IBM 'Yüz Tanıma Teknolojisi'ni neden durdurma kararı aldı?

Amerika Birleşik Devletleri'nin önde gelen teknoloji üreticilerinden IBM, 'Yüz Tanıma Teknolojisi'ni durdurma kararı aldı. Şirketin kararı gündeme bomba gibi düşerken, karar gerekçe olarak ABD polis teşkilatının gösterilmesi dikkat çekti. George Floyd'un polis şiddeti sırasında hayatını kaybetmesinin ardından protestoların devam ettiği ABD'de, teknoloji devlerin IBM yüz tanıma teknolojisini neden durduruyor?

Bugün haber sayfalarında yer alan bir haber, teknolojiyi yakından takip eden şirketler ve kişilerde şok etkisi yarattı. Haberde yer alan bilgiye göre, IBM CEO’su Arvind Krishna’nın ABD Kongresi’ne gönderdiği mektupta, IBM’in bundan sonra genel amaçlarla kullanılmak üzere yüz tanıma teknolojisi veya analiz yazılımı geliştirmeyeceğini belirtiyordu.

Krishna mektubunda; Güven ve Şeffaflık İlkeleri gereği; kitle gözetimi, ırksal profil oluşturma, temel insan hakları ve özgürlüklerinin ihlali veya şirket değerleri ile tutarlı olmayan herhangi bir amaç için sunulan tüm yüz tanıma teknolojilerine karşı olduklarını ifade ederek, “Artık yüz tanıma teknolojisinin yerel kolluk kuvvetleri tarafından kullanılmasının gerekip gerekmediği ve nasıl kullanılacağı konusunda ulusal bir diyaloga başlama zamanının geldiğine inanıyoruz” diyordu.

Peki ya bu kararın perde arkasında ne var?

YÜZ TANIMA TEKNOLOJİSİNİN DEVLERİ HANGİ ŞİRKETLER?

Günümüz yazılımlarının en tartışmalılarından ‘yüz tanıma teknolojisi’, son on yılda büyük bir ilerleme kaydetti. Özel şirketler tarafından geliştirilen yazılım, en fazla kolluk kuvvetleri ve istihbarat servisleri tarafından ilgi görüyor. Kolluk kuvvetlerinin yanı sıra iş yeri sahipleri hırsızlıkların önlenmesi amacıyla, havalimanları güvenlik noktaları, satış ofisleri, bankalar ve eğlence sektörü yüz tanıma teknolojisinin en büyük müşteri grubunu oluşturuyor.

En büyük pazarlardan birisini oluşturan “Bulut Bilgi İşlem Sistemi” kapsamında milyarlarca kişinin verilerini data olarak saklayabilen sistem, “akıllı dünya” teknolojisinin bir parçası olarak görülüyor ve bu durum etik, toplumsal ve güvenlik kaygılarını da beraberinde getiriyor.

Bu alanlarda çalışan liderler;

- Android
- Amazon
- Apple
- Facebook
- Isvision

şirketleri sayılırken, şirketlerin ciroları ve bu alanda AR-GE için ayırdıkları bütçeler de milyar dolarları buluyor.

IBM YÜZ TANIMA TEKNOLOJİSİNİN NERESİNDE

1911 yılında ABD’de kurulan IBM, bilgisayar ve donanım üretimi, yazılım, servis hizmetleri, sunucu servisleri ve AR-GE departmanlarını bünyesinde barındıran önemli teknoloji şirketlerinden birisi.

Özellikle 1940 - 1970 yılları arasında sektörü domin eden, 1996’da ABD’de art arda dördüncü kez, IBM kendisine ait patent alma rekoru kıran IBM, 2010 yılında “2010 yılı Dünya’nın en değerli markaları” listesinde 2. sırada yer alıyordu.

Fakat günümüze gelindiğinde ise, Microsoft’u geride bırakan IBM’in çeşitli rakipleri var. Amazon, Facebook, Apple ve özellikle de Android başta gelenler olarak sayılabilir.

Son dönemde satışlarla da gündeme gelen IBM, 2018 yılında tepkilerin de odağındaydı. yüz tanıma teknolojisine yönelik önyargıyı ve endişeleri kırmak amacıyla 2018'de bir yüz tanıma modelinin genel veri kümesini yayınlayan IBM, Ocak 2019'da kullanıcıların rızası olmadan Flickr'dan yaklaşık bir milyon fotoğraflık başka bir veri setini paylaşmış, bu karar dünya genelinde büyük tartışmalara neden olmuştu.

Bugün, IBM CEO’su Krishna tarafından kaleme alınan ve ABD Kongresi’ne yazılan mektup bu nedenle soru işaretlerini de içerisinde barındırıyor. Sektörde, özellikle yüz tanıma teknolojisi alanında birçok firmanın kendisini sollaması IBM’e bu kararı aldırmış olabilir mi?

Irkçılık temelli protesto eylemlerinin devam ettiği ABD’de, IBM’in özellile ‘polis teşkilatları içerisinde reforma ihtiyaç duyulduğu’nu gerekçe göstererek AR-Ge çalışmalarını yüz tanıma teknolojileri alanında durdurması, şirketin zararını kapatmak için aldığı bir önlem de olabilir.

Çekildiği alanda önemli bir boşluğa neden olmayacak olan IBM’in, özellikle bulut sistem üzerinde Çin’de inşa etmeye çalıştığı yeni ‘akıllı dünya’ ise merakla bekleniyor.