni tip koronavirüs (Covid-19) nedeniyle dünya genelinde milyonlarca insan evlerine çekildi. İnsanların evde geçirdiği zamanın artması ise başta Çin olmak üzere birçok ülkede boşanma, kadına şiddet, çocuklara yönelik çevrimiçi istismar vb. haberleri de beraberinde getirdi.

Ekonomik faktörler ve işsizliğinde devreye girmesi ile erkek şiddeti katlanarak artarken, Covid-19 sürecinde kadınlarla birlikte kız çocukları da şiddetin odak noktasında yer aldı.

Covid-19 sürecinde dünya genelinde yaşananlar Birleşmiş Milletler (BM) Nüfus Fonu (UNFPA), ''2020 Dünya Nüfusunun Durumu Raporu''na damga vurdu.

UNFPA’nın bu yıl ki raporunda öne çıkan başlıklar ise; “genital sakatlama”, “çocuk evliliği”, “göğüs ütüleme” ve “bekaret testi” oldu.

Raporda, “Bu yıl yaklaşık 4,1 milyon kız çocuğu genital sakatlamaya (kadın sünneti) maruz kalabilir” uyarısı yapıldı.

GENİTAL SAKATLAMA (KADIN SÜNNETİ) NEDİR?

Kadın sünneti olarak da bilinen ve 1998 yılında Waris Dirie ve Cathleeen Miller tarafından kaleme alınan ‘Çöl Çiçeği’ kitabı ile geniş kitleler tarafından duyulan ‘genital sakatlama’; Afrika ve Ortadoğu’da uygulanıyor. Klitoris'in bir kısmı ya da tamamının alınmasını kapsayan bu 'sünnet', kadınlardan kadınlıklarının alınması olarak biliniyor. 

UNFPA raporunda dikkat çekilen genital sakatlamaya son örnek ise Covid-19 sürecinde yine Mısır’dan geldi.

Mısır’da, “Covid-19 aşısı yaptıracağım” diye kandıran bir baba, henüz reşit olmayan üç kızına gayri-resmi yollardan kadın sünneti yaptırdı.

Acı içerisinde uyandıklarında durumu babalarından boşanan annelerine bildiren kızlar adına anneleri eşinden şikayetçi oldu. 2016 yılından bu yana yasak olan operasyonu gerçekleştiren doktor ve kızların babası tutuklandı.

Doktor işlemin yasaya uygun olduğunu savunurken, her iki kişi hakkında üç yıla kadar hapis cezası öngörülüyor.

Mısır Hükümeti’nin 2015 yılında yaptığı bir araştırmada, 15 ile 49 yaş aralığında bulunan Mısırlı kadınların yaklaşık yüzde 87’sinin genital sakatlanmaya maruz kaldığı belirlenmiş, bu raporun ardından 2016 yılında yasak gelmişti.

GENİTAL SAKATLAMA (KADIN SÜNNETİ) EN ÇOK HANGİ ÜLKELERDE GÖRÜLÜYOR?

Gine, Cibuti, Mısır ve Somali başta olmak üzere 30 ülkede yaygın olarak uygulanan genital sakatlamaya dünya genelinde maruz kalan kadın sayısının 200 milyona yakın olduğu ve bu kadınların büyük çoğunluğunun Etiyopya, Endonezya ve Mısır’da yaşadığı tahmin ediliyor.

Yüzdelerle ifade etmek gerekirse; Somali (yüzde 98), Gine (yüzde 97), Cibuti (yüzde 93), Sierra Lione (yüzde 90), Mısır (yüzde 87), Mali (yüzde 89) ve Eritre (yüzde 83) olarak rakamlara yansıyor.

“33 BİN KIZ ÇOCUĞU EVLENDİRİLEBİLİR”

Birleşmiş Milletler (BM) Nüfus Fonu (UNFPA) raporunda dikkat çeken bir diğer detay ise, '18 yaş altı 33 bin kız çocuğu yaşlı adamlarla evlenmeye zorlanacak' maddesi oldu.

