İsrail, Mescid-i Aksa'nın altında ne arıyor?

Müslümanların ilk kıblesi olan Mescid-i Aksa’nın altında devam eden kazı çalışmalarının, ne kadar arkeolojik amaçlarla yapıldığı söylensede, Filistin’de yürütülen Yahudileştirme politikasıyla birlikte ana hedefinin ‘Süleyman Mabedi’nden kalıntılar aramak olduğu ve parça parça Mescid-i Aksa’nın yıkılmak istendiği’ meseleleri hala bilinmezliğini koruyor.

İsrail, Mescid-i Aksa'nın altında ne arıyor?

İsrail işgal altında tuttuğu Doğu Kudüs’te bulunan Mescid-i Aksa’nın güneyindeki Silvan Mahallesi’nde bulunan ve Yahudi inancına göre kutsal sayılan Silvan Havuzu’ndan (Breikhat HaShiloah) Harem-i Şerif’in Burak (Ağlama) Duvarı’na çıkan bir tünelin açılışını yaptı.

Müslümanlara ait Kudüs Kutsal Yerleri Koruma Komisyonu Başkanı Dr. Hanna Issa yapılan kazı çalışması için yaptığı açıklamada, “Mescid-i Aksa altında Yahudilerin Hz. Süleyman mabedini arama bahanesiyle yaptıkları arkeolojik kazılar nedeniyle, açtıkları tüneller bir buçuk kilometreye ulaştı ve maalesef El-Aksa şu anda yıkılma riskiyle karşı karşıya, hatta yıkılabilir.” dedi. İlaveten Dr. Hanna ıssa, El-Aksa’nın her an yıkılma tehdidi altında olduğunu belirterek Yahudilerin yedi farklı noktadan El-Aksa altında bugüne kadar toplam bir buçuk kilometre tünel açtıklarını, bu tünellerin 1967 yılından beri kazılmaya devam edildiğini ifade etti.

 ABD’nin açık desteği

Geçtiğimiz günlerde ABD Büyükelçisi David Friedman’ın elindeki 5 kiloluk çekiçle vurarak Filistin köyü Silvan’ın altından geçerek Doğu Kudüs’e uzanan tüneli açması ise tartışmaları farklı bir noktaya taşımış oldu.  ‘Hacı Yolu’ denilen arkeolojik bir yolun yeniden açılışı gerekçesiyle düzenlenen etkinlikte ABD’li büyükelçi Kudüs’e uzanan tünelin açılışını gerçekleştirdi. Bu olay ABD’nin bölgede yaşanan olaylarda İsrail ile yakın ilişki içerisinde olduğunu hem maddi anlamda hem dini anlamda gözler önüne serdi. 

Bu konu ile ilgili olarak Taha Dağlı köşeyazısında şunları ifade ediyor:  

“ABD’nin Ortadoğu özel temsilcisi Jason Greenblatt ile ABD’nin İsrail Büyükelçisi David Friedman, İsrail Başbakanı Netanyahu’nun eşiyle birlikte ellerinde balyozla, Mescid-i Aksa’nın yanı başındaki Silvan semtinin altında tünel kazıp, tören yaptılar.

Ortadaki görüntü ilginç

Amerikalı üst düzey iki yetkili İsrail işgali altındaki Kudüs’te Mescid-i Aksa’nın altında tünel kazıyorlar. Peki bu ne anlama geliyor?

İsrail yıllardır Mescid-i Aksa’nın altında kazı çalışmaları yapıyor. Amaçları büyük Yahudi mabedinin kalıntılarını ortaya çıkarmak ancak bugüne kadar onca kazı yapılmasına rağmen Yahudilerin Mescidi Aksa’daki geçmişlerine dair kanıt bulunamadı.

Hedef Mescid-i Aksa

Müslümanlara göre Mescid-i Aksa’nın batısında yer alan Burak Duvarı, Peygamber Efendimiz Hazreti Muhammed’in (sallallahü aleyhi vesellem) İsra ve Mirac Gecesi “Burak” adlı bineğini bağladığı yer olarak kabul ediliyor. Burak Duvarı’nı “Ağlama Duvarı” olarak isimlendiren Yahudiler ise buranın sözde yıkılan ve Mescid-i Aksa’nın üzerinde bulunduğu alana yeniden inşa edilmesi gerektiği söylenen Süleyman Mabedi’nin tek kalıntısı olduğunu öne sürüyor.

İsrail inatla kazı faaliyetlerini sürdürüyor

Hiçbir kalıntı bulunmasa da kazıya devam etmelerinin sebebinin ise Mescid-i Aksa’nın temellerini sarsmak olduğu öne sürülür. Kaldı ki bu amaçlarında da başarılı yolda ilerledikleri söylenebilir. Çünkü Mescid-i Aksa’nın avlusunda bir çok noktada dengesiz kazı çalışmalarının yol açtığı göçükler meydana gelmektedir. ABD’nin Ortadoğu özel temsilcisi ile İsrail’deki büyükelçisinin balyozla tünel kazmaları da Mescid-i Aksa’nın altındaki kazı çalışmalarıyla bağlantılı bir olaydır. Çünkü ABD’lilerin kazı yaptıkları yer Silvan semtidir. Silvan Mescid-i Aksa’nın hemen bitişiğindeki bir mahalledir. İsrail Silvan’da yıllardır Filistinlilere ait evleri yıkmaktadır, Silvan’ın adını bile değiştirip, bazı noktalara “City of David” tabelaları asmıştır. Silvan semtinin altındaki dehlizlerden Mescid-i Aksa’ya açılanlar vardır.
İsrail ile ABD’li yetkililer Silvan’dan Mescid-i Aksa’ya uzanan tünellerde kazı çalışması yapmaktadır. Bunu da “arkeolojik çalışma” olarak adlandırmaktadır.

Yani ABD’li üst düzey yetkililer İsrail’in Mescid-i Aksa’nın altını oyma, Mescid-i Aksa’yı yıkıma terk etme, Mescid-i Aksa’nın yerine Yahudi mabedi inşa etme projelerine bizzat ortaklık etmektedirler. Aslında o iki isme yakından bakınca İsrail ve Siyonistlerle neden bu kadar yakın olduklarını da görebiliriz çünkü ikisi de Yahudi’dir ve siyonisttir. Geçtiğimiz hafta ''Yüzyılın anlaşması'' adlı Filistin’i yok etme projesinin ekonomi ayağı Bahreyn’de masaya yatırıldı.
O toplantıda Bahreyn’in Başkenti Manama’da bir otel odasında “Büyük İsrail” şarkıları söyleyip, talmud ayini yapan Amerikalılar arasında ABD’nin Ortadoğu özel temsilcisi Jason Greenblatt da vardı. Greenblatt o ayinle, yüzyılın anlaşması adlı kirli projede Siyonistlerin yanında olduğunu ilan etmiştir. Diğer isim yani ABD’nin İsrail’deki büyükelçisi David Friedman’a gelince Friedman Yahudi ve Siyonist olduğu gibi yıllardır Batı Şeria’daki illegal Yahudi yerleşim birimlerinde yaşayan bir adamdır. Yani ABD’nin İsrail’deki büyükelçisi Filistin topraklarını işgal eden Batı Şeria’daki Yahudi yerleşimcilerden biridir. Bu iki isim uzunca bir süredir Siyonist kimlikleriyle ABD adına Filistin topraklarını işgal girişimlerini sürdürmektedirler.