Güç savaşlarının yeni adresi kutup bölgesi

Kuzey Kutbu'na Grönland dolayısıyla kıyısı bulunan ülkelerden Danimarka’nın istihbarat birimi, bölgede ABD, Rusya ve Çin arasındaki jeopolitik savaşın kızışmaya başladığına ilişkin bir rapor hazırladı. Sadece bölgeye kıyısı olan değil, olmayan ülkelerin de ilgi odağı haline gelen Kuzey Kutbu’nda, hangi ülkeler ne için arıyor?

Güç savaşlarının yeni adresi kutup bölgesi

Başta Ortadoğu olmak üzere dünyanın yeraltı ve yerüstü zenginliklerinin bulunduğu bölgelerdeki jeopolitik savaşlar sürerken, buzulların erimesiyle kullanılabilir hale gelen Kuzey Kutbu’nda da yeni bir güç savaşı alevleniyor.

Rusya’nın bölgedeki askeri varlığını artırmasının ardından, Amerikan Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, Rusya'yı Kuzey Kutbu'nda saldırgan tavırlar sergilemekle suçladı, Çin'in faaliyetlerinin yakından izlenmesi gerektiğini söyledi.

Mike Pompeo, geçen mayıs ayında Çin ve Rusya’nın kaynak bakımından zengin bölgedeki düşmanca tavırlarının denetim altında kalmasını sağlamak için ABD’nin Kuzey Kutbu’ndaki varlığını güçlendireceğini ifade etti.

Pompeo, bölgenin büyük miktarda petrol, gaz, mineral ve balıkçılık rezervi içerdiğini ifade ederek, Kuzey Kutbu bölgesinin rekabet ve güç göstergesi haline geldiği vurguladı. ABD Dışişleri Bakanı, Çin'i kendisini Kuzey Kutbu’na yakın bir devlet olarak gösterip Arktik Konseyi'nde gözlemci statüsü olma girişimlerini kınadı. Ayrıca Pompeo, Pentagon’un Çin’in nükleer saldırılara karşı koymak için denizaltılarını konuşlandırarak, Kuzey Kutbu’nda kalıcı bir güvenlik varlığı gerçekleştirme çabasından dolayı endişeli olduğunu söyledi.

ABD’nin bölgeye ilgisi, Pompeo’nun açıklamalarından 3 ay sonra Başkan Donald Trump’ın Danimarka’ya bağlı özerk bölge Grönland’ı parayla satın almak istemesiyle ayyuka çıktı. Trump’ın bu talebi, Danimarka ve Grönland’daki yerel yöneticiler tarafından reddedildi.

GÜÇ OYUNLARI ŞEKİLLENİYOR

Danimarka’nın istihbarat birimleri yıllık risk değerlendirmesi raporunda Kuzey Kutbu’na ilişkin gelişmelere yer vererek bir uyarıda bulundu.

Kuzey Kutbu’nun uluslararası bir işbirliği alanı olarak korunması fikrinde olan Danimarka’ya ait raporda, “Rusya, ABD ve Çin arasındaki ciddi güç oyunları şekillenmeye başlıyor” ifadelerine yer verildi.

Danimarka’nın bölge üzerindeki fikrinin Rusya’nın bölgedeki askeri gücünü pekiştirmesi dolayısıyla zora girdiği anlatılan raporda, Rusya’nın konuşlanmasının Kuzey Buz Denizi'ne kıyısı olan diğer ülkelerin de benzer askeri faaliyetlere girişmesine ön ayak olduğu değerlendirildi.

Ayrıca, ABD’nin geçtiğimiz haziran ayında Kuzey Kutbu ile ilgili yayımladığı strateji ve yapılan açıklamalar dolayısıyla gerginliğin daha da tırmandığına işaret edildi.

