5 soruda Güney Kore dış politikası

Moon Jae-in yönetimindeki Güney Kore, Yeni Güney Politikası kapsamında Güneydoğu Asya ve Hindistan ile daha yakın ilişkiler kurdu. Jeostratejik olarak Çin ile ilişkisine dikkat etmek zorunda olan Güney Kore’nin bu ilişkileri hem ekonomik hem de politik açıdan yeni imkanlar yaratmak için kullanmak zorunda oluşu ise yadsınamaz bir gerçek.

Güney Kore, geçmişten bu yana dış politikasını ağırlıklı olarak Kore Yarımadası ve çevresindeki büyük güçlere odakladı. Küresel ekonomik ve stratejik etkilerinin yanında Koreler arası barışın sağlanması gibi güvenlik sorunları da göz önüne alındığında, Çin, Japonya, Rusya ve ABD’nin Güney Kore üzerinde çok büyük bir etkiye sahip olduğunu söylemek mümkün.

2017 yılında ABD füze savunma sisteminin Güney Kore’de konuşlandırılmasına izin verilmesi, Çin’in Güney Kore’ye ekonomik baskı uygulamasına yol açmıştı. Çin’in kendi çıkarlarını korumak adına ekonomik baskı yöntemini kullanmasını yakından tecrübe eden Güney Kore, o zamandan bu yana ABD-Çin arasındaki güç rekabetine karışmamaya özen gösterdi.

Seul yönetimi, bu tür kırılganlıkları azaltmak için Yeni Güney Politikası (NSP) kapsamında Hindistan ve Güneydoğu Asya Uluslar Birliği (ASEAN) üyeleriyle ilişkilerini güçlendirdi. Böylece ekonomik ve stratejik ortaklıklarını çeşitlendirmek istedi. Güney Kore’nin bu politika doğrultusunda ilerleyen dönemdeki hedefi ise Hindistan ve Güneydoğu Asya ile ilişkilerini Çin, Japonya, Rusya ve ABD ile olan ilişkileri ile aynı seviyeye yükseltmek.

YENİ GÜNEY POLİTİKASI NELERİ KAPSIYOR?

Güney Kore, Hindistan ve ASEAN ülkeleriyle ekonomik, siyasi, stratejik ve sosyokültürel iş birliğini derinleştirmeye odaklandı. Seul yönetiminin bölgede uzun yıllardır süren güçlü bağları bulunuyordu. Ancak Yeni Güney Politikası ile Hindistan ve Güneydoğu Asya ilişkilerine önemli bir diplomatik çerçeve çizildi.

NSP'nin hayata geçirilmesinde üç ayak bulunuyor: barış (siyasi ve stratejik iş birliği), refah (ekonomik iş birliği) ve insanlar (sosyokültürel iş birliği). Bu çerçevede, Güney Kore’nin Yeni Güney Politikası Başkanlık Komitesi de politikanın başlatıldığı 2017 yılından bu yana 94 büyük projenin uygulandığını belirtti.

NSP, yurtdışına açılan küçük ve orta ölçekli işletmeleri desteklemekten, doğal afet müdahale mekanizmalarını geliştirmeye kadar birçok alanı kapsıyor. Öte yandan, koronavirüs pandemisi nedeniyle yeni politikalar ve alanları içerecek şekilde düzenlenerek güncellendi.

Politikanın uygulanmaya başlamasıyla birlikte Güney Kore’nin Asya yaklaşımında bazı değişiklikler meydana geldi. Dışişleri Bakanlığı, ASEAN ve Güneydoğu Asya İşleri Bürosu oluşturdu. Bu yeni oluşumları da Çin ve Japonya büroları ile aynı düzeye çıkardı.

Bölgedeki ticareti genişletmek için de girişimlerde bulunuldu. Seul hükümeti, Endonezya ile serbest ticaret anlaşması imzaladı; Kamboçya, Malezya ve Filipinler ile yeni ticaret anlaşmaları yaptı; ASEAN ve Hindistan ile ticaret anlaşmalarını yenilemek için görüşmeler başlattı.

Aynı zamanda bölgedeki kalkınma iş birliklerine de daha fazla önem verildi. Güney Kore, 2023 yılına kadar Kamboçya, Endonezya, Laos, Myanmar, Filipinler ve Vietnam’daki projeler için finansmanını ikiye katlamayı taahhüt etti.

NEDEN GÜNEYDOĞU ASYA VE HİNDİSTAN?

ASEAN üyeleri ve Hindistan, birkaç nedenden dolayı Güney Kore için doğal müttefikler. İlk olarak, Güney Kore’nin bu ülkeler ile özellikle ekonomik alanda zaten güçlü bağları vardı. ASEAN, 2017’den bu yana Güney Kore’nin ikinci en büyük ticaret ortağı oldu. Vietnam ise tek başına Güney Kore’nin ihracatının yaklaşık yüzde 9’unu oluşturuyor. Güney Kore’nin Hindistan’daki ticareti ve yatırımı son yıllarda durgun olmasına rağmen, Hindistan hala Güney Kore’nin yedinci en büyük pazarı.

Güney Koreli şirketler, Çin’de iş yapma riskinin artması nedeniyle üretimi Çin dışına taşımaya çalışırken, düşük iş gücü maliyetleri, yakınlık ve Vietnam gibi ülkelerin uygun yabancı yatırım politikaları, Güney Koreli üretim yatırımları için hedef ülkeleri iyi birer destinasyon haline getirdi. Bu nedenle, Hindistan ve Güneydoğu Asya ülkeleri, Güney Kore’nin ekonomik portföyünü çeşitlendirmesine de yardımcı olacak yerler.

