Güney - Kuzey Kore düşmanlığı

Yüzlerce yıllık geçmişe sahip olan Kore yarımadası neden bölündü? Yaklaşık 70 yıldır birbirine küskün olan Güney - Kuzey Kore düşmanlığı sona mı eriyor?

Güney - Kuzey Kore düşmanlığı

Kore neden bölündü?

Yüzlerce yıllık geçmişe sahip olan Kore Cumhuriyeti, 20’inci yüzyılın ilk yarısını, Japon işgali altında geçirdi. Söz konusu dönemde Asya’nın içinde hakimiyetini sürdürmeye çalışan Japon emperyalizmi, Kore’de oldukça acımasız bir sömürge yönetimi kurmuştu. Bu bağlamda mevcut düzene boyun eğmeyen ve Japon emperyalizmine karşı mücadele eden çok sayıda hareket ortaya çıktı.

İkinci Dünya Savaşı’nın başlamasının ardından, Japon emperyalizminin durdurulması ve Japon egemenliğindeki sömürgelerin durumu gündeme geldi. 1943 yılının Aralık ayında Amerika Birleşik Devletleri (ABD), İngiltere ve Çin’in düzenlemiş olduğu Kahire Konferansı’nda Kore’nin bağımsızlığının tanınması vaat edildi. ABD ise, İngiltere, Çin ve Sovyetler Birliği’nin Kore’de dörtlü bir idare kurması önerisinde bulundu.  ABD’nin bu önerisi Kore’ye tam bağımsızlık vermek niyetinde olmadığının en önemli göstergesi olarak tarihe geçti.

Söz konusu olayın üzerinden çok geçmeden, Potsdam Konferansı’nda konu bir kez daha gündeme geldi. Bu kez Sovyetler Birliği Komünist Partisi başkanı Josef Stalin, Japonya’ya savaş açmadan önce Kore’ye bağımsızlık tanınması konusunda güvence istedi ve bu isteğinde oldukça ısrarcı davrandı.

Talep ettiği güvenceyi alan Sovyetler Birliği, 1945’te Japonya’ya savaş açtı. Böylece Kızıl Ordu, uzun süredir Japonya’nın işgali altında olan Kore’ye resmi olarak girmiş oldu. Kızıl Ordu’nun gelişiyle Kore’nin kuzey bölgesi Japon işgalinden kurtuldu ancak ABD bu bölgeyi SSCB’nin nüfuzuna terk etmek niyetinde değildi.

Kızıl Ordu bu süre zarfında Kore’nin kuzeyini bağımsızlığına kavuşturdu fakat ABD, Japonya’nın iki şehrine atom bombası atarak Asya’daki dengeleri kendi lehine çevirdi. Sovyetler Birliği’ne gözdağı vermek isteyen ABD, böylece en kanlı bir adımını atmış oldu.  Eylül 1945’te ise ABD askerleri Kore’nin güneyine çıktılar. Böylece fiilen Kore ikiye bölünmüş oldu.

Tarihi savaş ve Türkiye

Sovyetler Birliği ve ABD arasındaki Soğuk Savaş'ın bir ürünü olan Kore, böylece iki ayrı hükümeti bulunan iki devlete dönüştü.  Her iki tarafta Kore üzerinde hak iddia etmiş ve sınır hattı hiçbir zaman kalıcı olarak kabul görmemiştir. Çin ve Sovyetler Birliği destekli Kuzey Kore'nin 25 Haziran 1950'de Güney Kore topraklarına ilerleyerek işgal etmesiyle Kore Savaşı resmen başlamıştır. 

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) güçleri Kuzey Kore işgalini sonlandırmak için ülkeye, çok sayıda asker gönderdi. Birleşmiş Milletler (BM)’ye üye 21 ülkenin askeri gücü BM tarafında savaştı. BM destekli güçlerin yüzde 90'ını ABD askerleri oluşturuyordu.

