İngiltere muhalefeti anlaşmasız Brexit’e karşı

Jeremy Corbyn önderliğindeki İngiliz Muhalefeti anlaşmasız Brexit’e karşı girişimlerini artırdı. Jeremy Corbyn ne dedi? Anlaşmasız Brexit’e karşı hangi adımlar atılacak? İşçi Partisi lideri Jeremy Corbyn kimdir?

İngiltere’de İşçi Partisi’nin lideri Jeremy Corbyn, anlaşmasız Brexit’i önlemek amacıyla muhalefet partilerin liderleriyle görüşme gerçekleştirecek. Liberal Demokratların lideri So Swinson, İskoç Ulusal Partisi’nin lideri Blackford, Galler Partisi Plaid Cymru’nin partideki lideri Liz Saville Roberts, İngiliz Yeşil Partisi lideri Caroline Lucas, Bağımsız Değişim Grubu lideri Anna Soubry ile görüşme gerçekleştirecek olan Corbyn, anlaşmasız Brexit’e karşı muhalefeti birleştirmeyi hedefliyor. 

Başbakan Boris Johnson’un talebiyle parlamentonun askıya alınmasını demokrasi için bir tehdit olarak nitelendiren Corbyn, konu ile ilgili bir açıklama yaptı. “Johnson hükümetinin pervasızlığı karşısında dehşete kapıldım. Eğer Johnson planlarına güveniyorsa bunu genel seçim veya referanduma giderek halka sormalı. O, hazırladığı planın incelenmesinden kaçıyor” ifadelerini kullanan Jeremy Corbyn, parlamento toplandığında Johnson’un girişimini engellemeye çalışacaklarını belirtti. Başbakan Johnson’u Trump’ın kollarına koşmakla suçlayan Corbyn, konu ile ilgili Kraliçe ile bir görüşme gerçekleştireceğini bildirdi.

Sosyal medya hesabı üzerinden açıklama yapan ABD Başkanı Donald Trump, “Birleşik Krallık’ın aradığı şey Boris’ti. Bunu ispat edecektir. Tüm bunlar göz önüne alındığı takdirde İngiliz İşçi Partisi lideri Jeremy Corbyn’in Başbakan hakkında gensoru önergesi vermesi zor olurdu” şeklinde konuşarak Boris Johnson’ı desteklediğini belirtti. Trump’ın açıklamalarına cevap veren Jeremy Corbyn, “Bence Trump şunu demek istiyor: Boris Johnson, tam da onun aradığı kişi. Çünkü o Britanya’nın kamu kaynaklarını ABD ile serbest ticaret anlaşması lehinde uyumlu olabilecek birisi” şeklinde konuştu. 

Jeremy Corbyn kimdir?

2015 yılında İşçi Partisi Genel Başkan’ı Ed Miliband’ın seçimleri kaybetmesinin ardından istifa etmesi sonucu parti liderliği için Jeremy Corbyn sesleri yükselmeye başladı. Parti Genel Başkanlığı için solcu bir aday olmadığını gören Corbyn, aday olmaya karar verdi. Resmi aday olabilmesi için en az 35 İşçi Partili milletvekilinin imzasına ihtiyacı olan Corbyn, belirlenen süre tam bitmek üzereyken bu imza sayısını toplayabildi. Jeremy Corbyn için oy veren milletvekillerinin asıl amacı herkesin aday olabilmesi ve demokratik bir seçim ortamının oluşmasıydı. Milletvekillerinin ve Jeremy Corbyn’in de beklemediği bir şekilde kamuoyu ve halkın nezdinde bir Jeremy Corbyn dalgası esmeye başladı. Özellikle partiyi sosyalist kökenlerine döndermek için çalışacağını söyleyen Corbyn, düzenlediği salon toplantılarında büyük bir destek aldı. Jeremy Corbyn için çalışan birtakım genç gruplar ortaya çıkmaya başladı. İşçi Partisi’nin başına geçen Jeremy Corbyn’in siyasi hayatı uzun bir geçmişe sahip.

Oldukça mütevazi bir kişiliğe sahip olan ve çeşitli sendikalarda çalışan Corbyn, 1983 yılında Kuzey Londra’dan milletvekili seçilerek siyaset sahnesine atıldı. İşçi Partisi’ne giren Corbyn, muhalif kimliğiyle ön plana çıktı. İşçi Partisi içerisindeki en sol görüşlü isimlerden oldu. İçerik olarak birbirinden çok farklı siyasi ve sosyal kampanyalar içerisinde bulundu. Özellikle Filistin Dayanışma Kampanyası’nın üyesi olmakla dikkat çeken Corbyn, parlamentoda Filistin konusu üzerine yoğunlaşan ve Filistin için etkinliklerde bulunan milletvekillerinden biri oldu. İsrail’in nükleer silahlardan arınması gerektiğini savunan Corbyn, İran’a yönelik yaptırımların da kalkması gerektiğini vurguladı. LGBT, hayvan hakları, öğrenci hakları gibi konular üzerinde de aktif rol aldı. Ayrıca hükümeti döneminde birçok konuda partisine muhalefet eden Jeremy Corbyn, Afganistan ve Irak’a askeri müdahelede bulunulmasına karşı çıktı. 2010 yılında Türkiye’ye gelerek gözlemci olarak KCK davasını izleyen Corbyn, KCK operasyonlarının parlamento gündemine gelmesi için önerge veren milletvekillerinden biri oldu. 

Corbyn’in; özelleştirmenin durdurulması, demiryolu ve enerji sektörlerinde kamulaştırılmaya gidilmesi, bütçeden savunma alanına ayrılan payın azaltılması, kesinti politikalarının sonlandırılması, en zenginlerin en fazla vergiyi vermesi, NATO’dan çıkılması gerektiği, İngiltere’nin Ortadoğu’daki olaylara hiçbir müdahelesinin olmaması gibi politikaları savunduğu biliniyor. Ayrıca mütevazi kişiliği ile de dikkat çekiyor. Bisiklet ile işe gidip gelmesi, giysilerini sıradan esnaf mağazalarından alması, arabasının olmaması, 2009 yılında en az harcama yapan milletvekili olduğunun ortaya çıkması Corbyn’i diğer siyasetçilerden farklı kılan özellikler olarak ön plana çıkıyor.