Türkiye Hilafete geçebilir mi?

Ayasofya Camii'nin açılmasının ardından Gerçek Hayat isimli derginin 'Hilafet' çağrısı yapması nedeniyle gündem bir anda değişirken bu kavramın anlamı da merak konusu oldu. Peki Türkiye Hilafete geçebilir mi? Halifelik, Halife ve Hilafet ne demek? Detaylar haberimizde...

Yeni Şafak gazetesinin haftalık dergisi Gerçek Hayat'ın kapağında "Şimdi değilse ne zaman, sen değilsen kim? Hilafet için toplanın" yazısı nedeniyle hilafet kavramı konusu bir anda tartışılmaya başladı. Peki Halifelik ne demek, Hilafet nedir? Ne zaman kaldırıldı? İşte merak edilen sorunların cevapları...

Hilafet, halifelik olarak da anılıyor. Halife ise bir kimsenin yerine geçme, onu temsil eden kimse demektir. Devlet başkanları için kullanılır, diğer bilinen adı ise imamettir. Hilafet, İslamiyette 4 büyük halife ile bilinir.

HİLAFET NE DEMEK?

Sözlükte "birinin yerine geçmek, bir kimseden sonra gelip onun yerini almak, birinin ardından gelmek/gitmek, yerini doldurmak, vekâlet veya temsil etmek" anlamlarına gelir. Terim olarak İslâm devletlerinde Hz. Peygamber'den sonraki devlet başkanlığı kurumunu ifade eder.

Müslüman toplumlarda devlet başkanlığına hilâfet denmesi, halifenin risâlet görevi hariç Hz. Peygamber'in yerine geçerek onun dünyevî otoritesini temsil etmesi, yeryüzünde dinin hükümlerini uygulamak, dünya işlerini düzene sokmak üzere Allah'ın yeryüzündeki hâkimiyetini veya bütün müminlere ait olan hilâfet ve yetkiyi temsil etmesi gibi sebeplerle açıklanır. Dolayısıyla bu makamdaki kişiye "halîfetü resûlillâh" da denilmiştir.

Gerçek Hayat dergisinin yayınladığı kapak görseli

 

HALİFE NEDİR?

Halîfe ise (çoğulu hulefâ, halâif) "bir kimsenin yerine geçen, onu temsil eden kimse" demektir ve devlet başkanı için kullanılır. Devlet başkanlığının bir adı da imâmettir. Devlet başkanına, Resûl-i Ekrem'in vekili olarak onun adına toplumu yönettiği için halife, önder ve lider olması sebebiyle de imam denildiği bilinir. Hz. Ömer devrinden itibaren "emîrü'l-mü'minîn" tabirinin halife yerine kullanıldığı ve ileri dönem kaynaklarında cemaatle kılınan namazlardaki imamlıktan ayırmak için devlet başkanlığına "imâmet-i kübrâ" (imâmet-i uzmâ) denildiği görülür. Şiî literatüründe ise imâmet terimi daha yaygın olarak kullanılmıştır.

Kur'ân-ı Kerîm'de hilâfet kelimesi yer almadığı gibi halife de terim anlamıyla geçmez; ancak halife, halâif ve hulefâ kelimeleri kullanılarak insanın Allah'ın yeryüzündeki halifesi olduğu sıkça tekrarlanır (el-Bakara 2/30; el-En'âm 6/165; Yûnus 10/73; en-Neml 27/62; Fâtır 35/39; Sâd 38/26).

Hadis kaynaklarında hilâfet kelimesiyle birlikte halife, imam, emîr kelimelerinin de yer aldığı ve bunlarla, ileride oluşacak terim anlamına da zemin hazırlayabilecek şekilde "devlet başkanı, yönetici, lider" gibi anlamların kastedildiği görülür. Çeşitli hadislerde âdil devlet başkanı övülüp onun kıyamet günü Allah tarafından gölgelendirilmek suretiyle mükâfatlandırılacağı belirtilir. Zalim devlet başkanı yerilmekte, devlet başkanının tıpkı bir çoban gibi emri altındakilerin sorumluluğunu taşıdığı, onun bir koruyucu olduğu ve mâsiyeti emretmediği sürece kendisine itaat etmek gerektiği, hilâfetin Kureyş'e ait olduğu ve halifelerin Kureyşli oldukları/ olmaları gerektiği, iki halifeye biat edilmesi halinde diğerinin/sonrakinin öldürülmesi icap ettiği, gerçek anlamda hilâfetin otuz yıl süreceği ve daha sonra saltanata dönüşeceği kaydedilmektedir. Ancak hadis mecmualarında yer alan bu rivayetlerin, özellikle de halife ve hilâfet kelimelerine terim anlamı yükleyip Hz. Peygamber'in vefatının ardından baş gösteren iktidar mücadeleleriyle doğrudan ilgi kurulabilecek bir içeriğe sahip olanların sıhhati konusunda tereddütler bulunmaktadır.

HALİFE İLE HİLAFET ARASINDAKİ FARK

Hilafet islami siyâsî ve hukukî yönetim makamına ve yönetime verilen isimdir. Halife ise Hilafet makamındaki kişiye denir.

HALİFELİK NE ZAMAN KALDIRILDI?

Halifelik, 3 Mart 1924 günü Urfa vekili Şeyh Saffet Efendi ve elli üç arkadaşının hazırladığı, hilâfetin kaldırılmasına dair on iki maddeden oluşan bir kanun teklifi ile kaldırıldı.

HİLAFET NEDEN KALDIRILDI?

Osmanlı zamanında olan hilafet sistemi 1924’te kaldırıldı. Fakat ilk başta 1 Kasım 1922 yılında saltanat kaldırılmıştı. Bu şekilde Sultan-Halife gibi, çifte görevi bulunan Osmanlı hükümdarının elinden egemenlik hakları, devlet yetkileri alınmış oldu.

Eski Osmanlı hükümdarına yalnızca, dinî başkanlık yetkileri verilmişti. Hükümet, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin seçtiği Halife Abdülmecid Efendi’den, yalnızca “Müslümanların Halifesi” (Halife-i Müslimin) unvanını kullanmasını, gösterişli hareketlerde bulunmaması talep edildi. Abdülmecid, halife seçilmesinin ardından kendisine verilen talimata aykırı olarak, Müslümanların Halifesi unvanından başka unvan ve sıfatlar taşıyarak, Cumhuriyet hükûmetinin talimatı dışına çıkmıştı.

3 Mart 1924’te, “Hilafetin İlgasına ve Hanedan-ı Osmaniye’nin Türkiye Cumhuriyeti Memalik-i Hariciyesine Çıkarılmasına Dair Kanun”la birlikte hilafet 

ortadan kaldırılmış oldu. Türkiye’de laik bir cumhuriyet devleti olma yolunda önemli bir hamle yapıldı. Hilafetin kaldırılması, Türkiye’de ve dünyada geniş yankı uyandırdı.

Hilafetin kaldırıldığı 3 Mart 1924’te, bir diğer kanunla da Şer’iye ve Evkaf Vekaleti (Bakanlığı) kaldırıldı. Şer’iye ve Evkaf Vekaleti’nin kaldırılmasının ardından, bu vekalet tarafından yönetilen okullar ve medreseler de kaldırılmış oldu. Ayrıca aynı gün, Erkan-ı Harbiye-i Umumiye vekaleti de kaldırıldı. Bu şekilde ordu-siyaset çatışmasının da önüne geçildi.