İran duyurdu: Uranyum seviyesi aşıldı!

ABD’nin İran ile imzalanan nükleer anlaşmadan çekilmesi ve ülkeye sert yaptırımlar getirmesinin ardından İran’dan anlaşma konusundaki en sert hamle geldi. İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif, İran’ın 2015 yılındaki nükleer anlaşmada belirtilen zenginleştirilmiş uranyum stoku eşiğini aştığını duyurdu.

İran duyurdu: Uranyum seviyesi aşıldı!

ABD'nin sert ekonomik yaptırımlar uyguladığı İran taviz vermiyor.  İran, P5+1 ülkeleri (ABD, Çin, Rusya, Fransa, İngiltere ve Almanya) ile imzaladığı anlaşma gereğince izin verilen zenginleştirilmiş uranyum miktarını aştı. Anlaşmaya göre İran ülkesine uygulanan ağır ekonomik ambargoların kalkması karşılığında, zenginlendirilmiş uranyum faaliyetlerini sınırlandıracağını ve uluslararası müfettişlerin tesisleri denetimi noktasında P5+1 ülkeleri ile anlaşmıştı ancak ABD Başkanı Donald Trump’un anlaşmadan çekilmesiyle birlikte durum değişmeye başladı.

İran Atom Enerjisi Kurumu Sözcüsü Behruz Kemalvendi, 26 Haziran’da yaptığı açıklamada, Avrupalı taraflara verilen sürenin dolmasının ardından zenginleştirilmiş uranyum miktarını artıracaklarını duyurmuştu. Avrupalı ülkeler eğer anlaşma ihlal edilirse İran’a yaptırımların yeniden başlatılacağını açıklamıştı. İran ile 2015’te imzalanan nükleer anlaşmaya ABD, Almanya, Fransa, İngiltere, Çin ve Rusya taraf olmuştu. 

 Zenginleştirilmiş uranyum nedir? 

Zenginleştirilmiş uranyum genel olarak enerji üretimi veya tıbbi araştırmalar gibi alanlarda barışçıl amaçlarla kullanılmaktadır fakat yüksek oranda zenginleştirildiğinde nükleer bomba yapımında da kullanılabilmektedir. Anlaşma çerçevesince, İran'a 2031 yılına kadar sadece düşük izotoplu, yaklaşık %3-4 yoğunluğa sahip olan U-235 cinsi uranyumun üretilmesine izin veriliyor. Nükleer bomba yapabilmek içinse uranyumun %90 yoğunluğa sahip olması gerekiyor. Anlaşmaya göre İran 300 kg’ dan fazla, düşük seviyede zenginleştirilmiş uranyum depolayamaz ve U-235 izotoplarını uranyum heksaflorür gazından ayırmak için 5.060’dan fazla santrifüj kullanamaz. Anlaşmanın bir başka maddesine göre İran, 130 ton normal suda olandan daha fazla hidrojene sahip olan ağır su biriktiremez ve Erak’ daki  ağır su nükleer tesisini yenileyemez. Bunun sebebi ise ağır su reaktörlerinden çıkan yakıtın plutonyum içermesi ve plutonyumun nükleer bomba yapımında kullanılma ihtimali.

 İran neden kotayı aştı?

ABD Başkanı Donald Trump’un 2018 Mayısında anlaşmadan çekileceğini duyurmasından sonra İran’a tekrar ekonomik yaptırım uygulanacağını açıkladı. Anlaşmayı Obama yönetimin imzaladını söyleyen Trump, bunun bir hata olduğunu ve daha uygun şartlarda yeniden müzakere edilmesi gerektiğini söyledi. Anlaşmanın diğer paydaşları olan İngiltere, Fransa, Çin ve Rusya ise Trump’un kararını doğru bulmadıklarını ve anlaşmaya bağlı kalınması gerektiğini dile getirdiler.  İran’da, yaptırımların kalkmaması durumunda uranyum zenginleştirmeye devam edeceklerini duyurdu.

Peki İran gerçekten nükleer bomba istiyor mu?

İran böyle bir silah geliştirmeyi istemediği konusunda ısrarcı. İsrail’e yapmış olduğu “sizi yok ederiz” tehditleri ise kenarda bir soru işareti olarak duruyor. 

Uluslararası kamuoyu İran’a pek inanmış gibi gözükmüyor. Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu’nun elde ettiği kanıtların 2003 yılına kadar İran’ın “ bir dizi nükleer patlayıcı geliştirdiği” ve bazı faaliyetlerin 2009 yılına kadar sürdüğünü belirtiyor.

Avrupalı ülkeler bu duruma ne diyor?

Genel olarak bakıldığında itidal çağrısında bulunan diğer anlaşma ülkeleri gerilimin azalması ve tarafların anlaşmaya dönmesi noktasında hem fikir olmuş gözüküyor. Bununla birlikte Almanya Başbakanı Angela Merkel bu konu ile alakalı olarak İran’ın taahhütlerini yerine getirmediği taktirde doğal olarak bunun sonuçları olacağını ifade etti. Yakın gelecek için anlaşma uzak gözüküyor. İsrail’i de bu konunun dışında düşünmemekte fayda var. Gergin ortamın 2019 yılında genel manada tüm dünyada ve bu konu özelinde de devam etmesi bekleniyor.