Güvenlik Sorunsalı

Geçtiğimiz günlerde düzenlenen NATO savunma bakanları toplantısında konuşma yapan ABD Savunma Bakanı Mark Esper, Türkiye ile ilişkilerin geliştirilmesi gerektiğini, Türkiye’yle ortaklığın güçlendirilmesinin önemli olduğunu ve Türkiye'nin eskide olduğu gibi güvenilir ve güçlü bir müttefik olmasının sağlanmasının gerektiğini belirtti.

Güvenlik Sorunsalı

Türkiye’nin güveninin tekrardan kazanılması gerektiğini vurgulayan Esper güven kaybının nedenlerinin altını çizmeden konuşmasını tamamladı. Fakat Esper’in konuşması ilerleyen süreçlerde NATO üyelerinin müttefiklik esası doğrultusunda Türkiye’nin yanında duracağının habercisidir.

Türkiye’nin ABD’ye ve NATO üyesi olan müttefiklerine karşı güven kaybetmesinin pek çok ana dinamiği var. Bunların başında,

  • Suriye’de yaşanan iç savaş süresi boyunca NATO ülkelerinin Türkiye’nin yanında durmaması,
  • 2016 yılında kanlı darbe kalkışması gerçekleştiren FETO terör örgütünün ABD’de ikamet eden liderinin Türkiye’ye teslim edilmemesi,
  • Hava savunmasını güçlendirmek isteyen Türkiye’nin talep ettiği hava savunma sistemlerinin satışına onay çıkmaması,
  • Türkiye’nin üretim ortağı olduğu F-35 programından çıkarılması ve 100 adet sipariş ettiği savaş jetlerinin satışının askıya alınarak teslimatın iptal edilmesi güven kaybına neden olmuştur.

 

Türkiye’nin çok merkezli politika uygulaması

2’inci Dünya Savaşından sonra kurulan iki kutuplu sistemin içerisinde Türkiye sadece Batı ile çalışabiliyordu. Zaman içerisinde giderek güçlenen Türkiye, 1980'lerden sonra dünyaya açık ekonomi uygulamaya başladı. Ekonomide kullanılan açık politika stratejisi siyasal anlamda da uygulanmaya başlandı. Nitekim dünya artık 2’inci Dünya Savaşı’ndan sonra oluşan iki kutuplu sitemin dışına çıkarak çok kutuplu bir konjonktüre büründü. Yeni içerisinde Türkiye çok merkezli politikalar uygulayarak ortaklarını çeşitlendirdi.

Dünya’nın çok kutuplu yapısı içerisinde farklı aktörlerle çalışan Türkiye, Batı ülkelerinin yanında, pek çok alanda Rusya, Çin, Hindistan ve diğer ülkeler ile de ilişkileri iyi derecede yürütüyor. Nitekim Suriye iç savaşı, hava savunma sistemleri, nükleer reaktör inşası ve doğalgaz güzergahı noktasında Rusya ile iyi ilişkiler geliştiren Türkiye, çok merkezli politikayı başarılı bir şekilde uygulamıştır.

Batılı ülkelerin son 10 yıldır Türkiye’ye karşı, NATO müttefiklik misyonuna uymayan politikaları Türkiye’yi farklı müttefikler aramaya itmiştir. Bu bağlamda Türkiye Suriye iç savaşına da İran ve Rusya ile çözüm arayışları gerçekleştirmiş ve bu çerçevede Astana sürecini başlatmıştır. Diğer taraftan Rusya ile S-400 anlaşması ile Suriye’nin kuzey doğusu ile ilgili Soçi Mutabakatı imzalandı. Yalnız olmadığını, Batı dünyasının her istediğinin yerine gelmeyeceğini ve çıkarları doğrultusunda hareket ederek uygulamış olduğu politikalarda Türkiye kararlığını tüm dünyaya gösterdi.

Türkiye güvenilir mi? Türkiye’nin NATO’ya katkıları

Mark Esper konuşmasında Türkiye ile sürdürülen ilişkilerin sağlamlaştırılması gerektiğini ve Türkiye'nin eskide olduğu gibi güvenilir ve güçlü bir müttefik olmasının sağlanmasının gerektiğini belirtti. Esper, Türkiye’ye karşı güvenin zedelendiğini direkt olarak söylemese de dolaylı yoldan bunu belirtmiştir.

Diğer taraftan Türkiye’nin Rusya ile yakınlaşması ve S-400 hava savunma sistemi alması ne ABD, NATO üyeleri ile ilişkilerde bir sorun oluşturabilecek potansiyeldedir ne de NATO sistemine uyum sağlamayacak bir sistemdir. Nitekim Türkiye’nin dışında geçmişte Rusya ile hava savunma sistemi anlaşması yapmış olan ve envanterinde S-300 hava savunma sistemi barındıran bir diğer NATO üyesi ülkede Yunanistan’dır. Sınırında herhangi bir tehditüdin olmamasına ve savaş bölgelerinden uzak olmasına rağmen Yunanistan’ın neden S-300’e ihtiyaç duyduğu akıllarda soru işaretleri bıraksa da buradaki niyetin; diğer NATO üyelerinin Türkiye’ye karşı bir önlem olduğunu biliyoruz.

Güvenilir olmayan Türkiye mi yoksa diğer ülkeler mi?

Türkiye’nin güvenilir bir ortak olup olmadığı sorgulanmadan önce sorgulanması gereken Türkiye ile ilişkilerde güven kaybına neden olan politikalar nelerdir. Diğer taraftan Türkiye her zaman için NATO müttefiklerine güven vermiştir ve güven sağlayan misyonlarda görev almıştır ve almaya devam ediyor. NATO’nun ortak bütçesine en fazla katkı yapan ülkeler arasında Türkiye de yer alıyor, geçen yıl Türkiye’nin ortak bütçeye katkısı toplam 89,8 milyon avro olarak gerçekleşti.

Türkiye’nin NATO’ya olan maddi desteğinin dışında askeri alanlarda da destek sağlıyor. Nitekim NATO’nun KFOR olarak bilinen Kosova'daki barış gücü misyonlarına, Afganistan misyonuna ve Irak misyonuna askeri destek sağlamıştır. Hali hazırda 1100 askerle NATO’nun misyonlarına desteğini devam ettirmektedir.

Sonuç: Türkiye 67 yıllık NATO üyeliği süresince yükümlülüklerinin tamamını yerine getirmiştir. * Türkiye NATO’nun ortak fonuna geçen yıl 89,9 milyon avro destek sağlamıştır. *Afganistan Misyonun’da, Irak Misyonun’da, Kosova Barış Gücü Misyonların’da önemli destekler sağlamıştır. *Türkiye, NATO’ya yönelik temel tehditlerden olan teröre karşı ciddi oranda mücadele eden bir cephe ülkesidir. *NATO’nun füze kalkanı projesinin önemli ayaklarından birini Türkiye Malatya Kürecik’te üssü ile sağlıyor. *Türkiye, NATO’ya karşı tüm yükümlülüklerini yerine getirirken NATO Türkiye’ye karşı yükümlülüklerini yerine getirmektedir. * ABD ve Almanya 2015 yılında Türkiye’den Patriot’ları çekerek Türkiye’yi yalnız bırakmışlardır. *Türkiye’nin terör örgütü olarak gördüğü ve pek çok ülkenin de terör unsuru olarak tanıdığı PKK/YPG ABD ve AB ülkeleri tarafından desteklenmiştir. *Türkiye’nin milli güvenliği göz ardı edilerek hava savunma sistemlerinin satışı askıya alınmıştı.