İspanya’da seçim belirsizliği

İspanya’da 28 Nisan’da yapılan seçimleri Sosyalist İşçi Partisi kazandı, ancak ülkeyi yönetecek meclis çoğunluğu elde edilemedi. Ortaya çıkan atmosfer nereye doğru sürüklenebilir bunun için ayrıntılı bir öngörü yapmakta fayda var.

İspanya’da seçim belirsizliği

İspanya’da son 4 yılda üçüncü kez yapılan genel seçimlerin sonuçlarına göre, ‘mevcut siyasi belirsizliğin devamı’ şeklinde yorumlamalar yapıldı. Seçimler neticesinde ne sağ ne de sol blok, gelecek 4 yılda ülkeyi yönetecek çoğunluğu yakalamayamadı.

Belirsizliğin devamı

Resmi olmayan sonuçlara göre; mevcut Başbakan Pedro Sanchez liderliğindeki Sosyalist İşçi Partisi, mecliste 123 sandalye kazandı. Toplamda 350 sandalye sayısı olan parlamentoda Sanchez ve partisi yeterli sayıya ulaşamadı. Bu nedenle Pedro Sanchez’e hükümeti kurmak için koalisyon ortağı gerekiyor.

Koalisyon için sol blokta da çoğunluk durumu mevcut değil. Aşırı solcu Unidas Podemos’un kazandığı 42 sandalye ve Sanchez’in 123 sandalyesi de koalisyon için yeterli sayıya ulaştırmıyor, 11 milletvekilinin daha koalisyona katılması gerekiyor. Sanchez’in bu ortaklığın yanında, özerk bölgelerden seçilen siyasi partilerin desteğine veya sağ partilerle uzlaşı ortamına girmesi gerekiyor.

Sanchez’in partisinin büyük zaferi

Başbakan Pedro Sanchez, Sosyalist İşçi Partisi ile seçimden yüzde 29 oy oranıyla birinci parti olarak çıktı. Önceki seçime göre parlamentoda koltuk sayısını 84’ten 123 gibi büyük bir sayıya yükseltti. Her ne kadar elde edilen sayı koalisyonsuz bir üstünlük sağlamasa da parti için başarılı bir sonucu ortaya çıkardı ve Sanchez’in eli de başbakan olarak çok daha güçlü pozisyona gelmiş oldu.

Halk Partisi’nin düşüşü

2008 yılından beri birinci olan Halk Partisi, birinciliğini ilk kez kaptırdı. Halk Partisi seçimlerde, şimdiye kadarki düşük oyu olan 65 sandalyeyi alabildi. Bu parti önceki seçimlerde 137 milletvekili gibi bir sayıya sahipti.

İhtimaller

Seçim öncesi yapılan tahminlerde, aşırı sağ parti ortaklığıyla kurulacak bir sağ koalisyonun ihtimali üzerinde duruluyor. Sanchez’in, Ciudadanos lideri Albert Rivera ile fikir ayrılığı sebebiyle koalisyon kurulması da muhtemel şartlar içerisinde değerlendirilse de düşük ihtimal olarak görünüyor. Rivera, Sanchez'in daha önce Katalan ayrılıkçılarla kurduğu ittifaktan dolayı Başbakan'ı sert şekilde eleştirmişti ve Sanchez destekçileri Ciudadanos ile olası ittifaka karşı olduklarını net bir şekilde gösterdi.

Sanchez, Bask milliyetçileri ya da Katalonya’daki bağımsızlık yanlısı partilerle iş birliği yapma gayreti içerisine girebilir. Ancak geçen ay hükümete verdikleri desteği çekip erken seçime giden yolu açan da, Katalonya partileri olmuştu.

