İsrail istihbaratının küresel rolü ve Türkiye'ye etkileri

Dünyanın en etkili istihbarat örgütleri arasında bulunan Mossad, bölgesel ve küresel alanda üstlendiği rol ile tarihe damga vuran eylemlere imza atıyor. Hemen her kıtada gizli faaliyetler yürüten teşkilat, Orta Doğu coğrafyasının yanı sıra gezegenin geri kalanı için de büyük bir tehdit niteliğinde.

İsrail istihbaratının küresel rolü ve Türkiye'ye etkileri

Tam adıyla "İsrail İstihbarat ve Özel Operasyonlar Enstitüsü" olarak anılan Mossad, gerçekleştirdiği istihbari faaliyetler ve suikastler ile dünya genelinde adından sıkça söz ettiriyor. Merkez karargahı İsrail'in başkenti Tel-Aviv'de bulunan Mossad, resmi olarak Reuven Shiloah tarafından 13 Aralık 1949'da kurulsa da örgütün sembolik kuruluşu "On İki Casus Olayı"na dayanıyor. Eski Mossad görevlisi Victor Ostrovsky'nin iddialarına göre örgütün dünyanın farklı yerlerinde 20 bini operasyonel, 15 bini uykuda olmak üzere en az 35 bin personeli bulunuyor. Teşkilat doğrudan İsrail Başbakanlığına bağlı olarak operasyonlarını yürütüyor. Kendi içerisinde de bölümlere ayrılan Mossad'ın kelime anlamı İbranice'de "enstitü" olarak biliniyor. Mossad genel olarak dış istihbarat konularında görev yaparken, iç istihbarat alanında ise Şin-Bet (Şabak) isimli kurum faaliyet gösteriyor. Dünya genelinde varlığını sürdüren en gizli ve en bilinmeyen istihbarat örgütü olarak öne çıkan Mossad'ın bölgesel ve uluslararası birçok olayda etkili olduğu ifade ediliyor.

On İki Casus Olayı

Mossad'ın sembolik tarihini oluşturan On İki Casus Olayı, Hazreti Musa döneminde yaşanan hadiselere dayandırılıyor. Buna göre Yahudi inanışı ve İbrani mitolojisinde yer alan şu hikaye öne çıkıyor: "Yahudiler halen çöldeyken, İsrailoğullarından kabile başına birer kişi olmak üzere toplam on iki kişi Hz. Musa tarafından 40 gün süreyle bilgi toplamak amacıyla İsrail Diyarı olarak anılan bölgeye gönderildi. Bu casuslara özellikle tarım ve yer şekilleriyle ilgili bilgi toplanması emredildi. Casuslar, kale, şehirler ve devler gözlemleyince korktu ve İsrailoğullarının bu diyarı ele geçiremeyeceklerini düşündü. Casuslardan on tanesi daha çok söz konusu görevin zorluğu üzerinde duran yanlış raporlar hazırladı. Yeşu ve Kalev adındaki diğer iki casus ise çoğunluğa uymayarak halkı bölgeyi ele geçirebilecekleri yönünde ikna etmeye çalıştı. Fakat, İsrailoğulları çoğunluğa inandı ve bunun neticesinde Yeşu ve Kalev hariç diğer 10 casus ve onlara inanan nesil yok oldu. Böylece Yeşu ve Kalev üzerinden yeni bir nesil doğması sağlandı."

Mossad'ın tarihi

Mossad'ın temelini oluşturan Sherut Yediot (Shai) teşkilatı İsrail devletinin kurulması öncesi istihbarat örgütü olarak varlık gösterdi. "Bilgi Servisi" anlamına gelen oluşum, 1948'e kadar Devlet Öncesi Yahudi Ordusu (Haganah)'a bağlı olarak faaliyetlerini sürdürdü. İsrail'in kurulması sonrası ise Haganah, İsrail Silahlı Kuvvetleri içerisine dahil olurken, Shai de Mossad'ın bünyesine katıldı. İsrail'in ilk Başbakanı ve Savunma Bakanı David Ben Gurion'un talimatını takiben kurulan Mossad'ın misyonu İsrail için bilgi toplama ve analiz etme ile İsrail sınırları dışında gizli operasyonlar yürütmek olarak belirlendi. İsrail için tüm dış dünya tehdit niteliğinde bulunuyor. Ben Gurion'un emirleri doğrultusunda İsrail Dışişleri Bakanlığından bağımsız hareket eden Mossad, kuruduğu günden bu yana gölge bir örgüt olarak varlığını sürdürüyor. Uzun yıllar Mossad'a dair verilerin paylaşılması yasaklanırken, bu süreçte İsrail'in bütçe kayıtlarında örgüte ilişkin hiçbir kayda rastlanmaması dikkat çekti. Dünyanın farklı noktalarında binlerce ajanı bulunan örgüt, söz konusu ajanları genellikle bulundukları ülkelerdeki Yahudi cemaati içerisinden seçip yetiştiriyor. Bununla birlikte Arap olmayan ajanlar, "Beyaz ajanlar" olarak anılırken, Arap ajanlar ise "Siyah ajanlar" olarak isimlendiriliyor. Mossad, diğer yabancı istihbarat örgütlerinin aksine askeri alanda oldukça güçlü bir teşkilattır. Örgüt, dünyanın her yerindeki Yahudi cemaatlerinin yanı sıra siyonist oluşumlar ve sempatizanları tarafından destek görüyor.

