Hediyeleşme ve İmgesel Diplomasi

İnsanlar arasında “hediyeleşme”, tarafların birbirlerine yakınlaşmalarına, dostlukların, sıcak bağların kurulmasına, iş birliklerin gelişmesine imkân sağlayan nezaketli bir davranış biçimidir. Sosyal hayatın en önemli örf ve adetlerinden olan hediyeleşme toplumun en alt kademesinden devlet başkanlarına kadar ulaşarak bir söylem politikası halini almıştır. Peki hediyelerin altında neler gizli? Asıl amaç nedir?

Hediyeleşme ve İmgesel Diplomasi

Hediyeleşme bazı durumlarda dostluğun bir nişanesi olurken bazı durumlarda da karşı tarafa söylenmek istenenleri de taşıyan bir imgeye dönüşebiliyor. Diplomasi dilinin nesnelere tezahürü olan bu yaklaşım pek çok devlet adamı tarafından tarih boyunca kullanıla gelmiştir. Öyle ki pek çok devlet adamı diplomatik açıdan söylenmesi mümkün olmayan mesajlarını karşı tarafa bazen nesnelerle bazen de fotoğraflarla iletirler.

YAVUZ SULTAN SELİM VE ŞAH

Yavuz Sultan Selim, karşı tarafı hayrete düşürecek ve etkin şekilde imgesel diplomasiyi kullanıyordu. Sultan’ın yapmış olduğu en iyi imgesel diplomasi, o dönemde İran Hükümdarı olan Şah İsmail ile arasında yaşanan hediyeleşme diplomasisidir. Şah İsmail, Yavuz Sultan Selim’e içerisinde çeşit çeşit değerli taşların ve kıymetli atlas kadife kumaşların olduğu bir sandık gönderir. Gönderilen sandık açılır açılmaz, etrafa pek fena bir koku yayılır. Önce hiç kimse bir anlam veremez, nadide mücevherlerle dolu sandıktaki bu fena kokuya fakat daha sonra mesele anlaşılır. Şah İsmail kendine yaraşır şekilde sandığın dibine insan dışkısı koydurtmuştur.

Şah İsmail’in bu hamlesinin ardından Yavuz Sultan Selim’de kendine has şekilde Şah’a hediye gönderir. Şah ile aynı şekilde değerli mücevher ve kumaşlarla süslü bir sandık hazırlatır. Sandığın içine, o zamanın en nefis gül kokulu lokumlarından hazırlanmış bir kutu yerleştirilir. Kutunun altına da bir satırlık yazıdan ibaret bir pusula iliştirilir ve Şah’a gönderilir. Şah’ın huzurunda sandık açılır açılmaz, etrafa mis gibi gül kokusu yayılır. Hediyeler takdim edildikten sonra, görevliler Şah İsmail’e lokumdan ikram eder. Daha sonra görevliler, huzurda bulunanlara teker teker lokum ikram etmeye başlarlar. Bütün olup bitenlere anlam veremeyen Şah’ın şaşkınlığını gidermek için görevliler kutunun altına iliştirilmiş olan pusulayı uzatır. Pusulayı okuyan Şah’ın yüzünde, bu sefer, şaşkınlığın yerini büyük bir utanç ifadesi alır.

Pusula, “İSMAİL, HERKES YEDİĞİNİ İKRAM EDER”

II. ABDÜLHAMİD HAN “İMGE DİPLOMASİSİ”

Hediyeleşme diplomasisinde pek çok örnek mevcuttur. Bunlardan birisi de imgesel diplomasidir. İmgesel diplomasiyi de en iyi şekilde kullanan ve geliştirenlerden birisi de Osmanlı Sultanı 2’inci Abdülhamid Han’dır. Tekniğe ve yeniliğe çok açık olan Sultan II. Abdülhamid, Batı’da ülkesini daha iyi tanıtmak amacıyla bir fotoğraf albümü diplomasisi geliştirdi. Saraya aldığı fotoğrafçılara ülkeden fotoğraflar çektirip bu fotoğrafları albüm yaptıran Sultan Abdülhamid, ABD’ye ve Avrupa ülkeleri devlet adamlarına gönderdi.

