İdlib’de bundan sonra ne olacak?

Rusya ve İran destekli Esad rejiminin İdlib bölgesindeki ateşkesi defalarca kez ihlal edişi ve Türk askerlerini şehit etmesi, bölgedeki gerilimi kızıştırdı. Peki İdlib’i bundan sonra neler bekliyor? Dengeler nasıl değişti? Türkiye’nin bundan sonraki süreçte atacağı adımlara dair tüm detaylar haberimizde..

Suriye ordusunun Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK)’nın askeri konvoyuna saldırı düzenlemesi ve askerleri şehit etmesi sonucu bölgede gerilim tırmandı. Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Türk ordusunun 54 farklı Suriye askeri hedefini vurduğunu, 76 Suriye askerinin "etkisiz hale getirildiğini" açıkladı.

Esad rejiminin saldırısının ardından rejimi destekleyen Moskova ile Ankara’nın da karşı karşıya gelmesi, İdlib’de ipleri kopma noktasına getirdi. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un telefon görüşmesinin ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Vlidamir Putin’de bölgedeki gelişmelere dair telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Temasların ardından iki ülke arasındaki gerilimin bir nebze olsun azaldığı gözlemleniyor ancak tarafların pozisyonlarından geri adım atmama kararlılığında olmaları riskin devam ettiğini gösteriyor.

DENGELER ŞAM YÖNETİMİ LEHİNE DEĞİŞTİ

Bilindiği üzere Rusya, Suriye’yi savaşa sürükleyen ve binlerce insanı canından, memleketinden eden Esad’dan desteğini esirgemiyor ve tam gaz sürdürüyor. Bu bağlamda sırtını Rusya’ya dayanan Esad rejiminin ilk hedefi, doğrudan 2018'din Eylül ayında Türkiye ile Rusya'nın uzlaştığı İdlib mutabakatında yer alan M4 ve M5 karayollarını kendi kontrolü altına almak ve trafiğe açmak. Eğer bu projesini gerçekleştirebilirse başkent Şam'ı Lazkiye ve Halep'e bağlayan ana ulaşım hattını ele geçirmiş olacak.

Bölgenin ikinci önemli yerleşim birimi olan Maraat El Numan'ın ele geçirilmesi ve daha sonra aynı hatta bulunan Serakib'e doğru harekete geçilmesi ve Serakib’in güneyinde 2 yerleşim yerinde kontrolün sağlanması, rejim güçlerinin hedefe ulaşılması açısından önemli bir gelişme oldu. Böylece bölgedeki askeri de denge, Şam yönetimi lehine ciddi şekilde değişti.

NELER OLACAK?

Türkiye bölgede 12 gözlem noktası kurmuştu ve bu gözlem noktalarından 5’inin çevresi tamamen Suriye askerleri tarafından çevrilmiş durumda. Suriye ordusunun M4 ve M5 karayollarının tamamını kontrol altına alması durumunda geri kalan 7 gözlem noktasının da diğerleriyle aynı akıbeti yaşayacağı öngörülüyor. Bu sebeple, Türkiye hem gözlem noktalarını korumaya çalışıyor hem de, M4 ve M5 karayolunun bazı bölümlerini kontrol altında tutmak için çaba sarf ediyor.

Suriye ordusunun buradaki ilk hedefi de, Türk askerlerini gözlem noktalarından uzaklaştırmak ve Türk Silahlı Kuvvetleri’nin bölgeyi boşaltmasını sağlamak. Rejim güçlerinin bu sebeple geri çekilmeyeceği ve saldırılarını sürdüreceği öngörülüyor. Ankara, idlib’de kırılgan olan siyasi sürecin başarısız kalmasından oldukça kaygılı bu sebeple geri adım atmayacak ve bölge daha da kızışacak.

Öte yandan özellikle bölgede askerleri bulunan Amerika Birleşik Devletleri (ABD)’nin çatışmaların sürmesi için adımlar atabileceğide konuşuluyor. Çünkü Amerika savaşın devam etmesi taraftarı ve terör örgütü PKK/YPG ile Suriye’nin doğusundaki petrol bölgesinden çıkmak gibi bir niyeti yok. Yani ABD bu sebeple, bölünmüş Suriye sahasındaki etkinliğini devam ettirmeyi sürdürmek istiyor. Rejim güçlerinin ise, İdlib’e girmesi halinde, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad ve onu destekleyen Rusya, savaşın istedikleri gibi sonuçlanmasını büyük oranda sağlamış olacak.

TÜRKİYE HANGİ ADIMLARI ATACAK?

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgede faliyetlerin hızlanması konusunda adımların atıldığını belirtti. Ancak Türkiye'yi bu süreçte en çok sıkıntıya sokacak gelişme, Esad rejiminin bölgede yaşattığı katliamlar olacak. Öyle ki, rejim güçleri saldırılarını yeniden arttırdı ve sivil halka zarar vermeye başladı. Türkiye’nin bu süreçte kritik bir rolü olduğu aşikar. Cumhurbaşkanı Erdoğan, son açıklamasında Türk sınırına hareketlenen Suriyeli mülteci sayısının bir milyona ulaştığını ve Türkiye'nin tek başına bunun altından kalkmasının mümkün olmadığını kaydetti.

Ankara yönetimi bu sebeple, uluslararası toplumun rejim üzerinde daha fazla baskı oluşturmasını istiyor. İdlib'in kuzey bölgesindeki Türk sınırına 30-35 kilometrelik bir alanda Suriyelilerin barınmasını sağlayacak prefabrik evler yapmayı amaçlayan Türkiye, Almanya Başbakanı Angela Merkel'in yardıma hazır olduğunu söylemişti. Son gelişmeler ışığında Türkiye’nin, bu yöndeki mesajlarını özellikle Avrupa Birliği (AB) nezdinde yeniden tekrarlayacağı öngörülüyor.