Teşkilatın yapısı

Mossad'ın yapısına bakıldığında uluslararası suikastlerin planlanıp yürütüldüğü operasyon birimi olan Kidon öne çıkıyor. Özel operasyonların yönetildiği birim kanalında dünya çapında İsrail lehine suikast eylemleri gerçekleştiriliyor. Yanı sıra, Mossad'ı oluşturan birimler içerisinde Koleksiyonlar Dairesi, Siyasi Eylem ve İrtibat Dairesi, Araştırma Dairesi ile Teknoloji Dairesi yer alıyor. Birimlerin görevlerini aşağıdaki gibi açıklayabiliriz.

Koleksiyonlar Dairesi: Örgütün yurt dışı istihbarat toplama faaliyetlerinden sorumludur. İnsan kaynaklı ham istihbarat bilgilerini toplanmasında önemli rol oynar. Çalışanlarının çoğu yurt dışı misyonlarda diplomatik örtü ile faaliyet gösterir.
Siyasi Eylem ve İrtibat Dairesi: Yabancı istihbarat servisleri ile ilişkilerden sorumludur.
Araştırma Dairesi: Koleksiyonlar Dairesi'nin topladığı ham istihbaratların değerlendirilip işlenmiş istihbarat raporu haline getirildiği analiz birimidir.
Teknoloji Dairesi: Teşkilatın faaliyetleri için gerekli teknolojik araç-gereçleri üretmek ve temin etmekten sorumlu birimdir.
Kidon: Yurt dışı operasyonlar ve suikast eylemlerini gerçekleştiren özel operasyon birimidir.

Mossad'ın faaliyetleri

Askeri açıdan oldukça güçlü bir teşkilat olan Mossad'ın en önemli amacı Hamas ve Filistin Kurtuluş Örgütü gibi Arap kökenli örgütlerin eylemlerini önlemek ve İsrail'in bekasını korumak olarak açıklanıyor. Bununla birlikte Mossad, İran ve Hizbullah örgütünden gelebilecek saldırıları ortadan kaldırmak için faaliyetler yürütüyor. Mossad sadece İsrail'de yaşayan Yahudilere değil, dünyadaki bütün Yahudileri kapsayan adımlar atıyor. Bu bağlamda Yahudi topluluğunun tehdit altında olduğu öne sürülen bazı bölgelerde savunma birimlerinin kurulmasına öncülük eden Mossad, söz konusu bölgelerde yaşayan Yahudi gençleri eğiterek etki alanı oluşturuyor. Mossad, 1972 Münih Olimpiyatları sırasında Filistinli militanlar tarafından gerçekleştirildiği öne sürülen ve çok sayıda İsrailli sporcunun hayatını kaybettiği saldırıya misilleme olarak farklı ülkelere dağılmış Filistinli liderlerin yanında saldırıdan sorumlu tutulan kişilere suikast girişimlerinde bulundu. Çok sayıda kurtarma operasyonuna da katılan Mossad, aynı zamanda Filistinli karikatürist Naci el-Ali suikastinden sorumlu tutuluyor. Yanı sıra Mossad'ın Suudi Arabistan'ın İstanbul Başkonsolosluğunda öldürülen Cemal Kaşıkçı ve Amerika Birleşik Devletleri (ABD) eski Başkanı John Fitzgerald Kennedy suikasti ile bağlantılı olduğu iddia ediliyor. Mossad'ın ahlaki ve insani değerleri hiçe saydığı yönündeki eleştiriler sık sık dile getiriliyor.