Diğer taraftan usta bir marangoz olan Abdülhamid Han, imal ettiği ahşap ürünleri de hediyeleşme diplomasisinde etkin bir şekilde kullanıyordu. Nitekim Bağdat ve Cenup demiryolu hattında ihaleye çıkmadan önce Sultan Abdülhamid Han, imal ettiği ahşap bir treni Alman imparatoru 2’inci Wilhelm’e göndererek Almanya’yı da ihaleye davet etmişti.

Abdülhamid Han, batılı devletler ile kurduğu yakın ilişkileri doğulu devletlerle sağlamış olduğu ilişkilerle dengeledi. Doğuda Japonya ile yakın ilişkiler içerisine giren Abdülhamit Han, Japon imparator ile sık sık mektuplaşır ve hediyeleşirdi. Yakın ilişkiler kuran iki liderin dostane ilişkileri, 1889 yılında Japon İmparator Meji’nin yeğeni Prens Komatsu’nun İstanbul’a gelmesiyle daha da gelişir ve Prens Komatsu ile Abdülhamid Han’a mektup gönderen Japon İmparator, mektubunda Abdülhamid Han’dan İslam dini, ilim ve teknolojisi hakkında bilgiler gönderilmesini rica eder.

Japon İmparator Meji

 

Japon imparatorun ricası üzerine hazırlıklar yaptıran Abdülhamid Han, ilmi kitapların yanında teknolojik olarak da çalışmalar yaptırır. Teknolojiyle ilgili Yeni Kapı Mevlihanesi saat sanatkarı Musa Dede’den daha önce hiç yapılmamış bir eser ortaya çıkarmasını istemesinin ardından, semazen şeklinde, normal bir insan boyuna yakın, saatli bir robot yapılır. Sultan Abdülhamid Han’ın eseri gördüğünde “Bu bir alamet” demesiyle robotun ismi Alamet olarak kalıyor.

Alamet Robotu: Kaideye oturtulmuş gövdesi; saat başı sema ediyor, bu esnada kollarını açıyor, gümüş levhalardan yapılmış etekleri açılıyor ve aynı anda ezan okuyor. Tüm bunları yaparken yarım metre yürüyor, hem dönüyor ve ezan bitince de tekrar yarım metre geri giderek yerine dönüyor; kollarını ve eteklerini indiriyor.

Alamet, Ertuğrul Fıkrateyni vasıtasıyla, yazılmış özel bir mektup, hediyeler ve özel nişanlar ile beraber Japon İmparatoruna gönderilir. Abdülhamid Han’ın Japon imparatoruna duymuş olduğu samimiyetin bir göstergesi olan “Alamet Diplomasisi” iki ülke arasındaki dostana ilişkileri bugüne kadar sürdürdü.

MUSTAFA KEMAL ATATÜRK VE ADOLF HİTLER

Mustafa Kemal Atatürk de Osmanlı’dan gelen devlet adamları arasındaki hediyeleşme geleneğini sürdürmüştür. Atatürk, Alman Nasyonal Sosyalizminin lideri olan Adolf Hitler hediyeleşen liderlerdendir. Adolf Hitler, Alman halkının içinde bulunduğu ekonomik ve sosyal sıkıntıların etkisiyle kısa sürede güçlenmiş, mecliste çoğunluğu ele geçirmiş ve başbakan olmuştur. Cumhurbaşkanı Hindenburg'un ölümü ile de devlet başkanlığını ele geçirmiştir. Avrupa devletlerinin korkulu rüyası olan Adolf Hitler, Mustafa Kemal Atatürk'e saygı duymakta ve değer vermekteydi. Atatürk de iki ülke arasındaki ilişkileri geliştirmek, bölge ve dünya barışına katkıda bulunmak amacındaydı. Nitekim Atatürk, iki ülke arasındaki rutin resmi yazışmaların ve kutlamaların önüne geçmiş ve Adolf Hitler'e imzalı bir resmini göndermiştir.

