Güney Sudan'da taraflar anlaştı

Bölge petrollerinin yüzde 75’ine sahip olan ve gelirlerinin yüzde 98’ini petrolden sağlayan Güney Sudan’da uzun süredir süren iç savaşta taraflar ortak paydada buluşabildi. Zengin yer altı kaynaklarına rağmen Güney Sudan’da neden yoksulluk var? Sudan ve Güney Sudan arasında neler yaşandı?

Sudan, Afrika’nın en uzun ve kanlı iç savaşlarından birine sahne oldu. İç savaş boyunca binlerce insan hayatını kaybederken binlercesi de yabancı ülkelere iltica etmek zorunda kaldı. Afrika’nın yer altı kaynakları bakımından zengin olan ülkesinde iç savaşın tohumları İngiliz sömürgesi döneminde ekildi. Sudan’ın kuzeyini Arap-Müslüman, güneyini ise Hristiyan-Animist şeklinde kamuoyuna lanse eden sömürgeci Batı’nın yaklaşımları, Güney Sudan’ın Sudan Cumhuriyeti’nden ayrılma sürecini de tetikledi.

İç savaş tüm şiddetinin arttırarak devam etti ve 2011 yılında Sudan, Güney ve Kuzey olarak ikiye bölündü. Sudan’ın yer altı kaynaklarının yüzde 75’i Güney’de kalırken, yüzde 25’i de Kuzey Sudan’da yani bugünki Sudan’da kaldı. Sudan’dan ayrılan Güney kısmının istikrara kavuşacağı düşünülürken, yabancı ülkelerin bölge üzerindeki çıkar çatışması buna izin vermedi. Sudan merkezi hükümetine karşı uzun yıllar boyunca savaşan Güney Sudanlılar, bağımsızlıkla birlikte daha tehlikeli manzaralarla karşı karşıya kaldılar. Bağımsızlığın hemen ardından Güney Sudan’da ortaya çıkan etnik kökenli çatışmalar, ülkenin yer altı zenginliklerinin ellerinden alınmasına halkının da yoksulluğa mahkum edilmesine neden oldu.

GÜNEY SUDAN’A İSTİKRAR GELİYOR

Diğer taraftan 2011 yılında Sudan’dan ayrılan Güney kısmında tekrardan iç savaşlar patlak verdi. Hükümet ve muhalif partilerin bir birine girmesiyle ülke kaotik sürece sürüklendi. Güney Sudan'da yıllardır süren iç savaş ve siyasi çıkmazın son bulması için önemli bir adım atıldı. Ülkede muhalefet ve isyancıların lideri Riek Machar, Devlet Başkanı Salva Kiir ile anlaşarak koalisyon hükümetinin kurulması konusunda el sıkıştıklarını açıkladı.

Ülkedeki eyalet sayısı konusunda uzun süren anlaşmazlık sebebiyle hükümet güçleriyle isyancılar aylar süren bir çatışma sürecine girmiş, Eylül 2018'de taraflar arasında barış anlaşması imzalanmıştı. Geçen sene 2 defa ertelenen ve üçüncü defa görüşen tarafların anlaşmak için birbirlerine tanıdıkları sürenin bitmesine 2 gün kala taraflar el sıkıştı.

Riek Machar yaptığı açıklamada kendilerinden emin olduklarını ve Eylül 2018'de yapılan barış anlaşmasında yer alan hükümlerde yaşanılan fikir ayrılığının çözüleceğine inandığını söyledi. Devlet Başkanı Salva Kiir ise yeni hükümetin cumartesi günü kurulacağının sinyalini verdi. Kiir, muhalif Riek Machar'ı başkan yardımcısı olarak atayacağını belirterek, Machar ve diğer muhaliflerin güvenliğinin kendi sorumluluğunda olduğunu söyledi.

SUDAN’A BAĞIMLILIK

Enerji kaynaklarının yüzde 75’ine sahip olan Güney Sudan, Sudan’dan ayrıldığından beri açlık ve sefaletle burun buruna kaldı. Ülke petrol yatakları bakımından zengin olmasında rağmen rafinerilerin ve boru hatlarının hepsi Sudan’da bulunuyor. İki ülkenin bu denli bir ayrılık geçirmiş olması, Güney Sudan’ın petrol işleyecek teknolojiden yoksun olması, Sudan Cumhuriyeti’nde ağırlıklı olarak kullanılan Çin teknolojisine muhtaç kalınmasına yol açmıştır. Bu noktada Kuzey ve Güney’in birbirine ihtiyaç duyması doğrultusunda bölgede faaliyet gösteren ABD ve Batılı devletlerin Güney Sudan’da Çin’e karşı bir alternatif olarak ortaya çıkarak yeni pazarlar oluşturması ihtimal dahilinde. Yani ihraç yolları, rafineriler ve boru hatlarının Sudan Cumhuriyeti sınırları içerisinde kalması önce ülkeyi böldü, daha sonra da her iki ülkeyi birbirine karşı bağımlı hale getirdi.

Sonuç olarak, emperyalist devletlerin deneme tahtasına dönen Sudan, zengin petrol yataklarına rağmen Güney-Kuzey olarak ikiye bölündü. Petrol sahalarının yüzde 75’i Güney Sudan’da kalırken diğer kısım bugünki Sudan’da kaldı. Yapay bir bölünme yaşayan Güney Sudan, zengin petrol yataklarına rağmen açlık ve sefaletle boğuşmasının yanında bir de ülke içerisinde istikrarsızlığa sahne oldu. Bu denli bir yapan bölünmenin ve yoksulluğun ardından Güney Sudan’daki taraflar bir masa etrafında toplanmayı başara bildi. İstikrarsızlığa ve iç savaşa son verme kararı alan taraflar koalisyon hükümetinde bir araya gelecek.