Küreselciler 'Büyük Reset' ile neyi hedefliyor?

Time dergisi, kasım sayısı ile dünya gündemine damga vurdu. The Great Reset başlığı ile çıkan dergi, içerisinde yer verdiği makaleler ile de dikkat çekti. Covid-19 salgını, dünyanın ekonomik durumu, Küreselcilerin dünya üzerindeki hedefleri, insanların temelli kölelştirilmesi, insanların enerji kaynağı olarak görülmesi, kıtlık ve daha birçok konuya 2023 perspektifinden bakan dergi, Haziran 2021'de pandeminin de biteceğini öngördü. Peki, esas amaç ne? İnsan DNA'sı neden bu kadar önemli?

Time dergisi, kasım ayının ilk sayısında ‘The Great Reset’ başlığı ile büyük reseti kapağına taşıdı. Kapak görselinde yeniden inşa edilen bir dünya ve yerleştirilen son parçada da Akdeniz olduğu görüldü.

Kapak görselinin arka planını yayınlayan Hamza Yardımcıoğlu, derginin bu sayısında yer alan makaleleri YouTube’da yayınlanan videosunda yorumladı.

 Makaleler, ‘Büyük Reset’ fikrinin fikir babası ve Dünya Ekonomik Forumu’nun kurucusu Klaus Schwab’ın “A better economy is possible. But we need to reimagine Capitalism to do it” yani ‘Daha iyi bir ekonomi mümkün. Ama bunu yapmak için Kapitalizm’i yeniden hayalimizde canlandırmalıyız’ sözleri ile başlıyor ve Yardımcıoğlu bu sözleri endüstri devrimi ile başlayan kapitalizm devriminin artık yeni bir karşılığının bulunması gerektiği biçiminde yorumlandı.
Dünyadaki paradigma değişimine ve özellikle de paranın yeniden tanımlanması gerektiğine vurgu yapan bu söz, üretim modelinin de değişmesini beraberinde getirecek.

Dergi içerisinde yer verilen makalelerden birisi de ‘Yıl 2023, Küresel Ekonomiyi Böyle Düzenledik’ başlığını taşıyor.

Kurgu olarak yazılan bu makale, pandemi krizi ve içerisinde bulunulan küresel ekonominin ‘depresif’ durumunu özetliyor. 2019 yılında başlayan Covid-19’u 2023 yılından başlayarak anlatan makale, 2020 yılında ilan edilen pandeminin ekonomiyi nasıl şekillendirdiğini konu alıyor.

3 Kasım seçimlerinde Joe Biden’ın seçimleri kazanacağını ve Demokratların ülkenin başına geçmesiyle birlikte kongredeki ağırlıklarını sürdürdüklerini ve ABD’de güçlü olduklarını vurguluyor.

Tarih verilen makalede, 11 Şubat tarihinde bir insiyatif ile Trump’ın bozduğu Avrupa ilişkilerini düzenleyerek liderlerin ABD’de küresel bir çözüm için toplandıklarını iddia eden makale, aşama aşama devam ederek 2021 Haziran ayında pandeminin ortadan kalkmaya başladığını, dünya ülkelerinin aşıya ulaşmaya başladığını fakat ekonominin de çığrından çıktığını ve hükümetler yeni çözüm paketleri sunarken toplumsal tepkilerin giderek arttığını vurguluyor.
Brezilya, Almanya ve Kanada gibi ülkelerin örnek verildiğini vurgulayan Yardımcıoğlu, 2022 yazında dünya çapındaki ekinlerin altıda birinin kaybolduğunu ve bu durumun insanlar üzerinde şok etkisi yaratan bu durum ile birlikte ülkelerin küresel ısınma için oluşan ‘küresel hükümet’in bu duruma ilişkin efektif kararlar alınacağını belirtti.

Sürekli olarak Kapitalizm’in yeniden tanımlanmasına vurgu yapan makalelere yer verilen bu sayıda, insanları mutlak köle haline getirecek sistemin devreye girmesinin söz konusu olduğunu vurgulayan Yardımcıoğlu, pandemi meselesinin bir şeylere gerekçe gösterilerek inşa edilmek istenen yeni Kapitalizm tanımına da zemin oluşturulacağını belirtti.

1971 yılında tamamen şekil değiştiren para kavramı ile dünyanın tamamı borçlandırılarak ‘borç ekonomisi’ üzerinden küresel güçlerin kendi hedeflerine doğru ilerlediğini vurgulayan Yardımcıoğlu, insanların borçlandırıldığının da farkında olmadığını belirtti.

Tüm dünya vergiler ve enflasyon ile bu borcu öderken, emtia fiyatlarını manipüle etmek için kullanılan sistemin insanlar üzerinde etkili olmaya devam ediyor. Burada ödeme, küresel finans şirketlerine aktarılıyor. Mevcut para sisteminden bakıldığında Büyük Reset; evrensel temel gelir ve yeni bir para sisteminin değişimini Kapitalizm’in yeniden yorumlanması olarak öne sürmekte.

Derginin kapağını yorumlayan Abdullah Çiftçi ise ulus devletlerin toprak, ekonomi vb. mücadelelerinin yanı sıra bir de ‘Büyük Reset’çilerin mücadelesi olduğunu vurgulayarak; yeni bir dünyanın dijital alt yapı ile kurulacağını belirtti.

Küresel iklim felaketlerini örnek göstererek dünyanın birçok bölgesinde 2050 yılında yaşanamaz hale geleceğini ilk kez haziran ayında Davos’ta dile getiren Schwab’ın fikirleri kabul görmüştü.

Dünya üzerinde insanların tüm insanların bugüne kadar gelen tüm alışkanlıklarının tamamını kökten değiştirmeyi planlayan bu sistem, ‘Yeni Normal’ kavramını da bu şekilde ortaya attı.
Geçmiş yüzyılda toprak üzerine sürdürülen mücadelenin bu yüzyılda insan bedeni üzerinden devam ettiğini açıklayan Abdullah Çiftçi, biyoçipler ile sisteme entegre edilen bireylerin enerji kaynağı olarak da kullanılacağını savundu.

Batı’daki kavganın büyüyeceğine ve sistem karşıtı eylemlere dönüşeceğini vurgulayan Çiftçi, ‘Bir Kuşak, Bir Yol’ projesinin de ‘Büyük Reset’ için gerekli lojistik hizmeti vereceğini vurguladı.
Esas amacın insan DNA’sı olduğuna dikkat çeken Çiftçi, virüsler vb. sağlık sorunlarının da insanlara ait bu şifrenin veri tabanlarına aktarılması için önemli oranda rol oynadığını belirtti.

CERN Laboratuvarının da 'Tanrı Parçacığı'nın peşinde olduğunu vurgulayan Çiftçi, insanların bu konuda dikkatli olarak bireysel sağlıklarına ve bağışıklık sistemlerine dikkat etmeleri uyarısında bulundu.