Atatürk'ün, kendisine imzalı resmini göndermesinden büyük memnunluk duyan Adolf Hitler, bu memnuniyetini Mustafa Kemal Atatürk'e gönderdiği 13 Ağustos 1937 tarihli mektubunda şöyle ifade etmekteydi: "Bay Cumhurbaşkanı, Siz Ekselans, Büyükelçiniz Bay Hamdi Arpağ vasıtasıyla, bana kalbi temennilerinizle beraber resminizi göndermek lütfunda bulunmuşsunuz. Bu münasebetle siz Ekselans tarafından izhar buyurulan ve bütün Alman halkınca şükranla karşılanan dostane hislerden dolayı size samimiyetimi, teşekkürlerimi ifade benim için hakiki bir ihtiyaç olmuştur. Hakkımda gösterilen nezakete, milletlerimizi bağlayan dostluk münasebeti için yeni bir delil görüyorum. Bu fırsattan istifade ederek, Türk milletinin inkişafla devamı ve siz Ekselansın şahsi saadeti hakkında en hararetli temennilerimi sunarım.”

SİLAH PATLAR MI?

Simgesele diplomaside hiç şüphesiz en önemli gereç mimiksel hareketlerdir. Öyle ki el ile yapılacak bir hareket tüm ilişkileri altüst edeceği gibi zirveye de çıkarabilir. Nitekim 2018 yılında düzenlenen G7 Zirvesi'nde Avrupa Birliği Konseyi Eski Başkanı Donald Tusk'ın ABD Başkanı Donald Trump'ın sırtına iki parmağını silaha benzer biçimde doğrulttuğu fotoğrafın yayınlanması medyada büyük yankı uyandırdı.Twitter hesabı üzerinden fotoğrafa ilişkin açıklamada bulunan Tusk, "Dönemsel türbülanslar olsa da transatlantik dostluğu devam etmeli" ifadeleri ile fotoğrafı tekrardan paylaştı. Peki 

Tusk'ın fotoğrafı paylaşarak yaptığı açıklamada, dostluğa devam edilmeli ifadesini kullandı. Eğer ki dostluğa devam edilmezse silah patlar mı bilinmez ama Tusk twitter üzerinden yaptığı açıklamayla bunu ima etmiş olabilir. 

MASA ALTINDAN SOPA

2012 yılında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Barack Obama ile Suriye konulu bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. 36 dakika süren görüşmenin ardından Beyaz Saray görüşmeye ilişkin bir fotoğraf yayınladı. Yayınlanan fotoğrafta, Obama’nın görüşme esnasında elinde beysbol sopası tutması tartışma konusu oldu.

Tartışma konusu olan fotoğrafa ilişkin açıklamalarda bulunan Beyaz Saray Sözcüsü Caitlin Hayden,”Bu fotoğrafı sadece bir amaçla yayınladık, o da Başkan Obama'nın Başbakan Erdoğan ile devam eden yakın ilişkisini vurgulamak ve onların Suriye'de kötüye giden durum hakkındaki önemli görüşmelerine dikkati çekmek. Başkan, ABD'nin Türkiye ile işbirliği yaptığı bir dizi önemli konuda, Başbakan Erdoğan ile yakın ortaklık ve arkadaşlığına değer veriyor." İfadelerini kullandı.

Fotoğrafa ilişkin yapılan yorumlarda Obama’nın, masa altından Türkiye’ye sopa gösterdiği ve Suriye konusunda kontrolün kendisinde olduğunu kast ettiği ifade edildi. Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından yapılan açıklamada ise "Ben tabi sayın Obama’nın konuşmamız esnasında hangi pozisyonda olduğunu, neyle nasıl konuştuğunu göremem. Fotoğrafın doğruluğunu da bilemem. Ben yüz yüze ya da telefonla görüştüğüm Obama'yı bilirim. O da bana karşı gayet saygılı ciddi Obama'dır. Fotoğrafla ilgili mizahi söylemleri de önemsemiyorum." ifadelerine yer verildi.