Ayrıca bu ülkeler de Çin etkisine ilişkin benzer endişeleri ve büyük güç rekabetinin yarattığı belirsizlikleri ve riskleri azaltmak istiyor. Güney Kore gibi Hindistan ve ASEAN ülkeleri de Çin’e doğrudan meydan okumaktan kaçınıyor. Bunun yerine ekonomik ortaklıkları çeşitlendirmek ve bölgesel güvenlik sorunlarından ziyade insan merkezli güvenlik konularında iş birliğini artırmayı hedefliyor.

HİNDİSTAN İLE HANGİ ORTAKLIKLAR KURULDU?

Hindistan ile Güney Kore arasındaki ikili ticaret, 2010 yılında imzalanan Kapsamlı Ekonomik İşbirliği Anlaşması (CEPA) doğrultusunda ilk kez 20 milyar doları aşarak 21,5 milyar dolara ulaştı.

Hindistan’daki Kore Fuarı’nda konuşan Güney Kore’nin Hindistan Büyükelçisi Chang Jae-bok, “2030 yılına kadar 50 milyar dolara ulaşmayı hedefliyoruz. Güney Kore ve Hindistan’ın özel bir ilişkisi var. Ticareti artırmak için görüşmeler yapmaya devam edeceğiz” dedi.

İki ülkenin ilerleyen zamanlarda siyasi ve güvenlik iş birliğini de güçlendirmesi bekleniyor.

Hindistan’da faaliyet gösteren yaklaşık 750 Koreli şirket var. Ancak bu sayı, yaklaşık 7 bin Koreli şirketin bulunduğu Vietnam gibi diğer Asya ülkeleri göz önüne alındığında oldukça düşük.

Güney Kore kültürü, müziği, yemeği ve hatta dili Hindistan’da daha önce hiç olmadığı kadar popülerlik kazanıyor. Temmuz ayında göreve gelen Chang, “Korece dili geçen yıldan bu yana okul müfredatının bir parçası haline getirildi. Giderek daha fazla kişinin Korece öğrenmeye başlamasını umuyoruz” açıklamasını yaptı.

YENİ GÜNEY POLİTİKASI ABD’Yİ NASIL ETKİLEYECEK?

NSP, ABD’nin Hint-Pasifik bölgesindeki çıkarlarını da tamamlayıcı özellikte. Güney Kore Devlet Başkanı Moon Jae-in ve ABD Başkanı Joe Biden arsında Mayıs 2021’de yapılan ikili zirvede, ABD-Güney Kore ilişkisinin önemine dair “Kore Yarımadası’nın çok ötesine uzandığı” vurgulandı. Ayrıca Güney Kore’nin Yeni Güney Politikası ile ABD’nin özgür ve açık bir Hint-Pasifik vizyonunun uyumlu olduğu belirtildi.

Ortak bildiride, “kolluk kuvvetleri, siber güvenlik, halk sağlığı ve pandemi konularında bölgesel koordinasyonu genişletme” hedeflerinin paylaşıldığı ifade edildi. Bununla birlikte, ASEAN ülkelerinde dijital inovasyonu geliştirme ve Mekong alt bölgesinde kalkınma konusunda iş birliği yapılacağı açıklandı.

Moon yönetimi, Çin’den gelebilecek potansiyel tehditlere karşı özgür ve açık Hint-Pasifik söylemini resmi olarak dile getirmeye çekinse de yayınlanan ortak bildiri, iki liderin bölgedeki çıkarlarını ortaya koydu. Ancak Çin’e hem fiziksel olarak bu kadar yakın olmanın jeostratejik gerçekleri hem de Çin’in Kuzey Kore ile ilişkileri yönetmedeki rolü nedeniyle Güney Kore-ABD arasındaki ortaklık kısıtlanıyor.

GÜNEY KORE QUAD’A DAHİL OLABİLİR Mİ?

Güney Kore’nin Dörtlü Güvenlik Diyaloğu’na (Quad) yaklaşımı, ABD’nin özgür ve açık Hint-Pasifik vizyonuna yaklaşımı ile benzer: Bölgesel stratejileri açık bir şekilde onaylamaz ama üyelerle pratikte birlikte çalışır.

Quad İttifakı’ndaki üyeler (Avustralya, Hindistan, Japonya ve ABD) de yakın zamana kadar aralarındaki ortaklığın Çin’e karşı olmadığını belirtiyordu. Ancak Çin’in Quad’a karşı sert tepki göstermesi, Güney Kore’nin daha temkinli yaklaşmasına neden oldu.

Özgür ve açık Hint-Pasifik vurgusunu açıkça yapan Quad İttifakı gelişmeye devam ettikçe Güney Kore de bazı iş birliklerine açık hale geldi. Mart 2020’de yapılan Quad Plus toplantısına katılan Güney Kore, üye devletle pandemiyle mücadele konusunda görüştü.

Geçen hafta ilk kez yüz yüze gerçekleşen Quad Zirvesi’nde de Güney Kore’nin ittifaka yakınlaşması için fırsat verebilecek gelişmeler yaşandı. İttifakın pandemiyle mücadele, altyapı, iklim değişikliği ve teknolojik gelişmeler gibi konulara odaklanması, Güney Kore’nin Yeni Güney Politikası ile de uyumlu.

Quad İttifakı’nın doğrudan Pekin yönetimini hedef almaması halinde Güney Kore’nin ittifaka daha fazla yaklaşması muhtemel. NSP öncelikleri doğrultusunda ittifak ile iş birliği yapabilecek olan Güney Kore, ilerleyen zamanlarda Quad’a katılabilir.