İsrail’in yeni yasa dışı yerleşim kararı

71 yıldır Filistin bölgesinde işgalci konumunda olan İsrail, yasadışı yerleşim birimlerine bir yenisi daha ekleme kararı aldı. 16 madde olarak açıklanan karar kapsamında İsrail, yasa dışı yollarla kurulmuş olan Yahudi birimlerini birbirine, Kudüs’e ve işgalci devletin diğer kentlerine bağlayacak çevre yolları yapmayı planlıyor. 

İsrail’in yeni yasa dışı yerleşim kararı

1917 yılında Balfour Deklarasyonu ile kuruluş sürecine başlanan Yahudi devleti 14 Mayıs 1948 yılında resmi olarak kuruldu. O günden beri kanın durmadığı, terörün eksilmediği coğrafyada işgalci İsrail devleti her geçen gün bir yeni suç işliyor. Uzun süredir yasa dışı şekilde Filistinlileri bulundukları bölgelerden çıkararak yeni yerleşim alanları açan işgalci devlet bu stratejisi doğrultusunda yeni kararlar açıkladı.

“Balfour Deklarasyonu: İsrail’in yolunu açan deklarasyonun adı, 1917 yılında Britanyalı savaş kabinesinde dışişleri bakanı olan Arthur James Balfour’dan geliyor. Dışişleri Bakanı Balfour Siyonist hareketin önemli isimlerinden olan Baron Walter Rothschild’a yazdığı mektupta Filistin topraklarında Yahudilere bir “vatan” kurulmasını vaadediyordu. Bu tarihten sonra Filistin topraklarına büyük bir Yahudi göçü başladı. 14 Mayıs 1048’e kadar süren yasa dışı göç hareketinin sonucunda İsrail devleti kuruldu. “  

İşgalci İsrail, Yahudiler için yeni yerleşim birimleri oluşturmak adına, Filistin yönetiminin altında olan Batı Şeria’daki hazine topraklarına el koymak amacıyla 16 yeni karar çıkardı. Peyderpey Filistin topraklarına el koyan işgalci devletin niha hedefinin Batı Şeria’ya el koymak olduğu açıklanan kararlarla bir kez daha gün yüzüne çıkmıştır. Nitekim bu kararlarla Filistinlilerinin topraklarının tamamına el koymayı amaçlayan İsrail, yasa dışı yollarla kurulmuş olan Yahudi birimlerini birbirine, Kudüs’e ve işgalci devletin diğer kentlerine bağlayacak çevre yolları yapmayı planlıyor. 

Varlığının yasadışı olduğunun idrakinde olan işgalci İsrail, açıklanan 16 kararla işgal altındaki Filistin toprakları üzerindeki egemenliğini pekiştirmeyi hedeflerken Filistinlilerin de doğal kaynaklarını sömürmeyi planlamaktadır. Diğer taraftan işgalci İsrail devleti Filistin topraklarının tamamını işgal etme isteğini açıklanan “Yüz yılın anlaşması” ile de göstermişti.

İşgalci İsrail devletinin 1946'dan 2009 yılına kadar gerçekleştirdiği işgalin haritası

 

Diğer taraftan işgalci İsrail’in açıkladığı yasadışı yerleşim birimleri oluşturma kararları ilk defa karşılaşılan bir durum değildir. Nitekim 71 yıldır bölgede işgalci konumunda olan devlet, son dönemlerde yasadışı yerleşim birimleri oluşturma hareketlerine hız vermiş durumda. Filistin resmi verilerine göre, Batı Şeria ve Kudüs’te büyük çaplı 150 Yahudi yerleşim birimi ve küçük çaplı 116 yerleşim birimi mevcut. Yasa dışı yollarla Filistin halkının topraklarına el konulması sonucu oluşturulan bu 266 yerleşim biriminde 653 bin 621 Yahudi yaşıyor.

216 yasadışı yerleşim alanlarının yüzde 47’s Kudüs çevresinde bulunurken yerleşim birimleri Batı Şeria topraklarının yüzde 10’unu işgal ediyor. Diğer taraftan işgalci İsrail devleti Batı Şeria topraklarının yüzde 18'ini askeri gerekçelerle işgal ederken, yüzde 12'sini Ayrım Duvarı'yla bölüyor.

Dünya kamuoyunun gözleri önünde gerçekleştirilen işgal eylemlerine pek çok ülke sessiz kalırken Türkiye tüm mecralarda dünya kamuoyunun dikkatini çekmeye çalışmıştır. 2016 yılında da Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi de aldığı 2334 sayılı kararla işgalci devlet İsrail’in Filistin topraklarında tüm yerleşim faaliyetlerini derhal durdurmasını talep etmişti. Bu çerçevede uluslararası toplum tüm Yahudi yerleşim birimlerinin yasa dışı olduğunu kabul etmişti.