RECEP TAYYİP ERDOĞAN VE DEVLET BAHÇELİ

Barış Pınarı Harekatı süresince Rusya ve ABD ile başarılı diplomasi yürüten Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Soçi’den dönüşünün ardından MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'yi evinde ziyaret etti. Bahçeli, ziyarete Cumhurbaşkanı Erdoğan'a "Hakan kaftanı" hediye etti. Peki Bahçeli'nin Barış Pınarı Harekatı hediyesi olarak hediye ettiği "Hakan kaftanının” sırrı ne?

Türk geleneklerine göre Hakan Kaftanı ‘Hükümdarlar hükümdarı’ anlamına geliyor. Devlet Bahçeli, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a kaftanı, eski Türk devletlerinde olduğu gibi devlet ve millet başı olarak Rusya ve ABD ile başarılı diplomasi yürüttüğü için verdi. Özel olarak yapılan kaftanının üzerinde Selçuklu motifleri bulunuyor. Türk geleneklerinde ‘Hükümdarlar hükümdarı’ anlamına gelen ve 19. yüzyılın ortalarına kadar kullanılan kaftanların üzerine cübbe, kürk ya da kapaniçe giyilirdi.

PUTİN VE TRUMP

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, diğer devlet başkanlarına verdiği hediyelerle sık sık gündem oluyor. 2018 yılında Finlandiya’nın Başkenti Helsinki’de Trump ile bir araya Putin’in Trump’a hediyesi yine gündem oldu. İki liderin orta basın açıklaması için sahnede bulunduğu sırada Putin, Donald Trump'a, Rusya'nın ev sahipliğini yaptığı 2018 Dünya Kupası topu hediye etti.

Kapalı kapılar ardında gerçekleşen ikili görüşmenin ardından Putin, Trump'a hediyesini sunarken "Bu topu sana veriyorum. Top şimdi sende" ifadelerini kullandı. Putin'in hediyesi karşısında şaşkınlığını gizleyemeyen Trump, "Onu oğlum Barron'a vereceğim" diyerek topu eşi Melania Trump'a attı. Putin’in Trump’a hediye ettiği top ve hediye ederken kullandığı ifadelerle görüşmelerin kendisi açısında sonlandığını göstererek sonrasının Trump’a bağlı olduğunu göstermiş oldu.

Kim Jong-Un, 25 Nisan 2019’da Vladivostok’ta bir araya geldiği Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e geleneksel bir kılıç hediye etti. Putin ise Kim’e bir süvari kılıcı ile bir çay takımı hediye etti. Kim, Putin’e geleneksel bir kılıç hediye ederken “Modern silahlar yokken, bu kılıçlar kullanılıyordu. Gücü, ruhumun sizi destekleyen halkımın bir temsili” dedi.

Diğer yandan, birine silah vermenin uğursuzluk getirdiğine inanıldığından, liderler sembolik anlamda birbirlerine madeni para verdi.

 

 


İNGİLİZ KRALI V. HENRY

İmgesel Diplomasinin bir diğer örneği ise babası 4’üncü Henry Bolingbroke’tan sonra 1413-1422 yılları arasında İngiltere ve İrlanda kralı olan V. Henry ile dönemin Fransa kralı VI. Charles arasında yaşanmıştır. 27 yaşındaki V. Henry babasının ölümünden sonra kendisini hiç istemediği tahtın varisi olarak buldu. Genç yaşlarda İngiltere kralı olan V. Henry, İngiltere toprakları üzerinde hak iddia eden Fransız kral VI. Charles’ın alay konusu oldu. Nitekim Fransa kralı V. Henry’ye ufak bir top göndererek, genç kralın daha çocuk olduğunu ve sarayının arka bahçesinde top oynaması gerektiğini ima etti.

VI. Charles’ın kendisine gönderdiği nahoş hediyeye karşı sakinliğini koruyan V. Henry, Fransa kralına Fransız ordularının mağlup ettiği Agincourt Muharebesi (25 Ekim1415) ile cevap verdi.