İdlib, Türkiye ile Rusya'nın arasındaki ilişkileri nasıl etkiler?

İdlib’de Esad rejiminin düzenlemiş olduğu ikinci bir saldırı sonucu bölgedeki gerilim hat safhaya yükseldi. Kremlin’den İdlib’e yönelik endişelerin sürdüğüne yönelik açıklamalar gelirken Türk Silahlı Kuvvetleri bölgeye yığınak yapmaya devam ediyor. Her iki taraftan da gerilimi azaltıcı açıklamalar gelsede sahadaki gerginlik Türkiye ve Rusya ilişkilerine hangi ölçüde etki edebilir, ekonomik anlaşmalar başta olma üzere iki ülke arasındaki diplomasi İdlib’e feda edilir mi?

Rus heyeti ile görüşmeler devam ederken resim tarafından gerçekleştirilen saldırıda 5 Türk askeri şehit olurken 5 tanesi de gazi oldu. Görüşmelerden bir sonuç çıkmazken dün, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ile görüşmesinin ardından rejime şubat ayı sonuna kadar verilen sürenin daha erkene alınabileceği aktarıldı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan rejim tarafından ilk saldırının gerçekleştirilmesinin ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlamış ve ilişkilerin seyrine yönelik ipuçları vermişti. İşte Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Rusya ile ilgili olan açıklamalarının satır başları:

“Biliyorsunuz bizim şu anda Rusya ile çok ciddi stratejik girişimlerimiz var. Bunlardan bir tanesi, özellikle de çok kararlı şekilde başlattığımız nükleer enerji meselemizdir ve rakam orada çok çok ciddidir. Şu anda onun inşa süreci devam ediyor. 300'ün üzerinde mühendisimiz Rusya'da yetiştirildi ve bunlar yetiştikçe de gelip burada çalışmaya devam ediyorlar. Bu bir defa önemli.

İkincisi, Türk Akım Projesi de çok büyük önem arz ediyor ve oradan malum Avrupa'ya geçiş var. Bir diğer adım, şu anda doğalgazımızı, bildiğiniz gibi çok ciddi bir oranda Rusya'dan alıyoruz. Bu da bizim için önem ifade ediyor, çünkü stratejik bir yatırım.

Şu anda Rusya ile aramızda bir diğer önemli adım da S-400 konusu. Bizim S-400’den geri adım atmamız diye bir şey söz konusu değil. Toplam ticaret hacmimize baktığımız zaman da şu an diyebilirim ki belki en düşük rakamdayız ama yine 20 ila 25 milyar dolar arasında bir ticaret hacmi görünüyor. Bu yıl temennimiz o ki inşallah çok daha fazla olacaktır.

Tabi Rusya ile turizm noktasındaki ilişkilerimiz de iyi bir noktada. Malum, birinci sırada Rusya. Almanya ikinci sıraya düştü. Bunlar bizim için önem arz ediyor. Bu bakımdan bunları biz görmemezlikten gelemeyiz. Onun için de tabi her şeyi oturacağız konuşacağız. Öfke ile değil… Çünkü öfke ile kalkan zararla oturur. Ama tabi nerede öfke, nerede zarar bunların da tespitini yapmak, istişare ile kararını vermek önem arz ediyor. Şu anda durum bu.”

101 REJİM UNSURU ETKİSİZ HALE GETİRİLDİ

Milli Savunma Bakanlığı (MSB) resmi Twitter hesabında ve internet sitesinde konuyla ilgili yapılan açıklamada, “Şu ana kadar bölgede tespit edilen 115 rejim hedefi derhal ateş altına alınmış, çeşitli kaynaklardan edinilen ilk bilgilere göre 101 rejim unsurunun etkisiz hale getirildiği, 3 tank ve 2 top/havan mevziinin tahrip edildiği, ayrıca 1 helikopterin isabet aldığı öğrenilmiştir. Belirlenen hedeflere meşru müdafaa kapsamında atışlar devam etmektedir.

Şehit ve yaralı silah arkadaşlarımızın kanı yerde bırakılmamış, bırakılmayacaktır. Bu menfur saldırıyı yapanlardan hesap sorulacak ve benzeri saldırılara karşı şimdiye kadar olduğu gibi meşru müdafaa hakkımız en sert şekilde kullanılacaktır. Gelişmeler yakından takip edilmekte ve gerekli tedbirler alınmaktadır. 

Bizleri derin bir acı ve üzüntüye boğan bu olayda hayatını kaybeden aziz şehitlerimize Allah’tan rahmet, kederli ailelerine, Türk Silahlı Kuvvetleri ile asil milletimize başsağlığı ve sabırlar, yaralılarımıza acil şifalar diliyoruz.” ifadeleri kullanıldı.

İLİŞKİLER FEDA EDİLİR Mİ?

İdlib’deki durum rahatsız edici olsa da Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da belirttiği üzere Türkiye ile Rusya arasındaki ilişkiler tamamiyle buruşturulup çöpe atılacak bir konumda değil. Enerjiden güvenliğe, turizmden savunma sanayiine kadar birçok alanda işbirliği bulunan iki ülkenin İdlib’teki sorunu , zorluklar olmakla birlikte, diplomasi yoluyla çözmesi bekleniyor.

Her ne kadar Türkiye, Rusya’ya daha çok ihtiyaç duyuyormuş gibi gözüksede aslında durum pek de öyle değil. Bölgenin en büyük donanmasına ve askeri gücüne sahip olan Türkiye, Rusya’nın güney sınırlarının güvenliği açısından hayati öneme sahip. Türkiye’de meydana gelecek olası bir sıkıntının direk Rusya’ya sıçrayacak olması veya Moskova’nın Ankara'yı doğrudan karşısına alarak sınırlarının hemen dibinde çatışma yaşayacağı bir güç bulmak istemesi, uçak krizinin de atlatıldığı düşünüldüğünde uzak bir ihtimal olarak gözükmektedir.

Bunların dışında Çin’in Rusya’nın arka bahçesi olarak addedilen Orta Asya’da etkisini artırması Moskova açısından sorun oluşturmaktadır. Bir tarafta ABD ve AB bulunurken bir tarafan Çin tarafından çevrenelecek olan Rusya’nın Türkiye gibi güçlü bir ülkeyle işbirliği yapması hatta bir eksen oluşturması kendi ülke çıkarlarına uygundur. Bununla birlikte Boğazlar'dan Karadenize yabancı ülkelerin askeri gemilerinin bölge ülkelerinin izni olmadan girememesi Rusya’nın güvenliği açısından hayati öneme sahiptir. ABD gemilerinin Karadenize rahatlıkla girebilmesi Türkiye’nin iznine bağlıdır.

Tüm bu denklemler düşünüldüğünde İdlib’in iki ülke arasındaki ilişkilerde ne kadar önemli olduğu sorgulanabilir ancak, uzun süreli işbirliğinin hedeflendiği ve ona göre adım atıldığı alanlarda, İdlib gibi meseleler güven kırıcı olabilirken bir diğer açıdan ilişkileri derinleştirecek etkilere sahip olabilmektedir. Türkiye ve Rusya, ilişkilerin uzun soluklu bir seyirde devam etmesi noktasında ortak iradeye ve samimiyete sahipse İdlib meselesi bir şekilde çözüme kavuşacak ve ilişkiler feda edilmeyecektir.