Savaşın başlangıcından yaklaşık olarak iki ay sonra Güney Koreli ve ABD'li kuvvetler, Güney Kore'de Kuzey Koreli askerlerle muharebelerde çatıştılar. Çatışmalarda çok sayıda Kuzey Koreli askeri birlik etkisiz hale getirildi. Saldırıdan kaçmayı başaran Kuzey Koreli askerler ise, Kuzey'e gitmeye zorlandı.

Birleşmiş Milletler’in desteğini alan güçler Çin’in sınır bölgesi olan, Yalu Nehri’ne ulaştı ve sınırı aşarak savaşa dahil olmayı başardı. Kuzey Kore çok ciddi şekilde topa tutuldu. Avcı uçakları tarihte ilk kez hava savaş manevrası ile karşı karşıya geldi. Komünist müttefike destek veren Sovyetler Birliği de Sovyet pilotları Kuzey Kore'ye yardım için gönderdi.

Bu süreçte savaşa Türkiye’de dahil oldu ve Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) onayını almadan Kore Savaşı için ülkeye asker gönderdi. Türkiye’nin söz konusu kararı almasındaki en önemli sebep, dönemin Demokrat Parti hükümetinin Sovyetler Birliği tehdidine karşı NATO'ya katılabilme fırsatıydı. Türk güçleri bu süre zarfı içinde, cephe gerisinde bağımsız olarak savaşan çetelerle mücadele etti ve sonrasında BM ordularına katıldı. 1950’nin sonuna gelindiğinde Türk askerleri Çin sınırına doğru ilerlemek için emir aldı fakat Çin askerleri, cephe arkasına sızmaya başladı. ABD ve Güney Kore’nin birlikleri durumu fark etti ve geri çekilme emri verildi fakat söz konusu emir Türk ordusuna oldukça geç ulaştı. Birinci Tabur'un etrafı kuşatıldı ve çatışma başladı. Üç Tabur ve dokuz bölük yenik düştü ve geri kalan Türk güçleri Chongchon Nehri boyunca geri çekildi.

Nasıl sona erdi?

Kore Savaşı, 1953’ün Temmuz ayında ’’Panmunjom Ateşkes Antlaşması’’nın imzalanmasının ardından sona ermiş oldu. Antlaşmaya göre Kuzey Kore ile Güney Kore'yi birbirinden ayıracak bir bölge oluşturuldu. ’’Kore Tarafsız Bölge’’ adı verilen bu bölge ile birlikte savaş rehineleri karşılıklı olarak geri verildi. Böyle bir antlaşma yapılmış olsada, Kuzey Kore ve Güney Kore tarafları aralarında barış antlaşması imzalamadı.

Savaşın sonuçları

Kore Savaşı sonrasında Kore yarımadasında siyasi durum değişmedi. Savaştan sonra Kore’nin Kuzey ve Güney olarak ikiye bölünmüş hali sürdü bir birleşme durumuz söz konusu olmadı. Savaştan en çok zararlı çıkan yine Korelilerdi ve savaşın bilançosu çok ağır olmuştu. Kore yakılıp yıkıldı, yaklaşık olarak 3 milyon insan öldü. Bu savaş Amerika Birleşik Devletleri'ne atom silahların gücüne güvenmemeyi öğretti. Kore Savaşı ile Türkiye ise NATO’ya üye olmak yolunda önemli bir adım attı. 18 Şubat 1952’de Türkiye resmen NATO’ya katıldı.

İlişkiler nasıl?

2018 yılı itibariyle iki ülke arasındaki yakınlaşmaların fitili ateşlendi. Kuzey Kore lideri Kim Jong-Un, Güney Kore ile diyaloga açık olduğunu açıkladı. Söz konusu açıklamadan çok kısa bir süre sonra Kuzey Kore, Güney Kore’ye Olimpiyatlar için bir heyet yolladı. Yapılan görüşmenin ardından iki ülkenin sporcuları açılış törenine tek bayrak altında katıldı. Nisan ayında Kuzey Kore ve Güney Kore liderleri Kore Tarafsız Bölgesi'nde bir araya geldi ve her iki taraf da Kore Savaşı'nın resmen sona erdiğini bildiren barış antlaşmasını imzaladı.