Süpergüçlerin hipersonik füze rekabeti kızışıyor

Yeni teknolojilerin geleneksel savunma sistemlerini yetersiz kılması nedeniyle ABD, Rusya ve Çin gibi süpergüçler, hipersonik füze çalışmalarına ağırlık vermeye başladı. Peki nedir bu hipersonik füzeler? İşte büyük güçlerin yeni nesil füze rekabetine dair son gelişmeler…

Gelişen teknolojiyle birlikte geleneksel savunma sistemleri yetersiz kaldı. Büyük güçlerse son dönemde hipersonik füze çalışmalarına ağırlık vermeye başladı. Bunun en önemli nedeni, hipersonik füzelerin diğer savunma sistemlerine göre üstünlük sağlaması. Hız bakımından oldukça gelişmiş olan bu füzeleri, yakalayabilecek veya etkisiz hale getirebilecek füze savunma sistemi günümüzde bulunmuyor. Bu nedenle ülkeler, hipersonik füze çalışmalarına büyük ölçüde kaynak ayırıyor.

Hipersonik füzelerle yapılan çalışmalar sır gibi saklanıyor. Bu nedenle şu ana kadar resmi olarak açıklanan operasyonel bir füze bulunmuyor. Bu güne dek geliştirilmiş tüm ağır savunma araçlarını, yok edebilecek güce sahip olması beklenen bu füzelerin, yüksek caydırma özelliğine sahip olduğu düşünülüyor.

YENİ SİLAHLAR YENİ DENGELER

Rusya, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve Çin tarafından yapılan askeri harcamalar hipersonik teknolojisine yön veriyor. ABD ordusunda hipersonik araştırmalar biriminin müdür yardımcısı Mike White, yakın zaman önce yaptığı bir basın açıklamasında, bu alandaki gelişmelerin güçlü rakiplerinin hakimiyetlerine meydan okuma girişimleriyle gerçekleştiğini söyledi. Ayrıca ABD Hava Kuvvetleri, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamayla bir ay içinde hipersonik füze test edeceğini duyurdu.

Daha önce Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin de hipersonik füzeler ile ilgili çalışmalar yürütüldüğünü açıklamıştı. Çin’in ise ses hızını 10 kat aşabilen DF-ZF adında bir hipersonik planör geliştirdiği biliniyor. Bununla birlikte  Fransa, Hindistan ve Japonya gibi ülkeler de, bu teknolojiyle ilgili adımlar atmaya başlamış durumda. Bu da, silahların geleceğe yönelik kavramsal bir düşünce olmaktan elle tutulur askeri güç unsurlarına dönüştüğüne işaret etmekte. 

Rusya’nın hipersonik silahlara ilgisinin temelinde, ABD tehdidi yatarken, Çin’in son on yılda hipersonik silahlara atfettiği büyük önemin ardında ise ABD, Hindistan, Japonya ve Kore gibi bölgesel rakiplerinin füze savunması alanında kazandıkları kabiliyetler yatmakta.

 

GELECEĞİN FÜZESİ Mİ?

Süpergüçlerin füze yarışı hipersonik teknolojisi üzerinde yoğunlaşmış durumda. Ancak teknolojinin işe yarayıp yaramayacağına dair sorular akılları kurcalamaya devam ediyor. Bununla birlikte bu teknolojiyle ilgili ilk göze çarpan detay, ABD’nin yarım asırdır yüz milyarlarca dolar harcayarak geliştirdiği ve balistik füzelerin daha uzaydayken vurulmasını amaçlayan füze savunma kalkanının, hipersonik silahlar karşısında etkinliğini büyük oranda yitirecek olması.

Çünkü hipersonik silahlar uçuşlarını uzayda değil, atmosfer içerisinde veya füze savunma silahları açısından ölü bölge kabul edilen atmosfer-uzay sınırında gerçekleştirmekte. Bu durumda üst katman olarak tabir edilen uzayda önleme yapılmasına yönelik SM3 ve GBI gibi savunma sistemleri işlevsiz kılınmakta.

Keza, alt katman adıyla da bilinen terminal safha füze savunma sistemleriyle karşı karşıya geldiklerinde, hipersonik silahlar bu kez manevra yapabiliyor olmaları sayesinde füze tespit-takip-angajman radarlarıyla füze savunma sistemlerinin kaplama sahalarının etrafından dolaşabileceklerdir.