Katalan merkez sol ERC, bu seçimlerde Katalonya'dan en fazla oyu alan parti oldu. 15 sandalye kazanan ERC'nin lideri Oriol Junqueras, Ekim 2017'de bağımsızlık ilan ettiği için şu an cezaevinde bulunuyor. Jonqueras ve diğer Katalan yöneticilerin yargılanması sürecinde Katalan bağımsızlık yanlısı partilerin hükümetten çekilmesi nedeniyle erken seçim kararı alınmıştı.

Sağ partilerin başarısı

1975 yılında Franco’nun ölümüyle demokrasiye geçişin sağlanmasının ardından, ilk kez aşırı bir sağ parti de parlamentoya giriyor. Yüzde 10’dan fazla oy toplayan aşırı sağ Vox partisi; çok kültürlülüğe, feminizme ve göçmenlere karşı bir politika izliyor. Seçim sonuçlarına göre bu parti, 350 sandalyenin 24’ünü alıyor.

Seçimde sürpriz olarak ortaya çıkan gelişme ise, Halk Partisi’nin oylarının düşmesi olarak göze çarpıyor. Mayıs 2018'deki güven oylamasına kadar ülkeyi yöneten parti, diğer sağ partilerin desteğini alsa bile koalisyon kuracak sandalye sayısına ulaşamıyor.

Halk Partisi’nden sonra en çok oyu olan sağ parti Ciudadanos (Vatandaşlar Partisi), 2016 seçimlerinde elde ettiği 32 milletvekili başarısını bu seçimlerde 25 sandalye artırarak 57 koltukla aldı. Ciudadanos ve aşırı sağ Vox bir araya gelse bile sağ ittifakın çoğunluğu sağlayabileceği bir koalisyon durumu oluşmuyor.

Vox’un güçlenişi

Halk Partisi’nin eski üyesi ve şimdi Vox’un lideri olan Santiago Abascal, ABD Başkanı Trump’ın ‘Amerika'yı yeniden büyük yap’ sloganına benzer olan ‘İspanya’yı yeniden büyük yapma’ sloganıyla yola çıktı ve etkisini artırdı. Abascal, parti olarak aşırı sağ olarak adlandırılmayı reddediyor ancak politikaları bu sıfatla anılmasına yol açıyor. Vox; cinsiyet eşitliği ve erkek şiddetiyle ilgili yasaların kaldırılmasını, kürtajın ve eşcinsel evliliklerin yasaklanmasını desteklediği için Franco dönemine dönüşü de hatırlatıyor.

Uzman görüşlere göre; aşırı sağ olan Vox’a desteğin artması, Katalonya’nın bağımsızlık ilanına yönelik bir tepki. Vox, bağımsızlık yanlılarına hiçbir şekilde imtiyaz verilmemesi yönünde sert bir politikayı savunuyor.

Katılım oranı

Seçim sonuçlarının haricinde demokrasi için verilen en güçlü sinyal, seçimlere katılım oranının yüzde 75,5 olması, bu ülkenin demokratik tarihinde kırılan bir rekor. Seçimi kazanan Sanchez, hükümeti kurmayı başaramazsa, bu en kötü senaryo olacak ve ülke 4 yılda dördüncü kez seçimlere gidecek. Ancak işler bu noktaya gelirse, seçmenlerin ülkedeki ılımlı güçlere karşı anlayışı tükenmiş durumda olması muhtemel görünüyor. Bu da İspanya ve Avrupa açısından kötü bir sonuç olur.

Seçime katılım oranına bakıldığında yüzde 75,5 Avrupa ülkeleriyle kıyaslandığında yüksek bir oran olarak göze çarpıyor. İspanya’da seçim atmosferi, iki tarafın kutuplaşmasının büyük bir örneği olduğu için, taraflar seçmenlerini sandığa götürme konusunda çok fazla çaba sarf etti. Ayrıca Sosyalist İşçi Partisi ve aşırı solcu Unidas Podemos, kadın hareketine önem verdi. Kadın hareketleri ve kadınların sol görüşte birleşmesi, katılım oranlarını çok ciddi şekilde etkiledi.