İnternetteki sağlık haberleri tehdit yaratıyor!

Teknoloji ve internetin gelişmesiyle birlikte dünya adeta küresel bir köy haline dönüştü. İstediğimiz her bilgiye anında ulaşabilmemiz, birçok alanda oldukça işimize yarıyor ancak internette bulunan asılsız sağlık bilgileri hayatımızı yanlış yönetmemize sebebiyet vermekle birlikte ölümcül tehlikelere yol açıyor.

İnternetteki sağlık haberleri tehdit yaratıyor!

Teknoloji ve internetin gelişmesiyle birlikte dünya adeta küresel bir köy haline dönüştü. İstediğimiz her bilgiye anında ulaşabilmemiz, birçok alanda oldukça işimize yarıyor ancak internette bulunan asılsız bilgilerde hayatımızı yanlış yönetmemize sebebiyet veriyor. Özellikle asılsız sağlık haberleri hayatımızı tehdit altına sokuyor. İnsanlık tarihi boyunca kitlesel ölümlere ve sakatlıklara sebep olan en önemli sağlık sorunu bilindiği üzere salgın hastalıklardı. Tarih boyu veba sebebiyle gerçekleşen üç büyük küresel salgında 60 milyonun üzerinde ölüm gerçekleşti. Aynı şekilde 1928 yılında İspanya’da yaşanan grip virüsü (H1N1) salgını 50 milyonun üzerinde insanın ölümüne sebep oldu.

Uzun yıllar önce enfeksiyon hastalıkları en fazla ölüm sebepleri arasında yer alıyordu. Sonrasında tıp alanınca ciddi gelişmeler yaşandı ve antibiyotiklerin keşfi ile bakteriyel enfeksiyonlar ciddi oranda geriledi. Özellikle ülkemizde ve dünyada aşılama programları ile kitlesel salgınlar ve enfeksiyonlar büyük ölçüde geriledi. Artık gelişmiş ülkeler için enfeksiyon hastalıkları ciddi sorunlar yaratmıyor. Bu gelişmeler anne ve bebek ölümlerinin azalmasına, sakatlıkların azalmasına, doğumda yaşam beklentisinin de artışına sebep oldu. Örneğin, ülkemizin kuruluşuna denk gelen yıllarda her bin bebekten beşyüz’ü ilk bir yıl içinde ölürken bu oran 1960’lara gelindiğinde binde 165’e gerilemişti. Geride bıraktığımız yılın verilerine göre ise, bebek ölümlerinde binde 9,3 düzeyinde azalma olduğu tespit edildi.

İnternette yer alan gerçek dışı sağlık haberleri

Bilgiye ulaşma hızımızın bu kadar hızlı olduğu bir çağda özellikle internet mecrasında sağlıkla ilgili konulara özel intiba göstermemiz gerekli.  Bilimsel, doğru ve güvenilir bilgilere erişim yerine kaynağı belli olmayan, toplumu güvensiz sağlık davranışlarına yönelten haberler hepimizin sağlığını tehdit ediyor. Asılsız sağlık haberi (fake health news) kavramı ile biliniyor ancak gelişen teknolojinin yeni bir yan etkisi olduğundan henüz net bir tanıma sahip değil. Genel bir tanımlama yapmak gerekirse, üzerinde çalışma yapılmış ve kanıtlanmış gerçek sağlık bilgilerine dayalı olarak değil; komplo teorileri, şahsi kanaatler, söylenti ve dedikodulara dayalı olarak toplumu kasıtlı ya da kasıtsız yanıltan sağlık haberleri olarak özetleyebiliriz. Çeşitli haplar ve çaylar kullanarak zayıflama yöntemleri, aşıların otizme sebep olduğu ve kısırlık yaptığı gibi toplum arasında kulaktan kulağa söylenen bilgiler, asılsız sağlık haberlerine örnek teşkil edebilir.

Sosyal medyanın etkisi

Dijital teknolojinin yaygınlaşmasıyla birlikte, gerçek dışı haberler yaygınlaşmaya ve hayatımızı tehdit etmeye başladı. Güvenilir bilgiye erişmek oldukça zorlaştı. Bu konuda yapılan birçok araştırmaya göre, sosyal medyadaki sağlık haberlerinin birçoğunun asılsız olduğu tespit edildi. Yine farklı bir araştırmaya göre, dünya genelinde insanların sağlıklarıyla ilgili birçok bilgiyi internetten araştırdığı ve büyük bir çoğunluğunun haberlerin doğruluğunu kontrol etmediği belirlendi. Geride bıraktığımız yıl yapılan bir çalışmada, dünya genelinde sosyal medyada en çok paylaşılan sağlıkla ilgili 100 haber uzmanlar tarafından değerlendirildi. Çalışma neticesinde 100 haberin 45 tanesi güvenilir bulundu, 16 tanesinin bilimsel dayanağının zayıf olduğu, 35 tanesinin ise toplumu yanlış yönlendirdiği ve toplum sağlığına zararlı olabileceği ifade edildi.

