İran'ın tehdidi gerçek mi?

İran bir kez daha Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) ‘herhangi bir başlık altında veya herhangi bir mekanizma ve yöntemle’ ABD’nin İran’ın konvansiyonel silah ticareti konusundaki yasağı uzatma planını onaylaması halinde ‘ağır sonuçlar’ ve ‘ezici bir tepki’ yaratacağı konusunda uyardı.

İran’a uygulanan silah ambargosunun BMGK’nın 2231 sayılı kararı uyarınca önümüzdeki ekim ayında kademeli olarak sona ermesi öngörülüyor.

İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani dün yapılan Bakanlar Kurulu toplantısında ABD'yi İran’ı nükleer anlaşmadan çekilmeye zorlamak amacıyla dosyayı BMGK’ya taşımayı istemekle suçladı.

Ruhani konuşmasında “ABD, önümüzdeki aylarda İran’a uygulanan silahlarla ilgili tüm yaptırımların kaldırılmasıyla zafer kazanacağımızı düşünüyor” ifadelerini kullandı. ABD’li yetkililerin son iki ayda yattıkları gaflet uykusundan uyanarak büyük bir hata yaptıklarını fark ettiklerini belirten Ruhani, “ABD, bu (nükleer) anlaşmadan çekilmekle çok büyük bir hata yaptı” dedi.

ABD'nin yapması gereken ‘en akıllıca hareketin’ anlaşmaya geri dönmek olacağının altını çizen İran Cumhurbaşkanı, Fransız Basın Ajansı’nın (AFP) aktardığı açıklamasına şöyle devam etti:

“Silah ambargosunun kaldırılması, nükleer anlaşmanın ayrılmaz bir parçasıdır. Eğer bu ambargo süresi uzatılırsa, böyle bir hata yaparlarsa ne gibi vahim sonuçlarla karşılaşacaklarını iyi biliyorlar.”

Bu sonuçlarla ilgili herhangi bir bilgi vermeyen Ruhani, bahsettiği sonuçları daha önce anlaşmanın diğer taraflarına (Almanya, Çin, Fransa, İngiltere ve Rusya) gönderilen bir mektupta ayrıntılı olarak belirtildiklerini söyledi.

İran Hükümet Sözcüsü Ali Rebii geçen cumartesi günü yaptığı açıklamada, İran'a uygulanan silah ambargosunun uzatılmasının ‘sonuçlarından’ söz etti. İran Devrim Muhafızları Ordusu’na (DMO) yakın Tesnim Haber Ajansı’nın aktardığı açıklamasında Rebii, “(Ambargonun uzatılmasının) sadece nükleer anlaşma üzerinde değil, bunun ötesinde bölgenin güvenliği ve istikrarı üzerinde de ağır sonuçları olacaktır” ifadelerini kullandı.

Washington, İran’a uygulanan uluslararası silah satış yasağını uzatmak için 2015 yılında Viyana'da İran ile nükleer anlaşmaya imza atan üç Avrupa ülkesi; Almanya, Fransa ve İngiltere üzerinde baskı kuruyor.

ABD Başkanı Donald Trump'ın İran’ın nükleer programı ile balistik füze geliştirme çalışmalarında yeni kısıtlamalar getiren ve İran'ın bölgesel davranışlarını değiştirmeyi içeren kapsamlı bir anlaşmaya varmak amacıyla Mayıs 2018'de çekildiği nükleer anlaşmayı onaylayan BMGK’nın 2231 sayılı kararı uyarınca İran’a uygulanan silah ambargosunun önümüzdeki ekim ayında kademeli olarak kaldırılması öngörülüyor.

Diğer yandan İran’ı BMGK’nın 7. Bölümü altındaki avantajlara ulaştırmasındaki rolü nedeniyle nükleer anlaşmaya övgüde bulunan Cumhurbaşkanı Ruhani, nükleer anlaşmanın İran tarihinde ‘eşi benzeri görülmemiş bir başarı’ olduğunu söyledi. Şarku'l Avsat'tan edinilen bilgilere göre, ABD Başkanı Trump'ın 8 Mayıs 2018’de nükleer anlaşmadan çekilmesinin ikinci yıl dönümüne de değinen Ruhani, İran Cumhurbaşkanlığı resmi internet sitesinde yer alan açıklamasında “ABD Başkanı iki yıl önce BMGK’nın 2231 sayılı kararını ihlal ederek nükleer anlaşmadan çıktı” diye konuştu. Trump'ın kameralar önünde anlaşmadan çıkma kararını imzalamasına atıfta bulunan Ruhani, bu hareketi ‘tüm uluslararası yasalara aykırı’ olarak değerlendirdi.

