İsrail işgalini meşrulaştıran anlaşma

İsrail ile Filistin arasında uzun yıllardır süregelen çatışmaları sona erdirmesi beklenen ve ABD Başkanı Donald Trump’ın “Yüzyılın anlaşması” şeklinde nitelendirdiği anlaşmanın maddeleri İsrail basınına sızdırıldı. İsrail Başbakanı Netenyahu’ya yakınlığıyla bilinen “Israel HaYom” gazetesinin yayınladığı anlaşma maddelerine bakıldığında ise anlaşmanın Filistin’i neredeyse ortadan kaldırdığı görülüyor.

İsrail işgalini meşrulaştıran anlaşma

Donald Trump’ın Haziran ayında açıklaması beklenen sözde Filistin meselesinin çözümünü öngören ve bir anlaşmadan çok dayatma şeklinde tasarlanmış maddelere göre Mısır’a bağımlı şekilde kurulacak olan “Yeni Filistin Devleti”nin ordusu dahi olmayacak ve kurulacak devletin güvenliği İsrail’e emanet olacak. Ayrıca Batı Şeria ve Kudüs resmen İsrail egemenliğine giriyor. İşin daha vahim yanı ise son dönemde Türkiye karşıtlığıyla ön plana çıkan BAE, Suudi Arabistan ve Mısır’ın da bu anlaşmaya destek vermesi.

İsrail, resmi olmayan maddelere göre zaten yarısını işgal ettiği Batı Şeria’nın tamamına yakınını topraklarına katmış olacak. Büyük tartışmalara rağmen İsrail’in başkentini Kudüs’e taşıması da bu anlaşma ile resmileşmiş olacak ve İsrail Kudüs’te hak sahibi olmuş olacak. Filistin tarafı anlaşmayı kabul etmediği takdirde ise ABD tarafından ağır yaptırımlarla tehdit ediliyor.

Anlaşma maddelerinin basına sızdırılmasının nedeninin, İslam dünyasının tepkisini ölçmek olduğu anlaşılmaktadır. Filistin’in işgalini meşrulaştırmaktan öteye gitmeyen anlaşmada kurulması planlanan “Yeni Filistin Devleti”nin finansmanının Suudi Arabistan, BAE ve Mısır’a yıkılması da bir diğer dikkat çekici detay oldu.



Batı Şeria’da İsrail’in işgal ettiği büyük Yahudi yerleşim yerleri haricindeki bölgede “Yeni Filistin Devleti” kurulmasını öngören anlaşma, Batı Şeria’nın büyük oranda İsrail’in eline geçtiğini göstermektedir. Çünkü bölgenin en stratejik alanları zaten İsrail tarafından işgal edilmiştir ve bu bölgeler haricinde “Yeni Filistin Devleti” için dikkate değer bir alan kalmamaktadır.

İsrail’in yayınladığı resmi rakamlara göre Batı Şeria’da 156 büyük Yahudi yerleşim birimi bulunmaktadır. Yaklaşık 500 bin nüfusa sahip olan bu bölgeler, Filistin şehirlerini çevreliyor ve birbirleriyle olan sınır irtibatını ortadan kaldırıyor.



Kudüs’ün durumu

Filistin toprağı olan Kudüs, bundan sonra her iki ülkenin de başkenti sayılacak. Kudüs’te yaşayan Araplar “Yeni Filistin Devleti”nin vatandaşı sayılacak. İsrail’e bağlı olan Kudüs belediyesinin şehrin tamamından sorumlu olması ise ilginç bir ayrıntı. Aynı zamanda şehrin yüzde 34’ünü oluşturan Filistin halkı vergilerini de İsrail’e bağlı olan belediyeye ödeyecek. Ne Araplar Yahudiler’den, ne de Yahudiler Araplar’dan ev satın alamayacak. Kudüs’ün kutsal alanlarıyla ilgili statüsü ise aynı şekilde kalacak.

Gazze Şeridi

Anlaşmanın Gazze Şeridi ile ilgili maddesi Mısır’ın Filistin’e toprak kiralamasını öngörüyor. Filistin halkının kiralanan bu topraklarda iskanına ise izin verilmiyor. Kiralanan toprağın kira ücreti daha sonra ABD, İsrail, Filistin, Mısır, BAE ve Suudi Arabistan’ın bir araya gelmesiyle kararlaştırılacak. Yeni Filistin Devleti’nin kurulmasında belirlenen fon payları yüzde 20 ABD, yüzde 10 AB, kalan yüzde 70 ise bu işten asıl karlı çıkacak ülke olarak gösterilen Körfez ülkeleri olacak.



Filistin’in ordusu olmayacak

Anlaşma Filistin’e bağlı bir ordunun kurulmasını yasaklıyor. Şehir içinde asayişi sağlayacak sınırlı bir polis birliğine izin verilirken, bu polislerin sadece hafif silahlar kullanmasına müsade ediliyor. İsrail’in Filistin’i tüm yabancı saldırılara karşı korumasını garanti eden bir anlaşma imzalanması ve Filistin’in bu koruma karşılığında İsrail’e ödeme yapması planlanıyor. Bu ödemenin tutarı ise anlaşmaya garantörlük eden diğer devletler tarafından belirlenecek.

Yapılan anlaşma karşılığında Hamas silah bırakacak, Gazze ablukası kalkacak, Filistin’de demokratik seçimler olacak ve İsrail cezaevlerindeki Filistinli tutuklular serbest bırakılacak. Anlaşma Filistin cephesi tarafından ihlal edilirse, ABD Filistin’e yeni ambargolar uygulayacak ve Filistin’e yapılacak her türlü yardımın önünü kesecek.



Sonuç olarak “anlaşma” kisvesi altında Filistin’e dayatılacak maddeler, İsrail’in işgallerini meşrulaştırmanın ötesine gitmeyecektir. Filistin’in en büyük destekçileri olan Körfez ülkelerinin de onayından geçen sözde “Yüzyılın anlaşması”, Haziran ayında imzalanmak için Filistin’e sunulacak. Şartların tam manasıyla mağlubiyet ve hak gaspı olduğu aşikar ancak Filistin bu anlaşmayı imzalamadığı takdirde sorunların tüm kaynağıymış gibi lanse edilecek.