Gerçekliği olmayan bu haberlerin en fazla yayıldığı sosyal mecralar arasında Facebook ve Twitter olduğu belirlendi. Amerika Birleşik Devletleri’nde yapılan bir araştırmaya göre, Amerikalılar internette yayılan bu asılsız sağlık haberlerini terörden daha tehlikeli buluyor. Ayrıca toplumda asılsız haberler toplumda en büyük beşinci sorun olarak görülüyor. Bilginin özgürce paylaşılması ve toplumun dilediği bilgiye hızla erişebilmesi, arzulanan bir durum ancak bilginin doğru veya yanlış oluşuna bakılmadan ve herhangi bir kontrolden geçirilmeden paylaşılması toplum için ciddi tehditler oluşturuyor.

 Zararları neler?

Toplumun haber alma kaynağı gün geçtikçe değişiyor ve geleneksel medya yerini kitle iletişim araçlarına bırakıyor. Dijitalleşme ile birlikte insanların ulusal televizyon ve gazetelere olan güvenlerinin sarsılmasıyla, geleneksel medya araçlarına güven azalıyor ve sosyal medya haberciliğine geçişle birlikte insanlar ayıklanmamış gerçek dışı bilgilerede maruz kalıyor. Özellikle sağlığımızı ilgilendiren konularda konunun uzmanı olmayan kişilerin yanlı ve yanlış bilgilendirmeleri, toplumu paniğe sevk eden açıklamalar, popülist söylemler kazanımlarımızı tehdit ediyor. Örneğin, kanıtlanmamış bilgilere dayalı olarak büyüyen aşı karşıtı kampanyaların hızla yayılımı, kitlesel korkuların ve komplo teorilerinin artışı, adını neredeyse unuttuğumuz enfeksiyonların tekrar ortaya çıkmasına sebep oluyor.

İngiltere’de 2016’da kızamık aşısı aşılama oranı yüzde 95 iken asılsız habercilik neticesinde 2018 yılında aşılama oranları yüzde 91’e geriledi. 2019 yılı içinde ABD’deki eyaletlerin yarısında kızamık vakasına rastlandı. Madagaskar'daki kızamık salgınında son 8 ayda 118 bin kişi kızamık oldu ve 1200 kişi hayatını kaybetti. Dünya Sağlık Örgütü, aşı karşıtı kampanyaları dünya genelindeki insanların sağlığını en çok tehdit eden 10 problemden 8.’si olarak tanımladı. Aşılar bir yılda 3 milyon insanın enfeksiyon sebebiyle ölmesini engelliyor. Dünyada yılda 1,5 milyon insan hala aşılarla engellenebilecek hastalıklar sebebiyle ölüyor.

Alternatif tıp alanında da asılsız bilgiler üreterek insanları kandırmak ve yaşamlarıyla oynamak çok basit bir hal aldı. Yapılan bitkisel bir karışımla tüm sağlık sorunlarını çözmek, bir otu kaynatıp suyunu içerek kanserden kurtulmak, bir kaynak suyunu içerek böbrek hastalığına şifa bulmak gibi birçok kaynaksız bilgi, sağlık problemine çözüm aramak noktasında insanlara vakit kaybettiriyor, kimi zaman da sağlıklarını kaybetmelerine sebep olabiliyor. Örneğin böbrek hastalığında potasyum başta olmak üzere kandaki mineral düzeylerinin çok az miktarda yükselmesi dahi ölümcül risk taşıyor. Sosyal medyanın bu alanda ciddi problemlere neden olması sebebiyle Facebook geçtiğimiz yıl bir atılım yaptı ve milyonlarca takipçisi olmasına rağmen, bilimsel kanıtlara dayanmadan sağlık haberleri yayan çok sayıda hesabı kapattı.  Bu bağlamda ölümcül sorunlarla karşılaşmamak ve farkındalığımızı arttırmak için medya okur yazarlığımızı arttırmalı ve eriştiğimiz sağlık bilgilerini muhakkak teyit etmeliyiz.