İdlib’de ateşkes sonrası yaşanan gelişmeler

Suriye resmi haber ajansı SANA, geçtiğimiz günlerde  Suriye Devleti’nin “Gerginliği Azaltma Bölgesi Antlaşması’nın uygulanması şartıyla” ateşkes yapmayı kabul ettiğini duyurmuştu. ABD bu ateşkes sonrası hangi açıklamayı yaptı? İdlib’teki en güçlü grup olan HTŞ ne tepki verdi?  Taraflar ateşkese uyuyor mu? Yaşanan son gelişmeler..

İdlib’de ateşkes sonrası yaşanan gelişmeler

Esad ateşkesi kabul etti

1 Ağustos tarihinde Suriye resmi haber ajansı olan SANA; askeri kaynaklara dayandırdığı haberinde, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ın İdlib’te ateşkes yapmayı kabul ettiğini duyurmuştu. İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesi Anlaşması’nın uygulanması şartıyla ateşkes yapmayı kabul edeceğini açıklayan Esad, muhaliflerin elindeki ağır silahları bölgeden kaldırması ve Gerginliği Azaltma Bölgesi’nden 20 kilometre geriye çekilmesi gerektiğini belirtmişti.

Rusya’dan gelen açıklama

Suriye Devleti’nin İdlib’te ilan ettiği ateşkes sonrası Rusya’dan Türkiye’ye İdlib çağrısı geldi. Ateşkesin ardından Türkiye’nin cephe hattındaki silahlı grupları geri çekmesi gerektiğini belirten Rusya, duyurulan ateşkese rağmen İdlib’teki militanların silah bırakmadıklarını açıkladı. Açıklamayı yapan General Aleksey Bakin, silahlı grupların yapılan ateşkese uymadığını ve Beşar Esad’ın doğduğu yer olan Lazkiye şehrindeki Kardaha bölgesine füze saldırısı düzenlediklerini duyurdu. Bu saldırının ise İdlib bölgesindeki Cebel-Şabo kasabasından yapıldığını kaydetti.

HTŞ: Çekilmiyoruz

İdlib’teki en etkin silahlı grup olan El Kaide’nin eski uzantısı Heyet Tahrir el-Şam(HTŞ), Suriye Devleti tarafından ilan edilen ateşkes sonrası bir açıklama yayınladı. İdlib’in büyük bir kısmını ve Hama, Halep, Latakya gibi bölgelerin bir bölümünü elinde tutan HTŞ, silahsızlandırılmış tampon bölgeden çekilmeyeceklerini ve herhangi bir ateşkes ihlali sonrası anında cevap vereceklerini açıkladı. Öte yandan HTŞ lideri Ebu Muhammed Cevlani, yapılan ateşkesin Astana Anlaşması ile bir ilgisinin bulunmadığını belirtirken, Astana Anlaşması’nı da bir ihanet olarak değerlendirdi. Bir diğer yandan; 23 ÖSO grubunun çatısı konumunda olan ve Türkiye’nin de desteklediği Ulusal Kurtuluş Cephesi ise yaptığı açıklama ile ateşkese uyacaklarını ama Rejim tarafından gerçekleştirilecek herhangi bir saldırıya anında karşılık verileceğini kaydetti. 

 ABD: ''Çabaları takdir ediyoruz''

ABD Dışişleri Başkanlığı Sözcüsü Morgan Ortagus, İdlib için yapılan ateşkes sonrası bir açıklama yaptı. Morgan; “ABD, Suriye’nin kuzeybatısında ateşkes ilan edildiği haberlerini memnuniyetle karşılamaktadır, ancak asıl önemli olan şey sivilleri ve sivil altyapıyı hedef alan saldırıların sonlanmasıdır” ifadelerini kullandı. Yaptığı açıklama ile Türkiye ve Rusya’nın çabalarını takdir ettiklerini belirten Morgan, her iki tarafında Soçi Mutabakatı çerçevesinde çalışmaya devam ettiklerini ifade etti. Açıklamalarını sürdüren Morgan; “ABD, Suriye’de askeri bir çözüm olmadığına inanmaktadır. Suriye’de sadece siyasi çözüm, tüm Suriyelilere güvenli ve istikrarlı bir gelecek sağlayabilir” değerlendirmelerinde bulunurken, askeri değil siyasi ve diplomatik çözümlerden yana olduklarını belirtti. 

Cumhurbaşkanı’ndan Suriye açıklaması

İstanbul-İzmir Otoyolu açılış töreninde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye’deki yaşanan son gelişmeler hakkında açıklamalarda bulundu. “Afrin’e Cerablus’a, El-Bab’a girdik. Şimdi de Fırat’ın doğusuna gireceğiz. Biz bunu Rusya ile de ABD ile de paylaştık. Taciz atışları devam ettikçe bizim sessiz kalmamız mümkün değildir. Biz bir yere kadar sabrederiz, o sabrın da bir sonu var” diye konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, İdlib’teki son gelişmeler hakkında ise açıklama yapmadı. 

Yaşanan son gelişmelere baktığımızda;

Mart 2015’te muhaliflerin kontrolüne geçen İdlib, muhaliflerin kalesi konumunda olması sebebiyle sürekli gündemde. Suriye Devleti’nin; Halep, Hama, Doğu Guta, Deraa, Kuneytra, Yermuk, Humus gibi bölgeleri muhaliflerin elinden geri alması ile buradaki tüm silahlı gruplar İdlib’e tahliye edildi ve kentte 4 milyonluk bir nüfus yoğunluğu oluştu. Hem silahlı grupların kendi aralarında çatışmaları hem de Rejim güçlerinin İdlib’i geri almak istemesi sebebi ile sivil ölümlerden endişe eden dünya, uzun zamandır İdlib’e yönelik takibini sürdürmekte.

Türkiye ise oluşabilecek herhangi bir olumsuz durum sonrası sınırlarına mülteci akını olmaması için gerginliklerin azaltılması yönünde çalışmalarını sürdürmekte. Özellikle Astana ve Soçi süreçleriyle birlikte İran ve Rusya ile çalışmalarını güçlendiren Türkiye; bölgedeki gerginliklerin azaltılması, iki tarafın da ateşkes kararlarına uyması, bölgenin ağır silahlardan arındırılması, barış ve huzur ortamının oluşması yönündeki çabalarını devam ettirmekte.