İsrail işgali altındaki Golan Tepeleri neden önemli?

1967'deki savaş sonrası İsrail işgaline uğrayan ve 1981'de İsrail'in tek taraflı ilhak ettiği Suriye toprağı Golan Tepeleri, ABD Başkanı Trump tarafından imzalanan başkanlık kararı ile İsrail'e resmen hediye edildi. Trump'ın uluslararası hukuku hiçe sayan adımı dünya kamuoyunda büyük bir tepkiyle karşılandı.

1967 yılında İsrail ve bazı Arap ülkeleri arasında yaşanan Altı Gün Savaşı'nın sonucunda işgale uğrayan ve İsrail güçlerinin kontrolüne geçen Suriye toprağı Golan Tepeleri, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump tarafından imzalanan başkanlık kararı ile İsrail toprağı olarak resmen tanındı. Uluslararası hukuku hiçe sayan ve işgal altında, tek taraflı ilhak edilen Golan Tepeleri'ni İsrail toprağı olarak tanıyan Trump'a tepkiler çığ gibi büyüdü. Zengin su kaynakları ve jeostratejik açıdan önemli olan Golan Tepeleri, hukuki olarak Suriye toprağı olmasına karşın fiili olarak İsrail işgalinde bulunuyor.

GOLAN TEPELERİ

Suriye'nin güneybatısında bulunan ve İsrail ile sınırı oluşturan bölgeye Golan adı veriliyor. Golan Platosu olarak da anılan bölge ayrıca Lübnan ve Ürdün'e de komşu. Jeostratejik konumu ve zengin su kaynakları nedeniyle büyük önem arz eden Golan Tepeleri, Suriye'nin Kuneytire ve Dera şehirleri sınırları içerisinde kalıyor. 1967 yılındaki savaştan bu yana İsrail işgali altında bulunan bölge, 1981 yılında İsrail tarafından tek taraflı ilhak edildi. Ancak İsrail'in bu hamlesi uluslararası kamuoyundan destek görmedi. Tel Aviv yönetimi bölgede bu güne kadar 30'dan fazla Yahudi yerleşim birimi oluşturdu. Bu yerleşim birimlerinde 20 binden fazla Yahudi yerleşimci yaşarken, uluslararası hukuk bu yerleşimcilerin varlılığını illegal olarak niteliyor. Bununla birlikte Golan Tepeleri'nde yerli halkı oluşturan Suriyeli Dürzi Araplar yaşıyor. Yaklaşık 25 bini bulan Golanlı Dürziler, İsrail işgaline direnirken köylerinde geleneklerini sürdürmeye çalışıyor. İsrail'in vatandaşlık tekliflerini reddeden halk, yeniden anavatana bağlanmayı diliyor. Bölgede yaşayan yerli halk, işgal altında bulunan Kudüs'teki Filistinliler gibi vatandaşlığı olmayan toplumlara verilen serbest geçiş belgesi "Laissez-passer" ile varlığını sürdürmeye çalışıyor.

ALTI GÜN SAVAŞI VE GOLAN

5 Haziran 1967'de başlayan savaş İsrail ile Mısır, Ürdün ve Suriye'nin oluşturduğu Arap İttifakı arasında gerçekleşti. İttifaka Irak, Suudi Arabistan, Sudan, Tunus, Fas ve Cezayir de askeri yardım sağladı. Altı gün sürmesinden dolayı Altı Gün Savaşı olarak anılan çarpışmalar bütünü, İsrail'in kesin zaferi ile sonuçlandı. Savaş sırasında Golan'daki Suriye birliklerine ağır hava saldırıları düzenleyen İsrail güçleri, kısa sürede bölgeyi kontrolü altına aldı. Yaşananlar on yılları bulacak bir işgale yol açtı. İsrail bu süreçte Filistin'in büyük bölümü, Mısır'ın Sina bölgesi ve Suriye'nin Golan Tepeleri'ni ele geçirdi. Gelişmeleri takiben İsrail yönetimi Sina'dan çekilirken, kalan bölgeleri ilhak ettiğini duyurdu. Golan Tepeleri'ni ise işgal altında tutan İsrail, 1981 yılında bölgeyi tek taraflı ilhak etti. Golan'a dair çeşitli girişimlerde bulunulsa da herhangi bir sonuç alınamadı. Bununla birlikte uluslararası örgütler tarafından alınan kararlar İsrail üzerinde bir etki sağlayamadı.