Eli Cohen

Mossad'ın bölgenin geleceğini şekillendiren en önemli adımlarından birinde ise Eli Cohen isimli ajan yer aldı. Cohen, Kemal Emin Sabit kod adıyla 1960'lı yıllarda yaşanan Arap-İsrail çatışmalarına damga vuran isim olarak öne çıkarken yaptıkları ile İsrail zaferine önemli katkı sağladı. Bir süre Arjantin'de yaşayan ve Suriye'ye gittiğinde kendisini "Suriye asıllı Arjantinli iş adamı" olarak tanıtan Cohen, BAAS partisine üye oldu. Zengin ve Suriyeli olduğu konusunda ikna ettiği BAAS'ın önemli isimleri sayesinde 1962-65 yıllarında İsrail sınırındaki bölgelere ziyaretler gerçekleştirdi. BAAS kongresine katılan Cohen, ayrıca Şam radyosunda gönüllü olarak çalıştı. Cohen, 1964'te İsrail'e yönelik saldırı planlarını ele geçirirken bu belgeleri Tel Aviv yönetimine ulaştırdı. Savunma Bakanlığı Müsteşarlığına kadar yükselen Cohen, Suriye istihbaratının başındaki Albay Ahmet Süveydani'nin şüphesini çekti. Cohen, radyo frekanslarını kullanarak bilgi aktarıyordu. Suriye istihbaratı bazı sinyaller yakaladı ve sinyalleri gönderenin kim olduğunu anlamak için bir plan oluşturdu. Sovyetler Birliği'nden teknik destek alan askerler, bir gece yabancı misyonların tümünün katılacağı bir davet gerçekleştirdi. Bu sırada tüm radyo yayınları durduruldu. Tek sinyal ise Cohen'in bulunduğu binadan geliyordu. Baskın sonucu yakalanan Cohen, idam edildi. Cohen'in İsrail sınırı yakınlarında gezdiği sırada askerlerin bulunduğu kritik noktalara güneş ve sıcağın altında askerlerin rahat etmesi için okaliptüs ağaçları dikilmesini önerdiği, Suriyeli yetkililer Cohen'in bu fikrini desteklerken bölgeye okaliptüs ağaçları dikildi. Bu ağaçlar 1967'de patlak veren savaşa kadar büyüdü. 6 Gün Savaşı olarak bilinen çatışmalarda İsrail Hava Kuvvetleri ağaçların olduğu noktaları bombalayarak Suriye'de önemli bir ilerleme kaydetti. Bu savaş sırasında Mısır ve Suriye Hava Kuvvetlerini yerde imha eden İsrail, topraklarını 4 kat genişletmişti.

Mossad'ın bölgesel etkileri ve Türkiye

Teşkilatın bölgesel ve küresel faaliyetleri kapsamında çeşitli iddialar söz konusu. Bazı araştırmacılar bu iddiaların komplo teorisinden ibaret olduğunu öne sürse de, Mossad'tan ayrılan kişilerin ya da bu konu üzerine araştırmalar yürüten çok sayıda isim örgütün dünya geneli için tehdit oluşturduğunu ifade ediyor. Aynı zamanda teşkilatın farklı ülkelere bağlı istihbarat birimlerini çıkarları doğrultusunda desteklediği ya da kullandığı biliniyor. Bu kapsamda özellikle İran'a yönelik çeşitli adımların atıldığı belirtiliyor. Bölgesel kaynaklar İran'a komşu ülke veya ülkeler üzerinden Tahran rejiminin yakından takip edildiğini vurguluyor. Benzer faaliyetlerin Türkiye ve diğer birçok ülkeye karşı da yürütüldüğü ifade ediliyor. Suriye ve Eli Cohen örneği göz önünde bulundurulduğunda gelişen teknoloji ile İsrail'in Mossad'ı daha kapsamlı kullanabildiği aşikar. Bu kapsamda Türkiye ile birlikte diğer bölgesel aktörlerin çok dikkatli olması gerektiğinin altı çiziliyor. Nitekim teşkilatın faaliyetleri sadece suikast girişimleri ve askeri operasyonlarla sınırlı değil. Bu noktada ortaya konan iddialar örgütün karanlık yönlerini gözler önüne seriyor. Bununla birlikte teşkilata bağlı unsurların "her an her yerde" olabileceği belirtilirken, diğer yabancı istihbarat birimlerinden ayrılan noktalarına dikkat çekiliyor. Söz konusu detaylar ışığında, İsrail devletinin bekası için eksiksiz hareket eden Mossad'ın ahlaki ve insani değerleri kolaylıkla yok sayabildiği gözlemleniyor.