Hedef yeniden petrol sahaları

Suriye’den askerlerini çekeceğini açıklayan Başkan Trump, görünürde ABD iç dengelerinin belirsizliğinin sürmesi nedeniyle şu ana kadar herhangi bir çekilme gerçekleştiremedi. Barış Pınarı Harekatı bölgesinden çekilen ABD askerleri Suriye’deki petrol bölgelerine yerleşti.

Hedef yeniden petrol sahaları

Sekizinci yılına giren Suriye iç savaşı bölgede ve dünyada çok farklı gelişmelere sahne oldu. Arap Baharı döneminde Esed'in yönetimi devretme teklifini kabul etmemesinin ardından iç savaş başlamıştı. 

Yıllar geçtikçe ABD ile aynı safta bulunan Türkiye, Rusya ve İran ile birlikte Astana sürecini başlatmış, DEAŞ terör örgütü parlatılmış, yeni bir terör örgütü silsilesi; PYD/YPG/YPJ/SDG ortaya çıkmış, ABD birçok kez askerini çekeceğini söylemesine rağmen çekmemiş ve son olarak Barış Pınarı Harekatı’nın ardından askerini tekrar çekeceğini açıklamasına rağmen yine çekmeyerek Suriye'nin kuzeydoğusundaki petrol sahalarına yerleşti.

Meşruiyet sıkıntısı

Bölgede bulunan devletlerin uluslararası alanda meşru zemine sahip olmasına karşın ABD’nin bölgede bulunmasının herhangi bir yasal dayanağı bulunmuyor. ABD, şu an için Suriye’deki meşruiyetini  DEAŞ’ın varlığına bağlamış durumda. Ancak bu durumun ne kadar sürdürülebilir olduğu merak konusu.

ABD Savunma Bakanı Mark Esper

 

Bağdadi’nin ölümüne rağmen Suriye’de karışıklığın sürdüğünü ileri süren ABD Savunma Bakanı Mark Esper, “Buradaki amacımız net olmazsa, burada devam eden çatışmaların içine sürüklenmek oldukça kolay olur. Her sorunu çözmek için hareket etmek, bizim misyonumuz değil. Suriye’deki misyonumuz, 2014’te operasyonlarımızı başlattığımızdan beri aynı: DEAŞ’ın kalıcı bir şekilde yenilmesini sağlamak. Bölgeye son zamanlarda yaptığımız konuşlandırmalar, bu misyonu devam ettirmek ve Başkan’a (Donald Trump) seçenek sağlamaktır ve geri kalan askerlerimizi ABD’ye getirmektir. Orada kalanlar, terörle mücadele faaliyetlerine devam ederken, uzun süredir bizimle birlikte savaşan SDG(PKK) ile yakın temas halinde olacaklar. Ayrıca ABD, Suriye’nin kuzeydoğusundaki petrol yataklarının kontrolünü sağlamış durumda” ifadelerini kullandı.

Esper, ABD’nin petrol tesislerini DEAŞ’ten koruduğunu savundu. Buna ek olarak petrol bölgelerinde ABD askerlerine yapılacak herhangi bir faaliyetin de hedef alınacağını belirtti.

ABD askerlerinin petrol bölgelerine başka güçleri yaklaştırıp yaklaştırmama konusunda yetkili olup olmadığı sorusuna “evet var” cevabını veren Esper, ABD’nin DEAŞ ile mücadelesine devam etmek için petrol tesislerine SDG/PKK’nin de erişiminin sağlanacağını açıkladı.

Deyrizor’a askeri üs

Suriye'nin kuzeyinden çekilme kararı alarak Irak'a geçen ABD askerleri, petrol için tekrar Suriye'ye dönüyor ve ülkenin kuzeyindeki petrol bölgesi olan Deyr er Zor, Rakka ve Rimelan bölgelerindeki askeri varlığını artırıyor.

ABD, bu kapsamda 1332 petrol kuyusunun bulunduğu Rimelan kentinin güneyinde askeri üs kuruyor. Bölgedeki petrolü korumak için 4 kilometrekarelik alanda kurulacağı öğrenilen üs, petrol kuyularına çok yakın bir noktada bulunuyor.

Fars Haber Ajansı: “Suriye ordusu YPG/PKK’yi vurdu” 

Fars Haber Ajansı’nda yer alan habere göre, ülkenin en büyük petrol sahalarını terör örgütünden temizlemek istediğini aktardı. Rejim güçleri Deyrizor’un batısında bulunan el Husseyinah bölgesine harekat düzenlediğini kaydeden ajans, Deyrizor’un kuzeydoğusundaki Koniko Gaz Sahası’na konuşlu Uluslararası Koalisyon güçlerinin PKK/YPG’nin yardımına koşarak Rejim güçlerini hedef aldığını belirtti.

Trump’tan askeri operasyona onay

ABD merkezli Associated Press haber ajansının ABD’li bir yetkiliye dayandırdığı ve Sputnik’in aktardığı bilgilere göre, Donald Trump Suriye’nin doğusundaki petrol sahalarını güvence altına almak için genişletilmiş askeri operasyona onay verdi. İddiaya göre onay kararı, Trump’un Pentagon yetkilileri ile cuma günü yaptığı toplantının ardından geldi.

Bu karara göre ABD askerleri YPG/PKK’nın kontrolünde bulunan Deyrizor ve Haseke arasındaki 150 kilometrelik bir alanda kontrol sağlamayı amaçlıyor. Ancak sahanın genişliğinin ne kadar olacağı konusunda herhangi bir kesin bilgi bulunmaması durumu daha da karışık hale getiriyor.