İran, Ukrayna uçağını düşürdüğünü açıkladı

İran Genel Kurmay Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada uçağın yanlışlıkla düşürüldüğü ifade edildi. Olayı bir ‘facia’ olarak niteleyen siyasi yetkililer özür dilerken askeri ve dini kanattan şu ana kadar bu tonda bir açıklama gelmedi. Uçak gerçekten kaza ile mi düşürüldü? Bu hadise İran’a yeni yaptırımlar uygulanmasının yolunu açar mı?

İran Genelkurmay Başkanlığı, Ukrayna Havayolları'na ait yolcu uçağına füzenin kazara isabet etmesi sonucu vurulduğunu açıkladı.

İran Genelkurmay Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada, Ukrayna Havayolları'na ait yolcu uçağına füzenin kazara isabet etmesi sonucunda vurulduğu aktarıldı. Açıklamada, "ABD üslerine yapılan füze saldırısı sonrasında ABD’ye ait savaş uçaklarının ülke etrafındaki uçuşları arttı ve ülkenin stratejik yerlerine karşı bir saldırı yapılacağı bilgisi ulaştı. Bunun üzerine birçok hedef radarda görünmeye başladı. Ülkenin hava savunma sistemi de bu nedenle çok hassas bir duruma geldi" ifadeleri kullanıldı.

İRAN DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI: “ÖZÜR DİLERİZ”

İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif uçağın yanlışlıkla düşürüldüğünü belirterek Twitter hesabından, “Üzüntülü bir gün. Silahlı kuvvetlerin soruşturmasının ilk sonucu: ABD'nin maceracılığından kaynaklı kriz anında yapılan insani hata, faciaya yol açtı. Çok pişmanız. Halkımızdan, kurbanların ailelerinden ve etkilenen tüm milletlerden özür dileriz.” Açıklamasını paylaştı.

CUMHURBAŞKANI HASAN RUHANİ: “SORUMLULAR HAKKINDA İŞLEM YAPILMALI”

İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani konuyla ilgili olarak yazılı açıklama yayınladı. Ruhani, “Bu, kolayca bir kenara bırakılacak mesele değildir. Facianın nedeni ve failleriyle ilgili tahkikat devam etmeli ve bu affedilemez yanlışın sorumluları hakkında yasal işlem yapılmalıdır” ifadelerini kullandı.

Açıklamanın devamında yaşanan olayın faciaya yol açtığı belirtilirken bu tür faciaların tekrarlanmaması için ülkenin hava savunma sistemindeki zayıf noktaların giderilmesi noktasında gerekli tedbirlerin alınması gerektiği kaydedildi.

GERÇEKTEN YANLIŞLIKLA MI OLDU?

www.kokpit.aero Genel Yayın Yönetmeni Tolga Özbek

 

Konuyla ilgili intell4’a konuşan kokpit.aero Genel Yayın Yönetmeni Tolga Özbek, hadisenin bir etki-tepki çerçevesinde meydana geldiğini belirtti. Uçağın düşmesinden birkaç saat önce İran’ın, ABD üslerine füze saldırısı gerçekleştirdiğini aktaran Özbek, radar sistemlerinin uçağı bir cisim olarak algıladığını, uçağın seyir pozisyonunun Devrim Muhafızları’na ait karargaha yakın olması ve halihazırda gerçekleştirilen saldırılar nedeniyle bir tehdit algısının varlığının, Ukrayna Havayolları’na ait uçağın düşürülmesinde önemli bir etken olduğunu ifade etti. Bununla birlikte, hadiseden önce İmam Humeyni Havalimanı’ndan aralarında Türk Hava Yolları’na ait uçağında olduğu 45 uçağın havalandığını da aktaran Özbek, Ukrayna uçağının düşürülüp neden diğer 45 uçağın düşürülmediğinin üzerinde düşünülmesi gereken bir konu olduğunu belirtti.

İRAN’A YAPTIRIM UYGULANIR MI?

Bundan yaklaşık 32 yıl önce yaşanan, Pan American Havayolları’nın Londra-New York arası 103 sayılı seferini yapmakta olan bir Boeing 747-121, İskoçya’nın Lockerbie kasabası üzerinde infilak ettiği olayı bu konuya örnek olarak gösteren Tolga Özbek, olayın faillerinin Libyalı çıktığını ve Kaddafi’nin tazminat olarak 2,2 milyar dolar ödediğini belirtti. İran’ın bu noktada suçlu pozisyonda olduğunu kaydeden Özbek, Birleşmiş Milletler Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü’nün araştırmaları sonucunda kesinlikle yaptırım olacağını ve İran’ın da bunu ödemek zorunda kalacağını ifade etti.

Süleymani’ye düzenlenen suikast dünyada ve bölgede gerilimi tırmandırırken İran, ABD’nin Irak’ta konuşlu bulunan üslerine yönelik füzelerle “anlaşmalı” olduğu iddia edilen misilleme saldırıları düzenledi. Saldırılar sonucunda ABD ve Irak tarafından yapılan açıklamalarda herhangi bir can kaybı olmadığı belirtildi. Ukrayna Havayolları'na ait uçağı Devrim Muhafızları'nın düşürdüğü bilinirken konuyla ilgili olarak dini ve askeri kanattan herhangi bir özür ve pişmanlık açıklaması gelmedi. İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, saldırıyı bir 'facia' olarak niteleyerek sorumluların hesap vermesi gerektiğini belirtti. Olayın sorumlusunun Devrim Muhafızları olması ve Hasan Ruhani'nin böyle bir çıkış yapması iç siyasette bir "hesaplaşma mı var?" sorusunu akıllara getirdi.