Hafsa Khawaja: Hindistan, Pakistan'ın zeytin dalını geri çevirdi

Pakistan-Hindistan gerilimine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Hafsa Khawaja, Yeni Delhi yönetiminin barışçıl çağrılara kulak asmadığını söyledi. İmran Han yönetiminin IMF ile anlaşmaya varmasına da değinen Pakistanlı yazar, bu durumun ülkedeki iyimserlik havasına zarar verdiğini ifade etti.

Hafsa Khawaja: Hindistan, Pakistan'ın zeytin dalını geri çevirdi

Pakistanlı serbest gazeteci ve yazar Hafsa Khawaja, Pakistan'daki siyasi gelişmelere ilişkin Intell4 Global Strateji Ajansı'na değerlendirmelerde bulundu. İsmail Okan'ın sorularını cevaplayan Khawaja, İmran Han hükümetinin Hindistan'a yönelik barışçıl yaklaşımının Yeni Delhi tarafından karşılıksız bırakıldığını belirtti. Khawaja ayrıca, İmran Han hükümetine ilişkin açıklamalarda da bulunurken, Uluslararası Para Fonu (IMF) ile varılan anlaşmaya değindi. İmran Han ve partisinin IMF konusunda sık sık eleştirilerde bulunduğunu hatırlatan Khawaja, buna rağmen hükümetin IMF ile anlaşmasının olumsuz düşünceler doğurduğunu vurguladı.

"Pakistan'ı zor günlerin beklediği açık"

İmran Han'ın Başbakanlığa gelmesinden bu yana ne değişti?

"Yolsuzluk suçlamasıyla ilgili davalar kapsamında soruşturmaya dahil edilen politikacılar ve ceza evinde bulunan diğer rakipleri göz önünde bulundurulduğunda, İmran Han hükümetine yönelik siyasi tehditlerin büyük oranda etkisiz hale geldiğini görüyoruz. Aynı zamanda istikrarsızlık olasılığı da azalmış oldu. Bununla birlikte İmran Han rejimine karşı farklı tehditlerin ortaya çıktığını söyleyebilirim. İmran Han ve partisinin her zaman karşı çıkacakları konusunda ısrar etmelerine rağmen IMF ile 6 milyar dolarlık bir kurtarma anlaşması imzalaması Pakistan rupisinin Amerikan doları karşısında daha da değer kaybetmesine neden oldu. Yaşanan gelişmeler eşliğinde enflasyon ve işsizlik oranlarındaki artış, ekonomik bir gerilemenin yaklaştığının habercisi. İlerleyen dönemde Pakistan'ı zor günlerin beklediği açık. Bu nedenle İmran Han'ın seçildiği ilk zamanlardaki iyimserlik dalgası önemli ölçüde azaldı."

"Keşmir'de kalıcı bir barışın sağlanması gerek"

Keşmir bölgesi neden önemli? Uluslararası toplumun Keşmir'deki rolü nedir?

"Dürüst olmak gerekirse Keşmir meselesinin diğer Güney Asyalı komşular için pek önemli olduğunu düşünmüyorum. En azından uluslararası toplumun soruna yaklaşımı bölge ülkelerinden biraz daha farklı. Bir taraf hiç ilgilenmemeyi tercih ederken, bir taraf çözüm için gözlerini kapatıp arayış içerisine giriyor. Ancak Keşmir sorunu Pulwama saldırısı sonrası yaşanan gerilimde olduğu gibi Pakistan ve Hindistan arasında potansiyel bir nükleer parlama noktasına gelindiğinde dikkat çekiyor. Uluslararası toplum Keşmir'e bağlı olarak, Pakistan ve Hindistan arasında çatışmanın sonlandırılması için elini taşının altına koymak yerine, iki ülkeye yönelik kısıtlama çağrılarında bulunarak günü kurtarıyor. Keşmir sorunu sandıklarından çok daha önemli bir mesele. Dünya bu sorunun çözümü için ne kadar kısa sürede harekete geçerse, Keşmir halkının acıları da o kadar kısa bir zaman diliminde sona erecektir. Bölgede kalıcı bir barışın sağlanması şart."