PASTADAN PAY ALMA YARIŞI

Norveç enerji şirketi Statoil, Rusya’nın en büyük şirketi Gazprom, Total, BP, Shell gibi dünyanın önde gelen dev şirketlerinin yanı sıra, Norveç, Rusya ve İzlanda’nın balıkçıları, ilaç endüstrisinin önde gelenleri, Kuzey Kutbu’ndaki pastadan pay almak için yarışır hale geldi.

Kuzey Kutbu’ndaki gelişmeler, sadece ticari faaliyetler ile sınırlı olmakla kalmıyor, ilgili ilgisiz devletler jeopolitik savaş için bölgedeki askeri varlıklarını da güçlendiriyor.

ABD’nin toprak büyüklüğünün iki katı kadar bir alana sahip Kuzey Kutbu’na sınırı olan 5 ülke bulunuyor. Rusya, Norveç, Alaska dolayısıyla ABD, Kanada ile Grönland dolayısıyla Danimarka’nın Kuzey Kutbu’na kıyısı bulunuyor.

Arktik de denilen bölgeye kıyısı olan beş ülke tarafından 1996 yılında Arktik Konseyi kuruldu. Bu ülkelere, kutup bölgesine yakınlığı itibarıyla İsveç, Finlandiya ve İzlanda’da katıldı. Bölgedeki pastadan pay kapma peşinde olan diğer ülkelerin de Arktik Konseyi’ne ilgisi her geçen gün arttı. Çin, İngiltere, Almanya, Fransa, Polonya, Güney Kore, Japonya, Singapur 2011 yılından beri Arktik Konseyi’nin gözlemci üyesi statüsünde yer alıyor.

ABD Jeolojik Araştırma Kurumu’nun 2008 yılı raporuna göre, dünyadaki keşfedilmemiş doğalgaz kaynaklarının yüzde 30’u, petrol kaynaklarının yüzde 13’ü ve keşfedilmemiş sıvı gaz rezervlerinin yüzde 20’si bu bölgede bulunuyor. Toplamda Kuzey Kutbu’nun dünyadaki keşfedilmemiş konvansiyonel petrol ve doğal gaz kaynaklarının yüzde 22’sine sahip olduğu tahmin ediliyor.

Kuzey Kutbu, aynı zamanda ekonomik açıdan önemli başka minerallere de sahip. Bunların arasında elmas, altın, krom, bakır, demir, kömür, kurşun, manganez, nikel, nadir mineraller, gümüş, titanyum, tungsten ve çinko yer alıyor.

İklim değişikliği dolayısıyla Alaska ve Kuzey Buz Denizi’ndeki balık türleri, Barents, Beaufort denizleriyle ve bölgedeki diğer sulara yöneliyor. Bu durumda, bölgenin balıkçılık açısından da ne kadar önemli olduğunu ortaya koyuyor.

Buzulların eriyor ya da eritiliyor olması, mesafeleri kısaltma açısından, bölgedeki deniz ulaşımıyla deniz ticaretini de ön plana çıkardı.

ABD’nin 7 yıl önce yayımladığı geleceğe ilişkin başka bir raporda ise ekonomik gücün doğu ve güneye kayacağı, değişen iklim koşullarıyla kaynaklara erişim rekabetinin, dünyanın coğrafi odağını değiştireceği görüşlerine yer veriliyor. Raporda, önümüzdeki yıllarda Hint Okyanusu, Güney Çin Denizi ile Kuzey Kutbu’nun önem arz etmeye başlayacağına işaret ediliyor.

Hazırlanan raporlar, dünyanın geleceğine ilişkin beklentiler, günümüzde bölgedeki hareketlilik, Kuzey Kutbu’nun her geçen gün artan bir ilgi odağı haline geleceğini gösteriyor.

Sadece bölgeye kıyısı bulunan ve Arktik Konseyi üyesi ülkeler değil, karmaşık siyaset ve ekonomik dinamiklerin göstergesi olarak başta Çin, Hindistan gibi çok merkezli dünyada sivrilmeye çalışan ülkeler de gelecekte Kuzey Kutbu’nda jeopolitik savaşın parçaları olacak.