İran ile olan nükleer anlaşmanın geleceği

ABD’nin 2018 yılında anlaşmadan çekilmesiyle birlikte başlayan belirsizliği, İran’ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerine devam edeceğini açıklaması izlemişti. Avrupalı ülkeler ise ABD olmadan bir uzlaşma yolu aramaya başlamış durumda.

İran ile olan nükleer anlaşmanın geleceği

İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif basın toplantısında yaptığı açıklamada, Avrupa ülkelerinin anlaşma için sözlerini yerine getirmeleri gerektiğini ifade etti. Anlaşmanın korunamaması halinde nükleer programı çok daha geniş seviyelere çekeceklerini ifade eden Zarif, İngiltere’yi de hedef alarak “ABD’nin ekonomik terörizminin ortağı” olaraka niteledi.

Geçtiğimiz günlerde Viyana’da bir araya gelen imzacı devletler, anlaşmanın sürmesi için görüş alışverişinde bulundu. Anlaşmaya taraf olan İran, Çin, Rusya, Fransa, Almanya, Britanya ve Avrupa Birliği’nden üst düzey yetkililer, Avrupa Birliği Dış İlişkiler Servisi (EEAS) Genel Sekreteri Helga Schmid başkanlığında, Kapsamlı Ortak Eylem Planı (JCPOA) olarak adlandırılan toplantıda bir araya geldi.

Şarkul Avsat gazetesinin verdiği bilgilere göre, Viyana’da gerçekleştirilen toplantı öncesi İran devlet televizyon kanalına konuşan İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Abbas Arakçi, İngiltere’nin İran’a ait petrol tankerini el koyma hadisesini nükleer anlaşmanın ihlali anlamına geldiğini belirterek, “Cebelitarık Boğazı’nda İran petrolü taşıyan tankere el konulmasına tanık olduk, bunu nükleer anlaşmanın ihlali olarak görüyoruz. Anlaşmaya dahil olan ülkeler, İran petrolünün ihraç edilmesine engel olmamalı” ifadelerini kullandı.

Toplantı, İran ve İngiltere arasında yaşanan gerilimin ardından taraflar arasında yapılan ilk toplantı olma özelliği taşıyor. İngiliz donanması, Cebelitarık Boğazı’nda İran’a ait petrol tankerine Avrupa yaptırımlarını ihlal ederek Suriye’ye petrol taşıdığı iddiası ile el koymuştu. İran Devrim Muhafızları petrol tankerlerine el konulmasının ardında 19 Temmuz’da İngiliz bandıralı petrol tankerine el koydu. Taraflar, İran’ın nükleer anlaşma taahhütlerinden aşamalı olarak geri çekilmesinin ardından, Viyana’da bir araya gelerek anlaşmanın geleceği hakkında görüştü.

İran Dışişleri Bakan Yardımcısı geçtiğimiz ay yaptığı açıklamaları Viyana’da düzenlenen toplantı sırasında da tekrar etti. Arakçi, daha önce de Avrupalılara açıkladığı gibi İran’ın çıkarlarını korumaya yönelik adım atılmaması halinde anlaşma kapsamındaki taahhütlerini azaltmaya devam edeceklerini vurguladı. Toplantı öncesi Reuters’a açıklama yapan bir diplomat, atılacak olan tüm adımların, tarafların anlaşma gereğince yükümlülüklerini yerine getirme konusunda olacağını aktardı. İngiltere, Fransa, Almanya, Rusya, Çin ve İran ABD’nin 2018 yılının Mayıs ayında tek taraflı olarak çekildiği nükleer anlaşmayı ayakta tutmaya çalışıyor. Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, İran ekonomisine yönelik ABD yaptırımlarının yeniden yürürlüğe girmesiyle İran’da hedef haline geldi.

Avrupalılar, İran’ın anlaşmadaki herhangi bir maddeyi ihlal etmesinin, Tahran ve Washington arasındaki çatışmayı artıracağından endişe duyuyor. ABD’nin İran ekonomisini hedef alan tüm adımlarına karşılık Tahran şimdiye kadar, yaptırımlardan korunma çabalarına somut yanıt veremedi. Tahran yönetimi, bu ay anlaşmayı ihlal ederek nükleer faaliyetlerini arttırma tehdidinde bulundu.

İran, Avrupa’nın ABD yaptırımlarına rağmen anlaşmaya uyma uyarısına cevap olarak, nükleer anlaşmaya dair yükümlülüklerini azaltarak 3.67 olan zenginleştirilmiş uranyum limitini aşmakla yanıt verdi. Nükleer anlaşmayı denetleyen Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Tahran’ın bu eylemlerini doğruladı.

Rusya'nın Viyana'daki Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Mihail Ulyanov toplantı sonrasında yaptığı açıklamada, ABD’ye rağmen anlaşmaya imza atan ülkelerin nükleer anlaşmaya olan bağlılıklarını onaylaması gerektiğini belirtti.

Russia Today internet sitesinin Ulyanov’un sözlerine dayandırdığı haberde, toplantının nükleer ve ekonomik boyutlara odaklanılarak anlaşmanın uygulanmasına ilişkin koşulların detaylı bir şekilde tartışılmasına imkân sağladığını ifade etti. Açıklamada, ABD yaptırımlarının nükleer anlaşmaya zarar verdiği belirtilerek, tarafların anlaşmaya bağlı kaldığına vurgu yapıldı.

AFP’ye göre, Çin temsilcisi görüşmelerin “gergin” bir atmosferde yürütüldüğünü ifade ederken, her şeye rağmen verimli bir toplantı olduğunu belirtti.

Reuters’a göre, toplantıya katılan Çin Dışişleri Bakanlığı Silah Kontrol Genel Müdürü Fu Cong, tüm tarafların Kapsamlı Ortak Eylem Planı (KOEP) olarak adlandırılan nükleer anlaşmayı sürdürme konusunda hemfikir olduklarını ve tarafların anlaşmadan çekilen ABD yaptırımlarını empoze etmek için güçlü bir birliktelik ortaya koyduğunu ifade etti.