İş hayatının yeni normali: Evden çalışma

Koronavirüs salgınının başladığı günden bu yana birçok kurum evden çalışma yöntemi ile işlerin devamlılığını sağladı. Şirketler salgının yayılmasını önlemek adına bu yönteme başvurdu. Peki Türkiye'de olduğu gibi tüm dünyada yüz binlerce insanın evden çalıştığı bugünlerde işverenler evden çalışanları nasıl denetliyor? Detaylar haberimizde...

Koronavirüs salgını, dünya genelinde toplumsal hayatı derinden etkilemeyi sürdürüyor. Salgın nedeniyle alınan önlemlerin en çok etkilediği alan ise çalışma hayatı. Tüm dünyada olduğu gibi, Türkiye’de de pek çok sektörde yüz binlerce insan artık 'evden çalışma' yöntemi ile işlerine devam ediyor. Süreç bu şekilde devam ederken akıllarda tek bir soru işareti belirlemeye başladı: Evden çalışma, kalıcı hale gelebilir mi?

Yapılan araştırmalara göre, pek çok şirket salgın sonrasında 'evden çalışma'ya devam edecek. Ancak evden çalışmaya sıcak bakanlar olduğu gibi, bir an önce ofis ortamına dönmek isteyenler de var. Başta teknoloji alanında olmak üzere bazı şirketler salgın sona erdikten sonra da çalışanlarının evden çalışmayı sürdüreceklerini açıkladı.

Danışmanlık şirketi Global Workplace Analytics, 2021'de ABD işgücünün dörtte birinden fazlasının haftanın birkaç günü evden çalışacağı tahmininde bulunuyor. Bu süreç aynı zamanda işverenlerin, çalışanların performansını takip etmesini sağlayan bazı uygulama ve programların kullanımının arttığı bir dönem oldu.

Yapılan araştırmalara göre çalışanların birçoğu evden çalışmayı ofiste çalışmaya tercih ediyor.

 ŞİRKETLERİN YÜZDE 60'I EVDEN ÇALIŞMAYI SÜREKLİ HALE GETİRECEK 

Çalışanların 'evden çalışma' konusundaki düşünceleri değişse de, Türkiye’de son dönemde yapılan araştırmalar, salgın sona erdikten sonra pek çok sektörde binlerce şirketin evden çalışmaya devam edeceğini gösteriyor.

130 ülkede faaliyet gösteren insan kaynakları danışmanlığı şirketi Mercer Türkiye’nin yaptığı araştırmaya göre,  salgın sonrasında şirketlerin yüzde 60’ı evden çalışma uygulamasını sürdürmeyi planlıyor.

Danışmanlık şirketi Global Workplace Analytics, 2021'de ABD işgücünün dörtte birinden fazlasının haftanın birkaç günü evden çalışacağı tahmininde bulunuyor.

 ÇALIŞANLARIN ÖZEL HAYATININ GİZLİLİĞİ TEHLİKEDE Mİ?

Pandemi dönemi işverenlerin, çalışanların performansını takip etmesini sağlayan bazı uygulama ve programların kullanımının arttığı bir dönem oldu.

Thomson Reuters Foundation'da yer alan bir haberde, personelin çalışmasını ve verimliliğini gözetleyen araçlar geliştiren Amerikan şirketi Hubstaff'ın kurucusu David Nevogt, Mart ayından bu yana kendilerine yapılan başvuruların üç katına çıktığını belirtiyor.

ABD'de California merkezli siber güvenlik şirketi EFF'nin yöneticisi Eva Galperin, "Hayır demek giderek zorlaşıyor. Ekonomi bu haldeyken, işsizlik oranı yüzde 20'lerdeyken başka seçeneğiniz var mı?" diye soruyor.

Şirketler bu tür programları kullanmalarını masum nedenlere bağlasa da, özel hayatın korunması ile ilgili kaygılar dile getiriliyor ancak sulünce yapılması halinde, şirketlerin çalışanlarının verimliliğini denetleme hakkına sahip olduğu ifade ediliyor.

 TAKİP SÜRECİ NASIL BAŞLIYOR?

Dünyada kişisel verilerin ve özel hayatın gizliliğinin korunması adına pek çok özel yasa var. Bu yasalar, kişiler hakkındaki bilgilerin belli bir amaç doğrultusunda yasal, adil, şeffaf kullanımını ve gerektiğinden fazla saklanmamasını öngörüyor.

