İdlib'in Türkiye-Rusya ilişkilerine olası etkileri

İdlib çatışmasızlık bölgesinde çatışmanın önlenmesi maksadıyla takviye olarak gönderilen TSK unsurlarına rejimin pazartesi günü düzenlediği saldırı sonucu 7 askerimiz şehit olmuştu. Saldırıyla birlikte tüm dikkatler Rusya’ya çevrilirken mevcut ilişkilerin seyrinin ve Astana sürecinin nasıl devam edeceği merak konusu.

Pazartesi günü gerçekleştirilen saldırının ardından her iki taraftan da çelişkili açıklamalar geldi. Kremlin Türkiye’nin eylemleri hakkında bilgi vermediğini belirtirken Ankara bu açıklamayı yalanladı ve Rusya ile gerçekleştirilen ortak devriyeye katılmadı.

“BİZE BİLGİ VERİLMEDİ”

Rusya’nın Suriye’deki tarafları uzlaştırma merkezinden yapılan açıklamada, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Suriye hükümet güçlerinin atışlarının hedefi olduğu sırada İdlib’deki eylemleri konusunda kendilerine bilgi vermediği belirtildi.

Açıklamada “Türk birlikleri 2 Şubat’ı 3 Şubat’a bağlandığı akşam saatlerinde Rusya tarafına bilgi vermeden İdlib’deki gerilimi azaltma bölgesinde hareket ettiler ve Suriye hükümet güçlerinin Serakib yerleşim biriminin batısındaki teröristlere yönelik saldırısının hedefi oldu” ifadeleri kullanıldı.

“AÇIKLAMA DOĞRU DEĞİL”

Ankara’dan yapılan açıklamada hükümet sözcüsü Çelik, Suriye rejiminin İdlib’deki saldırısında altı askerin şehit olduğu, yedi askerin ise yaralandığı olaya ilişkin açıklamalarda bulundu.

Hükümet sözcüsü Hüseyin Çelik, "Rusya’ya bilgi verilmediği şeklindeki açıklama doğru değil. Türkiye Rusya’ya düzenli ve anlık bilgi vermektedir. Bu son olayda da bilgi verilmiştir" ifadelerini kullandı.

TÜRKİYE DEVRİYEYE KATILMADI

Rusya’nın Suriye’deki Tarafları Uzlaştırma Merkezi Başkanı Yuriy Borenkov, Rus askerlerin bugünkü ortak devriye görevini tek başına yaptığını söyledi.

Borenkov, “Türkiye tarafının ortak devriyeye gelmemesi nedeniyle Rus askeri polis birlikleri tek taraflı olarak devriye gerçekleştirdi” dedi.

Rus askerlerin, Ayn el-Arap, Garib, Harab, Nas, İtviran, Tahtani, Badfik, İtviran, Faukani, Garib, Kobani güzergahından geçtiği bildirildi.

BUNDAN SONRA NE OLACAK?

İdlib’de böyle bir sürecin yaşanacağı beklenmeyen bir olay değildi ancak, Rusya’dan habersiz adım atmayan rejimin 7 askerimizi şehit etmesi Rusya ile ilişkilerin nasıl bir seyirde devam edeceği konusunda kuşku yarattı.

Türkiye, Batılı devletlerin kendi sınırında PKK devleti kurulması noktasında ortak irade göstermeleri nedeniyle doğal olarak başka ittifak arayışlarına girmiş Rusya ve İran ile Suriye’nin toprak bütünlüğü fikri çerçevesinde ilişki yürütmeye başlamıştı. Ankara, bu ilişkilerin faydasını kısmen Suriye’ye düzenlemiş olduğu operasyonlarda görürken Rusya ile ilişkiler gittikçe ivme kazanır bir hale gelmişti. Her iki devlette her konuda uzlaşma sağlanamadığını birçok kez belirtirken geçtiğimiz hafta Cumhurbaşkanı Erdoğan Türkiye ile Rusya’yı birbirine bağlayan bağın farklı olduğunu açıklamıştı.

Bu gelişmeler ışığında Batılı devletlerden gelen PKK devleti tehlikesinin milli güvenlik sorunu olarak algılanması ve bu plandan vazgeçilmeyeceğinin anlaşılması bir bakıma Türkiye’nin belli bir aşama sonrasında istemeye istemeye Rusya ile anlaşmak zorunda kalmasına neden olabilir. Mevcut durumda Türkiye’nin ABD ile anlaşabilmesi için PKK/PYD’yi bölgede bir aktör olarak kabul etmesi gerekiyor ve bu durum Türkiye tarafından kendisini de içine alacak Batı güdümünde bir PKK devletinin kurulmasının önünü açacak adım olarak görülüyor. Sınırın terörden arındırılması Ankara’nın kırmızı çizgisi konumunda. Rusya ile mevcut gerilimin artması beklenmezken ‘Türkiye’nin bölgede şimdilik Rusya’dan başka alternatifinin olmadığı’ düşüncesi Moskova’nın elini biraz daha kuvvetlendiriyor olabilir. Nihayetinde Türkiye ve Rusya’nın Astana sürecinin ardından mevcut şartlar altında gerilimi artıracak adımlar atarak uçak krizinden sonra belli bir seviyeye gelen ilişkileri feda etmeleri beklenmiyor. Bununla birlikte Rusya’nın da İdlib için Türkiye ile kurulan ilişkileri bozması kendi çıkarları açısından da pek olası gözükmüyor.