Sanal gerçeklik insan psikolojisini ve geleceğimizi nasıl etkileyecek?

Güney Kore'de bir annenin yıllar önce ölen yedi yaşındaki kızıyla sanal gerçeklik teknolojisi sayesinde yeniden bir araya geldiği görüntüler kamuoyunu ikiye böldü. Olayın ardından annenin yaşayabileceği psikolojik travmalar üzerinde durulurken, sanal gerçekliğin karanlık tarafı gün yüzüne çıktı. VR’nin dezavantajları neler? Geleceğimizi nasıl etkileyecek?

Geçtiğimiz günlerde Güney Kore'de bir anne, dört yıl önce yaşamını kaybeden yedi yaşındaki kızıyla sanal gerçeklik ‘’virtual reality" (VR) teknolojisi sayesinde yeniden bir araya geldi. Anne Jang Ji-sung kızı ile sık sık gittikleri bir parkta simülasyon sayesinde buluştu. Duygu dolu anların yaşandığı görüşme ’’Seninle Buluştum" belgeseli adı altında dünya ile paylaşıldı. Belgeselde, çocuk annesine "Neredeydin, anne? Beni düşündün mü?" diye soruyor.Gözyaşları içindeki anne "Her zaman" diye yanıt veriyor sanal kızının ellerini titreyerek tutmaya çalışıyor.

Dünya kamuoyunun gündemine düşen bu görüntülerin ardından sanal gerçekliğin geleceğimizi nasıl etkileyeceğini ve psikolojik boyutlarını mercek altına aldık. Sana gerçeklik adını verdiğimiz simülasyon ortamı yalnızca sanal bir gerçeklik mi yoksa hayatımızı ve dünyayı görme şeklimizi değiştirebilecek bir teknoloji mi?

PSİKOLOJİK HASTALIKLARIN TEDAVİSİNDE KULLANILIYOR

Kısa bir süre önce İngiltere'de yapılan yeni bir araştırma, sanal gerçeklik teknolojisinin yükseklik korkusunu yenmeye yardımcı olduğunu hepimize göstermişti. Oxford Üniversitesi'ndeki psikiyatri uzmanları yükseklik korkusuyla mücadele eden gönüllü bireyler üzerinde  sanal gerçeklik teknolojisinin kullanıldığı bir terapi yöntemi denemiş ve başarılı sonuçlar elde etmişti.

Hastalar taktıkları sanal gerçeklik gözlüklerine yansıtılan sanal dünyada bir ağaçta kalmış kediyi kurtardı, güvenlik bariyeri olmayan bir platformdan aşağı atladı ve uçan bir balinanın üzerinde gitti. Sanal gerçeklik terapisinin ardından korkularında ciddi bir azalma olduğu tespit edildi. Bilim insanları, bu yöntemin farklı zihinsel hastalıkların tedavisinde  kullanılabileceğini söylüyor. Araştırma ekibi şizofreniden depresyona kadar birçok hastalığın tedavisinde sanal gerçeklikten faydalanmanın yollarını inceliyor.

PEKİ OLUŞTURDUĞU YENİ TRAVMALAR?

Sanal gerçeklik gündeme geldiğinden beri birçok faydasından söz ediliyor. Bu faydalardan biri de, sanal gerçeklik gözlükleri sayesinde çocuklara aşı yapabilme yöntemi. Çocuk aşı koltuğuna oturduğunda gözlüğü takıyor ve canlandırma bir evrene adım atıyor. Çocuk bu evrenin içindeyken hemşire çocuğun aşısını yapıyor ve çocuk sanal bir dünyanın içinde olduğu için her zaman hissettiği gibi bir acı hissetmiyor. Daha doğrusu o anda ne olduğunun farkına varmıyor.

Peki bu yöntemler ne kadar doğru? Psikiyatriler bu yöntemin bazı çocuklar üzerinde psikolojik travmalar yaratabileceğinin üzerinde duruyor. Şöyle ki, çocuk gözlüğünü takıp farklı bir evrene gittiğini düşündüğünde aniden aşı acısını hissediyor. Çocuğun bu yöntem ile anlık aşı korkusunun önüne geçilmiş olsada, çocuğun beklemediği bir anda hissettiği o acı psikolojisi etkileyebiliyor. Yani çocuk, ‘’gözlerimi kapatırsam, hayal kurarsam ya da yeni bir oyuna dalarsam biri bana zarar verebilir’’ korkusuna sahip oluyor.

AYDINLIK YÜZÜN ARDINDAKİ KARANLIK

Tüm teknolojilerin yani insanlığın ürettiği her şeyin bir karanlık yüzü var. Bugün dünyada yeni teknolojilere dair en büyük tartışma, bu teknolojileri kullanacak olan el. Artık bir çok teknolojinin içinde ‘’yapay zeka’’ var ve bu yapay zeka unsurunun bulunduğu tüm teknolojiler gelişime çok açık. Hala yapay zeka üzerinde yapılan çalışmalar sona ermiş değil hatta yeni başlandığını söyleyebiliriz.

Öyle ki, geçtiğimiz günlerde Güney Kore'de, ölen kızı ile sanal gerçeklik sayesinde yeniden bir araya gelen annenin yaşamış olduğu durum da bir psikolojik travmayı tetikler nitelikte. Kamuoyunu ve psikiyatri uzmanlarını ikiye bölen bu durumun aydınlık yüzünü ele almak gerekirse; anne özlem duyduğu çocuğu ile bir araya geldi. Buraya kadar her şey güzel ancak annenin bu olayın ardından yaşayacakları…

ÖLEN KIZIYLA SİMÜLASYONDA BULUŞAN ANNENİN YAŞADIĞI TRAVMA

Uzmanların bir bölümü, annenin çok yüksek ihtimalle sürekli o “sanal” ortamda yavrusuyla tekrar tekrar buluşmak isteyeceğini ve belkide zamanla gerçeklik algısını kaybedeceğinin üzerinde duruyor. Ayrıca yaşanan durumun daha da travmatik bir hal almaması için annenin, olayın öncesinde ve sonrasında psikolojik bir yardım alması gerektiğinin üzerinde duruluyor. Sosyal medyadan gelen tepkilerde de, annenin bir uyuşturucu gibi sanal dünyaya bağımlı olacağının ve bu gibi testlerin bir daha yapılmaması gerektiğinin altı çiziliyor.