Ayasofya Camii'ne karşı çıkan Müslüman Ortadoğu ülkeleri

Ayasofya’yı yeniden cami olarak ibadete açma kararı alan Türkiye’nin bu kararı dünyanın farklı coğrafyalarındaki Müslüman kamuoyları tarafından coşkuyla karşılandı. Malezya’dan Güney Afrika’ya, Pakistan’dan Cezayir’e, Endonezya’dan Bosna-Hersek’e dünyanın birçok ülkesindeki Müslümanlar bu kararı kutladı. Fakat Ortadoğu’nun Müslüman ülkeleri Ayasofya’nın camiye dönüştürülmesine tepki gösterdi. Hangi Ortadoğu ülkeleri Ayasofya kararına tepki gösterdi?

İstanbul’un fethedilmesi bir çağı açıp bir çağ kapatırken, Osmanlı Devleti için de yeni bir dönemin başlangıcı olmuştu. Aynı şekilde İslam alemi için de yeni bir dönemin başlangıcı olan kutlu fetih ile birlikte 537-1453 yıllarında Katedral olarak hizmet veren Ayasofya camiye dönüştürüldü. 1934 yılına kadar cami olarak hizmet eden yapı, günümüzde tekrardan camiye çevrildi. 86 yıl boyunca müze olarak kalan ve Türkiye gündeminde önemli bir yer tutan Ayasofya’nın camiye çevrilmesi uluslararası kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Kim ülkeler Türkiye’nin kararını desteklerken kimi ülkeler de Ayasofya’nın camiye çevrilmesine karşı çıktı. İşte Ayasofya’nın camiye çevrilmesine karşı çıkan Müslüman Ortadoğu ülkeleri.

ORTADOĞU’DA AYASOFYA HÜSRANI

Ayasofya’nın asli kimliğine yeniden kavuşturularak cami haline getirilmesi dünyanın farklı coğrafyalarındaki Müslüman kamuoyları tarafından coşkuyla karşılandı. Malezya’dan Güney Afrika’ya, Pakistan’dan Cezayir’e, Endonezya’dan Bosna-Hersek’e dünyanın birçok ülkesindeki Müslümanlar bu kararı kutlarken, açılış törenini de televizyon ve sosyal medyadan takip ettiler. İslam coğrafyasındaki kamuoyları Ayasofya kararını benimserken bazı ülke yönetimlerinin tepkileri ise dikkat çekici oldu. Özellikle de meşruiyetlerini halktan almayan, dış politika ve görüş ayrılıklarından dolayı Türkiye’ye karşı düşmanca bir tutum sergileyen Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Suudi Arabistan’dan Türkiye’nin Ayasofya kararına tepkiler geldi.

Mısır, BAE ve Suudi Arabistan’ın Ayasofya eleştirileri temelde bu rejimlerin Ayasofya’yı Türkiye karşıtlığında bir araç olarak kullandığını gösteriyor. Dış politika ve bölgesel meselelerde Ankara ile farklı önceliklere sahip olan bu rejimler, kendi kamuoylarından tepki alacak olmalarına rağmen, İslam ümmetinin büyük çoğunluğunun arkasında durduğu ve desteklediği bir kararı eleştirma cesaretini gösterdiler. Dolayısıyla bu durumda söz konusu rejimlerin Türkiye karşıtlığının gelmiş olduğu seviyeleri gösteriyor.

En dikkat çeken tepkilerden biri ise Mısır Müftüsü Şevki Allam’dan geldi. Bir televizyon programına katılan ve Ayasofya’nın camiye çevrilmesinin kabul edilemez olduğunu belirten Allam “Kiliselerin camiye çevrilmesinin İslam’a aykırı” olduğunu iddia etti. Ayasofya’nın insanlığın kültürel mirası olduğunu savunan Allam, İslami metinlerde bu mirasın olduğu gibi korunması gerektiğinin belirtildiğini dile getirdi.

Ayasofya’nın camiye çevrilmesine tepki gösteren bir diğer ülke ise bölgede Türkiye düşmanlığıyla bilinen BAE oldu. BAE Kültür, Gençlik ve Bilgi Geliştirme Bakanı Nevra el-Kabi yaptığı açıklamada, “Dünya tarihinde önemli bir yere sahip olan Ayasofya’nın statüsünün değiştirilmesi, yapının kültürel değerine ve önemine zarar verecektir” iddiasında bulundu. Bu tür kültürel değerlerin olduğu gibi korunması gerektiğine vurgu yapan Kabi, Türkiye’nin kararının yanlış olduğunu savundu. Ayrıca BAE rejimine yakın bazı sosyal medya hesaplarından Ayasofya’nın açılışına yönelik tepki mesajları yayınlanması da dikkatlerden kaçmadı.

Kuveyt gazetesi olan Al-Rai’nin Washington Şefi Hüseyin Abdü’l Hüseyin, Ayasofya’nın camiye çevrilmesine tepki gösteren bir diğer isim oldu. Hüseyin, Arab News haber sitesinde kaleme aldığı makalesinde, Ayasofya kararının “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın emperyal hayallerinin bir sonucu” olduğunu ifade etti. Türkiye’yi birçok açıdan eleştirdiği yazısında Abdü’l Hüseyin, Türklerin aslında “Amerika gibi görece bir medeniyeti” olduğunu iddia ederek tarihsel gerçeklikleri de çarpıtmaya çalışıyor. Osmanlı devletinin hiçbir zaman İslam ümmetinin lideri olmadığını iddia eden Hüseyin, Türklerin günümüzde böyle bir yanlış algıya sahip olduğunu savunuyor.

Suudi Arabistan merkezli Ukaz gazetesinin köşe yazarlarından Vefa er-Raşid ise kaleme aldığı yazıda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Ayasofya kararının seçimlere yönelik bir adım olduğunu iddia ediyor. Erdoğan’ın “ateşle oynadığını” vurgulayan Er-Raşid, bu kararın tüm Hristiyanların tepkisini çektiğini ve uygarlığı tehdit eden provokatif bir eylem olduğunu savunuyor.

ARAP HALKLARININ TÜRKİYE’YE DESTEĞİ

Ortadoğu’nun halk tarafından seçilmemiş rejimleri her ne kadar Türkiye’ye karşıtlığından ötürü Ayasofya kararına tepki gösterse de aynı durumun Arap halkları için geçerli olduğunu söylemek yanlış olur. Mısır’da ve diğer Arap ülkelerinde, hatta BAE’de, kamuoyları Türkiye’ye ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğine karşı genel olarak olumlu bir algıya sahip. Bu durum, kamuoyunun nabzının nispeten şeffaf bir şekilde gözlemlendiği sosyal medya mecralarına da yansıyor. Türkiye’ye desteğini ifade eden birçok Arap sosyal medya kullanıcısı, Türkiye’nin bölgesel politikalarını, kültürel faaliyetlerini ve uluslararası ilişkilerdeki başarılı konumunu takdir ediyor.