140 milyon kız çocuğunun kayıp olduğunu belgeleyen rapor, Covid-19 sürecinin getirdiği sosyal ve ekonomik dalgalanmaların özellikle kadınlar ve kız çocukları üzerinde etkili olacağını bir kez daha gözler önüne serdi.

COVİD-19 TÜRKİYE’YE NASIL YANSIDI?

Türkiye’de ilk kez mart ayında yeni tip koronavirüsün (Covid-19) tespit edilmesinin ardından haziran ayına kadar geçen sürede sıkı tedbirler uygulandı.

Bu süreçte evde kalan ailelerin içerisinde ise şiddet olaylarında artış yaşandı. "Kadın Cinayetlerini Durduracağız" Platformu Covid-19 sürecinde başvuruların yüzde 55 oranında arttığını belirterek, başvuruda bulunan kadınların yüzde 60’ının fiziksel, psikolojik ve cinsel şiddet gördüğünü raporladı.

Başvurularda, yüzde 29 ile İstanbul başı çekerken, Ankara yüzde 10 ile ikinci sırada yer aldı. İzmir yüzde 7 ile üçüncü sırada yer alırken yüzde 6 ile Mersin dördüncü sırada oldu.

BOŞANMA BAŞVURULARI 4 KAT ARTTI

Türkiye’de Covid-19 ile etkin mücadelenin sürdüğü üç aylık periyotta boşanma başvurularının 4 kat arttığını belirten avukatlar, boşanma nedeni olarak en çok; ortak karar alamama, farklılıkları çözememe ve iletişim eksikliği geldi.

Yaşanan şiddet olaylarına bir tepki de İstanbul Sözleşmesi’nin Genel Sekreteri Johanna Nelles’ten geldi. Nelles, The Guardian’a yaptığı açıklamada, “İzolasyon sürecinde kadınlar daha yüksek riske maruz kalıyor. Aile içi şiddet artıyor ve şiddet uygulayan birçok kişi güçlerini göstermek için yeni teknolojiler kullanıyor” ifadelerini kullanırken siber suçlara da dikkat çekti.

Birleşmiş Milletler Kadın Birimi (UN Women) ise, yayınladığı bir rapor ile Covid-19’un toplumun tüm kesimleri ve ekonomiler için tehdit oluşturduğunu ancak, ücretli ya da ücretsiz tüm bakım işlerinin merkezinde olan kadınları daha fazla ve derinden etkilediğine vurgu yaptı.

Sağlık çalışanlarının yüzde 70’inin kadın olduğuna dikkat çeken UN Women, “Türkiye’de ise hemşirelerin %70’i, ebelerin %100’ü, doktorların ise yarısını kadınlar oluşturuyor. Kriz dönemlerinde sağlık sektörünün üzerine binen yükten kadınlar orantısız olarak etkilenebiliyor” ifadelerini kullandı.

Dünya genelinde ev ve bakım işlerini kadınlar erkeklere oranla 3 kat daha fazla üstlendiğine vurgu yapan UN Women, Türkiye’de bu sayı 5 kata kadar artıyor tespitinde bulundu.

KADINLARI AİLELERİ ÖLDÜRÜYOR

BM Kadın Birimi’nin 2019 yılında yayınladığı “Değişen Dünyada Aile” raporuna göre, 2017 yılında işlenen kadın cinayetlerinin %58’inde kadınlar aile üyeleri tarafından öldürüldü. Bu da her yıl 50.000 kadının ve her gün 137 kadının öldürüldüğü anlamına geliyor. Aynı rapor, 2018 yılında 15-49 yaş arasındaki kadınların %18’inin eşi ya da partneri tarafından fiziksel şiddete maruz bırakıldığını, dünyadaki kadınların %30’unun eşi ya da partneri tarafından fiziksel ve/veya cinsel şiddete maruz bırakıldığını ortaya koyuyor.