Hava temizleme cihazları Covid-19'da ne kadar etkili?

Yapılan araştırmalara göre ev içerisindeki hava, dışarıdan çok daha kirli. Yapılan analizler, hayatını yüzde 90 oranında kapalı mekânda geçirenlerin üst solunum yollarına bağlı hastalıklara yakalanma riskinin her geçen gün arttığını gösteriyor. Peki, özellikle Covid-19 döneminde büyük talep gören hava temizleme cihazları sağlığınızı korumanızda yardımcı olabilir mi? En iyi hava temizleme cihazı hangisi?

Alerjenleri, toksinleri, tütün ve orman yangını dumanını ve akarları gideren hava temizleme cihazları büyük ilgi görüyor. Yapılan araştırmalar, iç mekân havasının temizliğinin sağlık ile doğru orantılı olduğunu kanıtlıyor. 

Uzmanlar, hava temizleyicilerin kardiyovasküler sağlığınızı büyük ölçüde iyileştirebileceği ve alerjik reaksiyonları durdurmanıza yardımcı olabileceğini söylerken, test sonuçları da bu uyarıları doğruluyor. Özellikle Covid-19 pandemisi ile büyük ilgi gören cihazlar, Türkiye'de de birçok aile tarafından tercih ediliyor. 

Peki, hangi hava temizleme cihazını seçmelisiniz?

Üçay Group İcra Kurulu Başkanı Turan Şakacı, hava temizleme cihazı seçiminde dikkat edilmesi gereken unsurları Intell4'a anlattı. 

Ultraviyole ışınlara dikkat çeken Şakacı, hava temizleme cihazlarının neredeyse tüm evlerde kullanımının zorunlu hale geldiğine vurgu yaptı.

Covid-19, sokağa çıkma yasakları derken evlerde geçirdiğimiz zamanı her yönden kaliteli hale getirmek için alışveriş alışkanlıklarımız da bir hayli dönüşüm yaşandı. En fazla tercih edilen ürünler arasında hava temizleme cihazları öne çıktı. Bu noktada hava temizleme cihazları sağlıklı nefes alabilmemizde ne kadar etkili?

Kapalı mekân hava kalitesi ölçme ve hava temizliği cihazları günümüzde oldukça revaçta. Özellikle Covid-19 pandemisi ile bu cihazlara olan ilginin her geçen gün arttığını gözlemliyoruz.

Endüstriyel yaşama geçiş ve kalabalık şehir yaşamıyla birlikte ülkelerin ve şehirlerin hava kalitesinde ciddi problemler ortaya çıktı ve bu problemler gelecek nesiller için ciddi boyutlara geldi. Hatta bazen şehirlerde hava kirliliği seviyesi, yaşamı tehdit edecek seviyelere ulaşıyor.

Yaşadığımız ev ve ofis vb. tüm kapalı ortamları da pencerelerimizi açmak suretiyle doğal havalandırmaya tabi tuttuğumuzda kirli hava yoğun bir şehirde, zararlı gazların ve alerjen içeriklerin oluşturduğu kötü havayı içeriye alıp solumaya başlamış oluyoruz.

Türkiye Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji Derneği verilerine göre ülkemizde her 7 çocuktan biri maalesef astım hastalığı tehlikesiyle karşı karşıya. İç mekân hava kalitesi ise bu hastalığın en büyük etkenlerinden birisi.

Diğer taraftan şu anda tüm dünyanın mücadele ettiği Covid-19 virüs tehdidi ile birlikte iç mekân hava kalitesi çok daha önemli hale geldi. Özellikle birçok insanın bir araya geldiği kalabalık ortamlarda, lokantalarda, ofislerde hastanelerde ve hatta evlerde “Hava Kalitesi” kavramı virüslere karşı etkinlik açısından da sorgulanmaya başladı. Bu da hava kalitesi konusundaki farkındalığı artırdı.

Peki, hava kalitesi problemli bir lokasyonda, temiz hava elde etmek için pencereyi açtığımızda ya da soğuk hava koşulları nedeniyle gerekli ortam hava havalandırmasını sağlayamadığımızda iç mekân hava kalitesini nasıl kontrol edeceğiz ve nasıl iyileştireceğiz?

