Güney Amerika’da protesto dalgası

Güney Amerika'daki birçok ülkede halk, toplu taşıma zammı, seçim hilesi, elektrik kesintisi, gelir eşitsizliği gibi gelişmeleri protesto etmek için sokağa döküldü. Çıkan olaylarda yüzlerce kişi hayatını kaybederken, binlerce kişi de yaralandı.

Güney Amerika’da protesto dalgası

Güney Amerika'nın dört bir yanında halk mevcut hükümetlerini protesto etmek için sokağa çıkmış durumda. Venezuela, Bolivya, Haiti, Uruguay, Ekvador, Şili ve Meksika gibi ülkeler ulaşım ücreti zammı, seçim hilesi, yolsuzluk ve kemer sıkma politikaları gibi yeni yasa tasarılarını protesto ediyor.

Venezuela

Venezuela bugünlerde tarihinin en büyük siyasi ve ekonomik krizinin içinden geçiyor. Ülkedeki muhalifler elektrik kesintileri sebebiyle uzun süredir başkent Caracas'ta  protestolar düzenliyor. Devlet Başkanı Nicolas Maduro'ya desteklerini vurgulamak isteyen iktidardaki Venezuela Birleşik Sosyalist Partisi (PSUV) mensupları da her muhalif gösteride olduğu gibi alternatif yürüyüş yapıyor. Venezuela genelinde bu yıl içinde ilki 1 haftadan fazla süren birçok elektrik kesintisi yaşanmıştı. Hükümet kesintileri saldırılara bağlarken, muhalefet elektrik altyapısının yetersizliği ve bakımsızlıktan ötürü hükümeti suçlamıştı.

Halkının temel ihtiyaçlarını hiçe saymakla suçlanan Maduro ise, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve bazı devletlerin Venezuela’daki sosyalizmin çökertilmesi için protestoları körüklediğini savunuyor.

Haiti

Haiti'nin en büyük kenti Port-au-Prince'de, 2017’den bu yana Devlet Başkanı görevini üstlenen Jovenel Moise'nin istifası talebiyle binlerce gösterici sokaklara döküldü. Ülkede 16-30 Eylül arasında hükümet karşıtı protestolarda 17 kişinin yaşamını kaybettiği, 187 kişinin de yaralandığı açıklanmıştı. Göreve geldiği günden itibaren yolsuzluklarla suçlanan Moise, başkan olmasını sağlayan seçimlerde de hile yapmakla suçlanmıştı. Ağustos ayında yakıt sıkıntısının baş göstermesiyle beraber protestolar şiddetli bir hal aldı. Nüfusun yüzde 60'ının yoksulluk sınırının altında yaşadığı Haiti'de, geçen yıl düzenlenen hükümet karşıtı gösterilerde de 8 kişi yaşamını yitirmişti.

Bolivya

Bolivya Çokuluslu Devleti sokakları da, iki hafta önce yapılan devlet başkanlığı seçimlerinde usulsüzlük yapıldığı iddiasıyla karıştı. 20 Ekim'de düzenlenen seçimleri mevcut Devlet Başkanı Evo Morales yüzde 47,8 ile ilk turda kazanmış, rakibi olan eski Devlet Başkanı Carlos Mesa ise yüzde 36,51 oy oranı ile seçimleri kaybetmişti. Morales, rakibi Carlos Mesa'yı yüzde 10 oy farkıyla geçtiğini ve ikinci tura gerek olmadığını açıklayınca seçmenler sokaklara çıktı. Seçimlerin hileli olduğunu iddia eden muhalif görüşlüler hükümet karşıtı protesto gösterileri düzenledi. Bolivya Devlet Başkanı Evo Morales destekçilerinin de sokağa çıkmasıyla artan olaylarda 8 kişinin yaralandığı 6 kişi tutuklandığı açıklandı.

Amerikan Devletleri Örgütü (OAS), sonuçları denetleme işlemi başlattı. Bolivya Dışişleri Bakanı Diego Pary denetim raporunun sonucunun her iki taraf için de bağlayıcı olacağını söyledi. Ülke basınında, muhalif lider Carlos Mesa, seçim sonuçlarını tanımayacaklarını duyurduğu yönünde haberler yer aldı. Morales Perşembe günü yaptığı açıklamada oyların yüzde 46,83'ünü, Mesa'nın ise oyların yüzde 36,7'sini aldığını iddia ederek zaferini açıkladı.

Uruguay

Güney Amerika ülkelerinden protesto dalgasını en son yaşayan ülkelerden biri de Uruguay. Ülkede 22 Ekim Salı günü 55 bin kişi sokağa çıkarak ülkenin yeni güvenlik yasa tasarısını protesto etti. 27 Ekim'de düzenlenecek başkanlık seçimiyle beraber oylanacak olan taslakta, polis ve kamu güvenliğine ek olarak bir ulusal koruma gücünün oluşturulması, bazı hapis cezalarının güçlendirilmesi ve şu an ülkede yasa dışı olan gece baskınlarının yapılması önerileri yer alıyor. Bu taslağın hazırlanmasında, ülkedeki cinayet ve hırsızlık gibi suç oranlarının komşu ülkelere kıyasla çok yüksek olması rol oynuyor.

Ülke içinde yapılan bazı anketlere göre seçmenlerin yalnızca onda biri, bu tasarıyı destekliyor. 

Şili

Şili’de bir süredir ülke tarihinin en büyük hükümet karşıtı protestolarından biriyle karşı karşıya.  Geride bıraktığımız hafta toplu ulaşıma getirilen zamlar sonrasında ülkede ayaklanma çıktı. Hükümetin zamdan geri adım atmasına rağmen gösteriler alevlendi. Güvenlik güçleri arasında yaşanan çatışmalarda 20 kişi yaşamını yitirdi. Son bir haftada ülke çapında düzenlenen 68 gösteriye 424 bin kişi katıldı. 250'den fazla kişi yaralandı ve 300'ü reşit olmayan 2 bin 686 kişi gözaltına alındı.

Protestolar esnasında yaşanan yağma olaylarının ardından hükümet ülke genelinde olağanüstü hal (OHAL) ilan etti. Bu OHAL, 1973 yılından 1990 yılına kadar Şili'yi dikta rejimi ile yöneten General Augusto Pinochet yönetiminden bu güne dek ilan edilen ilk olağanüstü haldi.

Ekvador

Ekvador'daki protestolar IMF'nin (Uluslararası Para Fonu) kemer sıkma politikaları sonucu, hükümetin uzun yıllardır verdiği petrol desteklerini sonlandırma kararırın ardından baş gösterdi.3 Ekim'de başlayan eylemlerin alevlenmesi sonucu Ekvador Devlet Başkanı Lenin Moreno, söz konusu kararı geri aldıklarını duyurdu. 11 gün süren protestolarda bin 330 kişi gözaltına alındı, 6 kişi de hayatını kaybetti.

Meksika sokakları kartellere teslim

Güney Amerika ülkelerinin sokakları protesto gösterileri nedeniyle savaş alanına dönerken, bir diğer Güney Amerika ülkesi Meksika'da ise sokaklar kartellere teslim olmuş durumda. Meksika şehirleri, zaman zaman sokaklarda araçları ateşe veren, kamu binalarına, iş yerlerine ve halka rastgele ateş açan çete üyeleri ile doluyor. Çıkan olaylarda yüzlerce kişi hayatını kaybederken binlerce kişi yaralanıyor. Bu durum Meksika sokaklarında uzun yıllardır yaşanmaya devam ediyor.