Hangisi doğru söylüyor?

Politika söylemleri gelecek için umut vaad ediyor mu? Yoksa anlık refleks ile günü mü kurtarıyorlar?

Ahmet Fatih Akkaş

Ahmet Fatih Akkaş

a.fatihakkas@gmail.com

Türkiye Cumhuriyeti Devleti vatandaşı olarak siyasi partileri geleceğim için umut ışığı olarak görmüyorum. Yazdıklarımda her hangi bir ayrımcılık yapmadan kendi bakış açıma takılanları göz önüne alarak kaleme almaya çalıştım. Hiçbir şekilde o taraf ya da bu taraf kast edilmeden genel bir analiz yapılmıştır.

Ne zaman vay be çok doğru konuştu desem dediğine aykırı hareketler gerçekleşmiş, diyorum hatadır, belki bu dedikleriyle devam eder umuduyla bekliyorum ama nafile ilerleyen zamanda dediklerine aykırı işlerin içerisinde.

Tutunacak dal kalmadı emin olun, seçim zamanı geldiğinde şuan ki duruma göre kime oy vereceğime karar vermiş değilim.

Her biri durumu anlık olarak değerlendirip bu açıklamayı yapalım durumun yanlışlığı doğruluğu bizi alakadar etmez, işimize bakalım kafasındalar.

Aynı zamanda siyasilerin yaptıkları açıklamalarla, bizim yaşadığımız durumunun uyuşmaması büyük tezattır. Onların söylemleri ile bizlerin eylemi (yaşamı) arasında uçurumlar bulunmakta.

Bir taraf diyor; Ülke ekonomisi düzeliyor

Bir taraf diyor; Ülke ekonomisi Venezuela’dan daha kötü.

Bir taraf diyor; Suriye sorunu kalmadı neredeyse her şey düzeldi.

Bir taraf diyor; Suriye sorunu git gide arttı Türkiyelilerden çok artık Suriyeliler var.

Bir taraf diyor; Trump’a mektubunu geri verdik.

Bir taraf diyor; Taktim etmek nedir ya!

Bir taraf diyor; Hilal Kaplan kahramanlık yaptı.

Bir taraf diyor; Hilal Kaplan nasılda rezil oldu.

Bir taraf diyor; 2023 Türkiye’sinin önünde hiçbir şey duramaz.

Bir taraf diyor; 2023’ü bile göremeyeceğiz.

Bir taraf diyor; Kendi şekerlerimizi üretiyoruz.

Bir taraf diyor; Pancarları yurtdışından getiriyoruz.

Bir taraf diyor; Volkswagen’e ülkemizde fabrika açtırıyoruz. Bilmem kaç bin kişiye iş imkânı olacak.

Bir taraf diyor; Volkswagen ülkemizin ekonomik kötülüğünden faydalanıp ucuz iş gücünden yararlanacak.

Bir taraf diyor; Türkmen kardeşlerimizin ülkemize gelmesi için müsaade ediyoruz.

Bir taraf diyor; Türkmen kardeşlerimizin zulüm gördüğüne dair imza atmıyorsunuz.

Bir taraf diyor; İçme suyu ulaşan hane sayısı arttırıldı.

Bir taraf diyor; Su bedeli 71 lira iken 90 lira ödenecek tutar var.

Bir taraf diyor; Zeytindalı Harekâtı yaparak sınır güvenliğimizi artırmayı planlıyoruz.

Bir taraf diyor; Siviller ölüyor, küresel barışı tehdit ediyoruz.

Bir taraf diyor; Ağaç için mücadele ederken daha çok çevreye zarar verdiniz.

Bir taraf diyor; Gezide dolar arttı diyordunuz vaziyetin farkında mısınız?

Bir taraf diyor; Ekonomimiz büyüyor.

Bir taraf diyor; Cari açık üst seviyeleri geldi.

Bir taraf diyor; Hendek kazan arkadaşlar diyorsunuz şehitlere saygınız olsun.

Bir taraf diyor; Sayın Öcalan hitabını kullanmak oy mu getirecek?

Bir taraf diyor; Vatandaşa hakaret etmek ne büyük edepsizliktir.

Bir taraf diyor; Fabrikaları peşkeş çekmek bu milletin hakkını yemektir.

Bir taraf diyor; Marmaray yaparak iki kıtaya ulaşımı kolaylaştırdık.