GOLAN TEPELERİ NEDEN ÖNEMLİ?

İsrail'in güvenliği için büyük önem arz eden Golan Tepeleri, jeostratejik konumu ve zengin su kaynaları ile öne çıkıyor. İsrail'in toplam su ihtiyacının büyük bölümü Golan'daki su kaynaklarından temin ediliyor. Yanı sıra 2015'ten bu yana bölgede çalışmalar yürüten bazı şirketler, Golan'da petrol bulunduğunu öne sürüyor. Bölgenin en yüksek noktalarından biri olan Golan Tepeleri, komşu ülkelere karşı İsrail'e güçlü bir stratejik avantaj sağlıyor. Uluslararası hukuka göre Suriye toprağı sayılan ancak 1967'den bu yana İsrail'in işgali altında bulunan bölge, dini açıdan da kutsallaştırılıyor. İsrailliler, Yahudilere ait kutsal metinlerde Golan bölgesine atıfta bulunulduğunu öne sürerek, buranın kendileri için kutsal olduğunu savunuyor. İsrail iç siyasetinin en önemli parçaları arasında da bulunan Golan Tepeleri, Tel Aviv yönetimi için ülkelerinin vazgeçilmez bir parçası konumunda.

NETANYAHU'NUN KABİNE TOPLANTISI

Golan Tepeleri'nin iç siyasetteki öneminin farkında olan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Nisan 2016'da İsrail hükümetinin haftalık kabine toplantısını Golan'da gerçekleştirmişti. Suriye'de devam eden iç savaşı fırsata çeviren Netanyahu aynı gün, "İsrail, Golan Tepeleri'ni sonsuza dek elinde tutacak" ifadelerini kullanmış ve bölgedeki diğer güçlere meydan okumuştu. Her fırsatta Golan'ın İsrail'in ayrılmaz bir bütünü olduğunu savunan Netanyahu, uluslararası toplumun Golan Tepeleri'ni İsrail'in toprağı olarak tanıması gerektiğini ifade ediyordu. Uluslararası toplum duruma tepki gösterse de ne Netanyahu ne de İsrail için bu tepkiler bir anlam ifade etmiyor.

TRUMP'IN İSRAİL'E HEDİYESİ

Göreve geldiğinden beri İsrail yanlısı söylemlerini sahada gösterdiği destekle de sürdüren ABD Başkanı Trump, Netanyahu'nun 2016'da yaptığı açıklamaya 3 yıl sonra bugün cevap vermiş oldu. Filistin ve İsrail arasında sorunların çözülmesine yönelik adımlarda da tamamen İsrail yanlısı bir çizgi sürdüren Trump, sosyal medyada paylaştığı, "(1967 işgalinden) 52 yıl sonra Amerika Birleşik Devletleri'nin, bölgesel istikrar ve İsrail'in güvenliği için kritik derecede stratejik öneme sahip olan Golan Tepeleri üzerindeki İsrail egemenliğini tam olarak tanımasının zamanı geldi" ifadeleriyle adeta Golan Tepeleri'ni İsrail'e hediye edeceğinin sinyalini verdi. Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanıyan, İran ile imzalanan nükleer anlaşmadan çekilen ve Tahran yönetimini düşman ilan eden, Filistinlilere yapılan yardımları kesen Trump yönetimi, Golan Tepeleri'ni İsrail'in toprağı olarak tanıyan başkanlık kararını imzalayarak skandallarına bir yenisini ekledi. Karardan oldukça memnun olan İsrail Başbakanı Netanyahu ise sosyal medya hesabından Trump'a şükranlarını sundu.