Hindistan’ın Nükleer Doktrini

Hindistan’ın 5 Ağustos'ta Cammu Keşmir’e ayrıcalık tanıyan anayasa maddesinde değişiklik gerçekleştirmesi Pakistan ile arasında gerginliğe neden olmuştu. Pakistan tarafından Hindistan’a yönelik bir dizi diplomatik hamleler gerçekleştirilmişti ve Keşmir Kontrol Hattı’nda askeri gerilim yaşanmıştı. Cammu Keşmir’e ayrıcalık tanıyan Anayasa maddesinin değişikliğinin ardından Hindistan, iki ülke arasında yaşanan gerginliği bir üst seviyeye taşıyacak olan nükleer doktrindeki değişik gündeme taşıdı.

Hindistan’ın Nükleer Doktrini

Pakistan Başbakan’ı İmran Han’ın 21-24 Temmuz tarihlerinde ABD’ye gerçekleştirdiği ziyaretinin ardından Güney Asya’da dengeler değişmişti. Ziyaretin ardından ABD’nin bölgede Pakistan’ı mali ve askeri yönde destekler adımlar atması Hindistan ile Pakistan arasında siyasi ve Keşmir Kontrol Hattı’nda askeri gerginliğin yaşanmasına sebebiyet vermişti.  
 
Pakistan ve ABD arasında gerçekleşen siyasi ve askeri yakınlaşma en büyük rahatsızlığı uzun süredir Hint-Pasifik bölgesinde ABD ile ortak stratejiler geliştiren Hindistan’a vermekte. Hindistan tarafının yaşanan yakınlaşmalardan duymuş olduğu rahatsızlıktan ötürü Keşmir özelinde bir takım politik değişimlere gitmişti. Son olarak Hindistan Savunma Bakanı Rajnath Singh tarafından, Hindistan’ın yıllardır benimsediği nükleer politikasında değiştirilebileceğine yönelik açıklamalarda bulundu.  
 
Nükleer doktrin 
 
2003 yılında yayınlanan Nükleer Doktrin kapsamında Hindistan nükleer silahları yalnızca olası bir nükleer saldırı karşısında misilleme amaçlı kullanmayı taahhüt ediyor. Ülke topraklarına ya da ülke dışındaki Hint askeri varlığına karşı yapılacak olası bir nükleer saldırıyı kapsayan doktrini ayrıca kimyasal ya da biyolojik saldırılara karşı da misilleme yapılmasını kapsamakta ayrıca doktrin, Hindistan’daki hükümetlere, kaynakları güvenilir ve caydırıcı oranda nükleer güç inşa etme ve devamlılığı sağlama yetkisi vermektedir. 
 
Pakistan’ın ABD ile gelişen ilişkilerinin ardından Hint-Pasifik bölgesinde ABD’nin müttefiki olan Hindistan yaşanan yakınlaşmadan en büyük rahatsızlığı duymuştu. Bu bağlamda Hindistan Keşmir özelinde Pakistan’a yönelik birtakım politikalar gerçekleştirmişti ve son olarak gerçekleştirilen politikaları, Hindistan’ın yıllardır benimsediği “Nükleer silahı kullanan ilk taraf olmama” politikasını değiştirebilecek olması takip etti.  
 
Hindistan Savunma Bakanı Rajnath Singh’ın Rajatsthan eyaletinde bulunan Pokhran şehrindeki nükleer deneme merkezinde gazetecilere yaptığı açıklamada, ülkesinin, herhangi bir ülkeye karşı nükleer güç kullanan ilk taraf olmayacağını taahhüt ettiği nükleer politikasında değişime gidebileceğini bildirdi. Hükümetin doktrinin gereklerini kararlı bir şekilde uyguladığını savunan Singh, ancak “gelecekte neler olacağını şartlara bağlı olduğunu” aktardı. Singh’in nükleer sinyaline yönelik Pakistan tarafından yanıt verildi ve Başbakan Han, BM’yi ve uluslararası toplumu, Hindistan’ın nükleer cephaneliğini güvence altına akmak için adım atmaya davet etti.  
 
Başbakan Han Twitter üzerinden yaptığı açıklamada, “Dünya, faşist ve ırkçı Hindu milliyetçisi Modi hükümetinin kontrolündeki Hindistan’ın nükleer cephaneliğinin güvenliğini ciddi şekilde dikkate almalı.” ifadelerini kullandı. 
 

Hindistan’ın nükleer doktrinde değişiklik yapabilecek olmasının gündeme gelmesi sadece bölgeyi değil, dünyayı da etkileyen bir sorundur. Ayrıca 4 milyon Müslüman Hint’in vatandaşlıklarının iptal edilme tehlikesiyle karşı karşıya olması ve 9 milyon Keşmirlinin de Hindistan tarafından iletişim kısıtlamasına maruz kalmış olması altı çizilmesi gereken hususlardandır.   
 
Cammu Keşmir’in özel statüsünün kaldırılması 
 
Hindistan yarım asırdan uzun süredir Cammu Keşmir’e ayrıcalık tanıyan Anayasa’nın 370’inci maddesini 5 Ağustos'ta iptal ederek bölgenin özel statüsünü kaldırmıştı. Cammu Keşmir’i iki birlik toprağına ayıran “Cammu Keşmir’in Yeniden Yapılandırılması Teklifi” federal parlamentonun üst kanadını olan Eyaletler Meclisi’ne (Rajya Sabha) ardından federal parlamentonun alt kanadı olan Halk Meclisi’ne (Lok Sabha) sunulmuştu. Pakistan tarafının itirazları ve kınamalarına rağmen teklif iki meclis tarafından da onaylanıp kabul edilmişti. 
 
Alınan kararı kınayan Pakistan yönetimi, Hindistan’ın kararla birlikte bölgenin demografik yapısını değiştirmeyi amaçladığının ve alınan kararın bölgede yaşayan Müslümanların haklarının ihlaline neden olacağını ileri sürmüştü. Pakistan, Cammu Keşmir’e ayrıcalık tanıyan anayasa maddesinin iptal edilmesi sonucunda Hindistan ile diplomatik ilişkilerin seviyesini düşürme kararı almış ve Hindistan’dan İslamabad’daki büyükelçisini geri çekmesini istemişti. Son olarak Pakistan, Hindistan ile ticari ilişkilerini de resmi olarak askıya almıştı.  
 
Pakistan Başbakanı Han, Hindistan’ın Keşmir politikasına ilişkin Twitter hesabından paylaşımdan, "Faşist, Hindu Üstüncüsü (Narendra) Modi hükümeti bilmelidir ki, ordular, militanlar ve teröristler, üstün güçler tarafından yenilgiye uğratılabilse de tarih bize, bir ulusun özgürlük mücadelesinde bir araya geldiğini ve ölmekten korkmadığını gösteriyor. Hiçbir güç, onun bu hedefine ulaşmasını engelleyemez." paylaşımında bulunmuştu.