Bir taraf diyor; Vermiş olduğunuz tarihte tamamlayamadınız.

Bir taraf diyor; Atatürk’ün arkasına saklanarak Atatürk’ün müsaade etmeyeceği şeyleri yapıyorsunuz.

Bir taraf diyor; İki ayyaş diyerek bu Cumhuriyetin temellerine zarar veremeyecekseniz.

Bir taraf diyor; Biz Türkiye’nin aydınlık yüzüyüz.

Bir taraf diyor; Yap İşlet Devret ile ülkeyi firmalara parça parça veriyorsunuz.

Bir taraf diyor; Kültürümüzü canlandırmak için Okçuluk Vakfı kuruyoruz.

Bir taraf diyor; Yaşanacak olan savaşta ok ile mi savaşacağız da bu kadar para harcanıyor?

Bir taraf diyor; Avrupa Birliği için kendi temellerimizden vazgeçemeyiz.

Bir taraf diyor; Avrupa Birliğine girmemiz Türkiye’nin yararına olacaktır.

Bir taraf diyor; İlkelerimizden ödünç vermeyiz.

Bir taraf diyor; Cumhuriyetten bahsederken kendi içinizde hürriyetti sağlayamıyorsunuz.

Bir taraf diyor; Sistemden kaynaklanan hataları omuzlarımıza yüklemeyin.

Bir taraf diyor; Adınızda halk olması pekte halka yakın olduğunuzu hissettirmiyor.

Bir taraf diyor; Eskileri kapatıp yeni bir sayfa açmalıyız.

Bir taraf diyor; Yeni Türkiye artık daha güçlü olacak.

Bir taraf diyor; Zamlar gelire değil artık gidere yapılıyor.

Bir taraf diyor; Faiz haramdır.

Bir taraf diyor; Vatandaşın faturalarını faizle geri ödeme yaparak alıyorsunuz.

Bir taraf diyor; Biz tek tek vaadimizi gerçekleştirirken sizler kendi içinizde danışıklı dövüşün.

Bir taraf diyor; Hangi vaatlerinizi tamamladınız ki?

Bir taraf diyor; 11 Kasım’da saat: 11.11’de 11 milyon ağaç dikiyoruz.

Bir taraf diyor; Mevsimi değil zaten onlar tutmaz.

Bir taraf diyor; Adil bir düzen için çalışıyoruz

Bir taraf diyor; Mağdur olan insanların mağduriyetini görmezden geliyorsunuz

Ben aklıma anlık olarak gelen üzerine fazla kafa yormadan örnekler verdim. Okuduğunuz üzere hepsi kendine göre iyilikten, ahlaktan, güzellikten, vatanseverlikten, doğadan, adaletten, doğruluktan bahsediyor. Konu kendilerine gelince bu bütün vasıflar kendilerinde mevcuttur ancak başkalarında bulunmamaktadır. Bizlere medya aracılığıyla sadece kendilerine yarayacak kısımlarını mümkün olduğunca abartılı şekilde yayınlatıyorlar. Diğer taraflarını kesip atıyorlar görmezlikten geliyorlar. İki tarafta kendilerine hizmet eden yayın organlarını kullanarak propagandasını yaptırıyor.

Zaten hayatın koşuşturmacasında olan vatandaş yoğunluktan nasıl haber takip etsin? Birde oturup haberin doğruluğunu araştırmak için çaba mı sarf edecek?

İmkânı olan bir konuma geldiğinde, mevcut durumunu kaybetmemek için altını oymayacak kişilere teslim ediyor. Kişiler kendi güvencesini sağlarken, hak eden vatandaşın güvencesini elinden alıyor, liyakat hükmünü yok sayıyor. Merhemi bulan önce kendine bir güzel sürüyor sonra tanıdıklara ihale ediyor.

Bir genç olarak benim gördüğüm durum böyle, hepimiz aynı havayı soluyoruz. Benim senin cebinden aldığımı, bir gün benim cebimden bir başkasının da almayacağının garantisi yok. Farkında olduğumuz duruma artık bu kadar sönük kalmama umuduyla.

Medya konusunu kaleme alacağım bir sonraki yazıda görüşmek üzere.

Yazarın Diğer Yazıları

02Aralık
2019
Sen tarafsız medya mı okuyorsun? Medya ve uyutulanlar