"İmran Han'ın barışçıl yaklaşımı Hindistan tarafından karşılık bulmadı"

Keşmir sorununun İmran Han dönemi içerisinde çözülebileceğini düşünüyor musun?

"Mart 2019'da yaşanan uçak krizi sonrası daha da yükselen tansiyon Pakistan ve Hindistan ilişkilerini kopma noktasına getirdi. Bu süreçte iki ülke savaşın eşiğine geldi. Ancak Başbakan İmran Han, Hindistan tarafına bir zeytin dalı uzatarak gözaltına alınan Hint pilotu serbest bıraktı. Yanı sıra Keşmir meselesine ilişkin sorunların çözülmesi için müzakere çağrısında bulundu. Anlaşmazlıkların çözülmesi gerektiğini açıkça dile getirdi. Bu yaklaşım uluslararası kamuoyunda büyük bir takdir ve memnuniyetle karşılandı. Ancak Hindistan hükümeti bu teklifi reddetti. Hindistan'da iktidarda bulunan sağ milliyetçi Narendra Modi hükümeti, ülkeler arasındaki ilişkinin iyileşemeyeceğini öne sürüyor. Buna ek olarak, Pakistan yönetimi Keşmir meselesinin çözümünü odak noktasına yerleştirmek istese de, mücadele etmek zorunda olduğu birçok iç sorunla meşgul. Bu yüzden çözüme dair beklentiler oldukça kasvetli."

"Hindistan'da milliyetçi kanadın yükselişi ilişkilerin gergin devam etmesine neden oluyor"

Hindistan-Pakistan ilişkilerinin geleceği nasıl şekillenir?

"Hindistan'da milliyetçi sağ kanadın yükselişi devam ederse, iki ülke ilişkilerinin gergin devam etmesi olasıdır. Pakistan'da ise siyasi ve askeri taraflarda Hindistan karşıtı bir görüş hakim olsa da, Imran Han yönetiminin barışçıl yaklaşımına olumlu bakılıyor. Ancak tekrarlamak gerekirse, Hindistan yönetiminin bu yaklaşımı reddetmesi tepki çekiyor. Aynı şekilde Hindistan'ın Pakistan'a karşı nefreti körükleyen söylemleri, İslamabad'a yönelik sert ve düşmanca davranışları, samimi ve barışçıl ilişkilerin oluşmasına engel oluyor. Bu nedenle, Keşmir'de de olduğu gibi itirazların ve çatışmaların devam etmesine izin verecek bir politik ortam mevcut. Bu bağlamda Hindistan-Pakistan ilişkilerinin yakın gelecekte de gergin kalacağı varsayılıyor."

"Pakistan-Çin Ekonomik Koridoru'na yönelik kuşkular var"

Pakistan halkı Pakistan-Çin Ekonomik Koridoru hakkında ne düşünüyor?

"Pakistanlıların çoğu proje kapsamında gerçekleştirilen altyapı yatırımları, enerji üretimi çalışmaları ve ekonomik büyümenin gelişmesine yönelik atılan adımlara umutla bakıyor. Aynı zamanda birçok vatandaş projeyle ilgili şeffaflık eksikliğinden dolayı oluşabilecek riskler nedeniyle çalışmalara kuşkulu yaklaşıyor. Muhtemel risklerden en önemlisi, Pakistan'ın kendisini Çin'in meşhur borç tuzağı diplomasisinin içinde bulması."

"Türkiye, Pakistan için kıymetli bir kardeş"

Türkiye ve Pakistan arasında diplomasiden öte bir bağ var. Türkiye, Pakistanlılar için ne ifade ediyor?

"Pakistan Türkiye'yi diplomatik alanda kolayca güvenebileceği dost devletlerden biri olarak görüyor. Ancak Türkiye ve Pakistan arasında bundan daha güçlü bağlar mevcut. Pakistanlılar için tarihi, kültürel ve dini açıdan birçok ortak değere sahip olan Türkiye, oldukça kıymetli bir kardeş niteliğinde."