Son yıllarda filtreleme, sensör ve yazılım teknolojisinde yaşanan gelişmelerle birlikte pek çok firma tarafından üretilen hava temizleme cihazları, kapalı ortamlarda iç hava kalitesini, otomatik olarak ölçümleyerek, ortam ihtiyacına göre hava kalitesini yükseltmekte. İçeride yaşayan insanları, bakteriler, alerjenler ve zararlı maddelere karşı koruyarak nem dengesini de sağlamakta. Hatta bazı ülkelerde hava temizleme cihazları standart olarak her evde kullanılması zaruri cihazlar haline geldi.

Bu cihazların çalışma prensibi, kısaca içerideki havayı motor gücüyle emerek içine almak, hassas sensörlerle analiz etmek, gelişmiş filtrelerle zararlı madde ve alerjenlerden arındırmak ve dünya sağlık standartlarına uygun olarak nem ve ozon dengesini de koruyarak tekrar ortama vermektir.

Bu tür cihazları alırken hangi özelliklerine dikkat etmek gerekli?

Bunu iki kategoriye ayırabiliriz. Birincisi virüslere karşı etkin olmayan hava temizleme cihazları, ikincisi ise virüslere karşı da etkinlik gösteren hava temizleme cihazları. Bu iki tür cihazda da seçim yaparken cihazın, başta CE belgesi ve Uluslararası standartlarda akredite laboratuvar etkinlik ölçüme ilişkin belgeler olmak üzere ulusal ve uluslararası ürün sertifikalarının eksiksiz olduğundan emin olunmalıdır.

Covid-19 öncesi ihtiyaç hissedilmediği için piyasada olan hava temizleme cihazlarının birçoğunda mevcut filtrelerin teknik özellikleri açısından bakıldığında virüse karşı etkinlik söz konusu değildir. Çünkü Covid-19 virüsünün çapı 0,06 ile 0,14 mikron arasında olup, bu tür cihazlardaki filtreler bu kadar küçük çaptaki virüsleri hapsedecek teknik özellikten yoksun. Bu tür cihazları tercih edenler, evcil hayvan besleyenler, hava kalitesi düşük, kalabalık şehirlerde yaşayanlar ile çeşitli alerjiler ve solunum yolu rahatsızlığından mustarip olanlar.

Maalesef 2020 yılı başından itibaren mücadele ettiğimiz Covid-19, virüse karşı etkili olabilen yeni hava temizleme cihazı modelleri son yıllarda piyasaya sürülmeye başlandı.

Covid-19 ve bilinen tüm virüslere karşı etkinliği kanıtlanmış olan bu cihazlarda virüsü etkisiz hale getiren teknoloji, belli dalga boyun aralığına sahip ultraviyole ışın teknolojisi. Yani yeni cihazlarda diğer tüm cihazlarda yer alan filtrelere ek olarak ultraviyole ışın kullanılmakta. Böylece tüm filtrelerden geçerek temizlenen hava, ultraviyole ışına tabi tutulduğunda, virüs saniyeler içerisinde öldürülmekte ve sonunda virüssüz hava içeriye salınmakta.

Burada da cihaz seçilirken dikkat edilmesi gereken noktalar şunlar:

Birincisi; cihazımızın sertifikasyonları.

İkincisi; kaç m2’lik alanda etkinliği olduğu ve kullanacağımız alanın m2’si.

Üçüncüsü; cihazda kullanılan ultraviyole ışının virüsü yok edebilmesi için hava akış debisine yetecek kapasiteye sahip olup olmadığı.

Bu konuda sertifikaları tam, kullanım alanı büyüklüğüne uyumlu, marka bilinirliği yüksek cihazlar tercih edildiğinde herhangi bir sorunla karşılaşılmayacaktır.

Sonuç olarak bütçesi yeterli olan her evin, her ofis ve tüm kapalı mekânların mümkünse iç mekân hava kalitesine dönük cihazları kullanması kesinlikle çok faydalı olacaktır. Böylece bugün olmasa bile gelecekte ortaya çıkabilecek solunum yolu ya da enfeksiyon hastalıklarının önüne geçilerek, yaşamı tehdit eden bu tür riskler en alt düzeye indirilebilecektir.