Ekonomi çökerken, Esad körfeze yöneliyor

Korona virüsün uzun süredir mali kriz yaşayan Lübnan’ın ekonomisini vurması Esad rejiminin ana döviz kaynağını kaybetmesine neden oldu. Lübnan’ın yokluğu Suriye lirasının dolar karşısında değer kaybetmesine neden olurken, Esad rejimi iç politikada agresifleşmeye başladı. Öte yandan Suriye’nin ekonomi durumu Esad’ı Körfez ülkelerine yanaşmasına neden olabilir. İlerleyen dönemlerde yaşanacaklar nelerdir?

Suriye’de 2011 yılında başlayan iç savaş 10’uncu yılına girerken, Rusya ve İran’dan destek bulan Başar Esad rejimi zor günlerden geçiyor. 10 yıllık iç savaşta rejimin en büyük sıkıntılarından biri savaşın finanse edilmesi oldu. Rusya ve İran askeri hizmetler ve finans noktasında rejimi desteğini sürdürürken, rejimin kontrolündeki alanlarda zenginler daha da zenginleşirken, yolsuzluk ve karaborsa faaliyetleri savaş ağalarının ortaya çıkmasına neden oldu.

Savaş ekonomisine sahip olan rejimin elinde bir devletin kendi kendini idame ettirmesini sağlayacak herhangi bir kaynak bulunmuyor. Üretim neredeyse durma noktasına gelmişken, verimli tarım arazileri ve zengin petrol yatakları rejimin kontrolünden çıkmış durumda. Kısacası Esad rejimi iç savaş süresince müttefiklerine daha fazla bağımlı hale geldi. Savaş ekonomisinin sürdürülemeyecek olması ve gelir kaynaklarının rejimin kontrolünde olmaması Esad’ı muhalif ve komşu bölgelerle legal veya illegal ticari ilişkilere girmeye zorlayacak bir sürece doğru götürüyor.

SURİYE LİRASI DOLAR KARŞISINDA ERİYOR

Yılbaşında 1 dolar 700 Suriye lirası civarındayken, bugün itibariyle 3 bin 500 liraya kadar çıktı. Rejim Suriye lirası-dolar kurunu 550 liraya sabitlerken, bunun yanı sıra değer kaybını engellemek için kendi kontrolündeki bölgelerde döviz alımlarını yasakladı. Suriye lirasında değer kaybı yaşanmasının nedeni olarak pek çok faktör sıralanabilir. Fakat son dönemde bu denli bir değer kaybının yaşanmasının nedeni Lübnan ekonomisindeki korona virüs etkisidir. Covid-19 nedeniyle Lübnan bankalarının kapanması ve kronik mali sorunlar Esad’ın en büyük döviz kanalını kaybetmesine neden oldu.

Suriye’nin karşı karşıya olduğu ekonomik kriz giderek derinleşirken, bu durumdan sadece rejimin kontrolündeki bölgeler etkilenmiyor. Suriye lirasını kullanmaya devam eden diğer bölgeler de yaşanan krizden etkileniyor. Ekonomik krizin toplumsal yaşantı üzerindeki etkisi kaldırılamaz hale gelirken, rejim bölgelerinde yaşayan siviller bu durumdan olumsuz yönde etkileniyor. Süveyde’de yapılan gösterilerde özellikle rejim aleyhine atılan sloganlar bu hoşnutsuzluğun göstergesi.

KÖTÜ EKONOMİ ESAD’I KÖRFEZE YÖNLENDİRİYOR

10 yıllık iç savaşta İran ve Rusya’dan finansal destek gören Esad rejiminin, müttefiklerinden destek görmesi giderek zorlaşıyor. Zira Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) ekonomik yaptırımlarıyla zor günler geçiren İran ile Suriye’den istediklerini alan ve odak noktasını farklı noktalara çeviren Rusya’nın Esad’a ekonomik destek sağlaması çok zor görünüyor. Öte yandan Rusya ve İran arasında Suriye üzerine çekişmeler olduğu biliniyor. Esad’ın karasal güç olarak İran’a sırtını dayaması Rusya tarafından hoş karşılanmıyor. Dolayısıyla ne İran ne de Rusya Esad’ın ihtiyaç duyduğu ekonomik desteği tam anlamıyla sağlayabilir.

Mali krizden ötürü iç politikada giderek agresifleşen ve kuzeni Rami Mahluf dahil zenginlere baskı uygulayan Esad’ın dış politikada ekonomik destek için körfez ülkeleriyle özellikle de Birleşik Arap Emirlikleri’yle (BAE) yanaşacağını görebiliriz. Bunun neticesinde de körfez ülkelerinin Suriye’nin İran ile ilişkilerini göz ardı ettiği ve Suriye’yi bir Arap devleti olarak hatırladığı bir döneme girebiliriz. Bunun en belirgin örneği ise Türkiye’nin dış politikada faaliyet gösterdiği her alan karşıt pozisyon alan BAE’nin tutumudur. Ayrıca BAE, Suriye’ye ekonomik destek sağlamayı dikkat alırsa, karşılığında İdlib’de sağlanan ateşkesin bozulması için Esad rejimini kışkırtabilir.

Ekonomik sıkıntılar yaşayan Esad rejimi, öte yandan petrol sıkıntısı da yaşıyor. ABD’nin İran’a uyguladığı yatırımlardan önce İran’dan Suriye’ye tankerlerle giden petrol rejimin rahatlatıyordu. Fakat yaptırımlarla birlikte rejim petrol sıkıntısı da yaşamaya başladı. Ambargolara rağmen rejimi rahatlatmak için Suriye’ye petrol göndermeyi göze alan İran’ın tankerlerine, Cebelitarık Boğazı’ndan geçerken İngiltere tarafından el konuldu.

Sonuç olarak kendi kendine yetemeyecek bir bölgeyle ve iç savaşla baş başa kalmış olan Esad rejimi ekonomik krizle karşı karşıya. İç savaş sonucunda Suriye’nin yeniden yapılandırılması için 400 milyar dolarlık bir bütçeye ihtiyaç duyulduğu tahminini göz önünde bulundurduğumuzda Suriye’de çatışmaların ardından istikrarın ve ekonomik toparlanmanın kısa ve orta vadede mümkün görünmediği söylenebilir. Dolayısıyla Esad elinde kalan bölgelerde günlük hayatı sürdürebilmek ve rejimin temel finansmanını sağlamak için ciddi ekonomik yardımlara ihtiyaç duyuyor.