Ruhani, ilk cumhurbaşkanlığı döneminde anayasal yemin etmesinden bir ay sonra ve nükleer anlaşmanın Ocak 2016 ortasında uygulanması tarihi olan nükleer anlaşmadan önce gelen maraton görüşmelerine işaret etti.

Cumhurbaşkanlığının ilk döneminde anayasal yeminini ettikten bir ay sonra başlayan nükleer anlaşma öncesi müzakere turlarına dikkati çeken Ruhani, nükleer anlaşmanın Ocak 2016 itibariyle yürürlüğe girdiğini ve ABD’nin 8 Mayıs 2018'de çekilmeden önce 28 ay boyunca nükleer anlaşmayla çalıştığını söyledi.

Diğer yandan İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Şemhani pazar günü şu uyarıda bulundu:

“Hali hazırda yarı canlı olan nükleer anlaşma, BMGK'nın 2231 sayılı kararının yok sayılması ve İran’a uygulanan silah ambargosunun yasa dışı olarak uzatılması durumunda tamamen ölecektir.”

Avrupa’nın bu konu karşısındaki tutumunu sorgulayan Şemhani, “Avrupa hangi tarafta duruyor; saygınlığı korumak ve çok taraflılığı güçlendirmek tarafında mı yoksa aşağılanmayı yeniden kabul etmek ve tek taraflılığa yardım etmek tarafında mı?” diye sordu.

BMGK’nın 2231 sayılı kararı, Tahran'a asla nükleer bomba yapmaya çalışmayacağını kanıtlamaya yönelik vereceği garantiler karşılığında ekonomisini zayıflatan uluslararası yaptırımların azaltılmasını öngörüyor.

Bu bağlamda Ruhani, ülkesinin satın alacağı silahları ‘anlaşmazlıkları’ kışkırtmak için değil, onlardan kaçınmak için kullanacağını söyledi.

Washington ise İran’a yönelik ambargoyu korumak istiyor. Bu doğrultuda hedeflerine ulaşmak için ‘tüm seçenekleri’ dikkate alacağı konusunda da uyardı.

ABD Dışişleri Bakanlığı, İran'a yönelik BMGK’nın 2231 sayılı kararıyla kaldırılan tüm uluslararası yaptırımların yeniden uygulanması için Washington’ın nükleer anlaşmadan çekilmesine rağmen ‘katılımcı bir ülke’ olarak anlaşmada yer aldığı hususunda yasal bir iddia hazırlığı yapıyor. Avrupalıları da İran’a yönelik silah ambargosunu uzatmayı kabul etmek veya ABD'nin ‘katılımcı ülke’ sıfatıyla devam etmesine izin vermek arasında seçim yapmaya zorluyor.

ABD, böylece Tahran’ı anlaşmanın sona erdiğini duyurmaya zorlamayı planlıyor. ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo geçen hafta ABD’nin Avrupa’daki müttefiklerini (Almanya, Fransa ve İngiltere) ‘alabilecekleri her türlü önlemi almaya’ çağırdı. Pompeo, “İran’a yönelik silah ambargosunu uzatmak için BMGK ile birlikte çalışacağız” ifadelerini kullandı.

İran Cumhurbaşkanı Ruhani'nin açıklamasından birkaç saat önce, ABD Genelkurmay Başkanı Orgeneral Mark Milley, İran’ın ilk askeri uydusunu uzaya göndermesinin ‘endişe verici’ olduğunu söyledi. Orgeneral Milley, bu endişenin özellikle uydunun uzaya fırlatılmasında kullanılan teknolojiye ilişkin olduğunu ve İran’ın füze testlerinin ne kadar geniş kapsamlı olduğuna dikkat çektiğini ifade etti.

İran geçen ay uzaya uydu taşıyabilen Kasıd füzesi ile Nur-1 uydusunu fırlatmış ve uygu başarılı bir şekilde yörüngeye yerleşmişti. Uzmanlar Kasıd füzesinin bin 500 ila 2 bin 100 kilometre menzile sahip olan Şahab balistik füzesinin geliştirilmiş bir versiyonu olduğuna inanıyorlar.ABD'li yetkililer uzun zamandır İran'ın uydu teknolojisi arayışının balistik füze faaliyetleri için bir paravan olduğu konusunda ciddi endişelere sahipler.