İşverenlerin gözetlemeye başlamadan önce çalışanlarını haberdar etmesi ve bu takibin nedenlerini ve elde edilen verilerin nasıl kullanılacağını açıklaması gerekiyor. 

İngiltere'de mühendis, müdür, bilim insanı ve diğer uzmanları temsil eden Prospect sendikasından Andrew Pakes, beyaz yakalıların gözetlenmesi ile ilgili yeni gözetleme araçları oluşturulduğuna ve bunların diğer kesimleri de kapsayacak şekilde yaygınlaştırabileceğine dikkat çekiyor.

Pakes, "Teknoloji, ihlal düzeyini ve aşırı gözetleme kabiliyetini başka boyutlara taşıyor" diyor. Sendika görevlisi, bu tür teknolojiler kullanıldığında çalışanların haberdar edilmesi gerektiğine dikkat çekiyor.

 ÇALIŞANLARIN BİLGİSAYARLARINDAN NELER TAKİP EDİLİYOR?

Forbes'ta yer alan bir haberde, çalışanların takip edilmesiyle ilgili eylemler şöyle sıralanıyor:

-Klavyede yazılanların denetlenmesi
-İnternet aktivitesinin kaydedilmesi
-Ekran görüntüsü alınması
-Cihazlardaki kameraların kullanılması
-Hangi çalışanların hangi dosyalara ve ne zaman girdiklerinin belirlenmesi
-GPS tekniğiyle çalışanın lokasyonunun tespit edilmesi
-Bilgisayarın boşta kaldığı zamanın veya bir uygulama veya programın ne kadar süreyle açık -kaldığının ölçümü yoluyla çalışanların verimliliğinin ölçülmesi

Çalışanları gözetleyen programlar da oldukça fazla ve çeşitli. Örneğin; Slack programı işverene özel mesajlara erişim olanağı sağlıyor. Ya da Slack'te (veya Facebook, YouTube ve asıl işiniz üzerinde) kaç dakika harcadığınızı ölçen daha karmaşık programlar da var.

Evden çalışma döneminde kullanımı yaygınlaşan Zoom servisinde ise toplantı çağrısı yapan kişiye "dikkat takibi" adı verilen bir hizmet sunarak toplantıya katılanların 30 saniyeden fazla programdan uzaklaşmalarını tespit etme olanağı sağlıyor. Zoom, bunun sadece çağrı yapan kişinin ekran paylaşması halinde aktive olduğunu ve sunumların ne kadar dikkatle izlendiğine dair eğitim çalışmalarında kullanımının amaçlandığını belirtiyor.

Hubstaff'ın geliştirdiği program işverene çeşitli gözetleme seçenekleri sunuyor. Bunlar arasında GPS yoluyla işçinin yer tespiti, bilgisayar başında fare ve klavye kullanımının takibi yoluyla da çalışma hızlarının gözetlenmesi de bulunuyor.

Ayrıca çalışanların hangi web sayfalarında dolaştığı, belli bir projede ne kadar zaman harcadıkları tespit edilebiliyor ve belli aralıklarla ekran görüntüleri alınabiliyor.

Hubstaff, ekran görüntüsü alınırken kullanıcıya uyarı gittiği ve bu seçeneğin engellenebileceğini söylüyor. Çalışanlar farkında olmadan arka planda işleyen takip programları için yapılan başvuruların reddedildiğini belirtiyor.

Bilgisayar programcılığı şirketi Sapience, çalışanların bilgisayardaki aktivitelerinin yanı sıra ne zaman çevrim dışı kaldıklarının da belirlenebildiğini belirtiyor.

Araştırma şirketi Gartner'a göre, birçok büyük şirket "geleneksel olmayan" gözetleme tekniklerini kullanıyor. Bunlar e-posta analizleri, bilgisayar kullanımı ve çalışanın ofis içindeki hareketlerinin gözlenmesini de içeriyor.

Çalışanların haberi olmadan izlenmesini sağlayan takip uygulamalarının reklamını yapan bazı programcılık şirketlerinin de olduğu belirtiliyor.

Reuters haberinde bunlardan biri olarak Kanada merkezli Deep Software programcılık şirketine yer veriliyor. 

 Şirket, Nisan ayında geçen yılın aynı dönemine göre bu tür programlar hakkında bilgi almak için yapılan başvuruların yüzde 70 arttığını söylüyor.