Gerçekten öyle mi?

Trump, Suriye’nin kuzeyindeki operasyon bölgesinden çekileceklerini açıkladıktan sonra İsrail medyasında, “Trump’a ne kadar güvenilir?” soruları sorulmaya başlandı. İsrail Başbakanı Netanyahu’nun oğlunun “Özgür Kürdistan” paylaşımını da bu minvalde değerlendirmek gerekirse konu ile ilgili derin fikir ayrılıklarının olduğu meydana çıkmaktadır. Peki şikayetçi olan sadece İsrail’mi?

Gerçekten öyle mi?

Middle East Eye’de çalışan İsrailli gazeteci Lily Galili yayınladığı makalesinde, İsrail’in Trump yönetimine karşı tavrını değiştirdiğini ele aldı. Yalnızca Netanyahu yönetiminin tavrının değil özellikle Trump’ın tavrının da değiştiğini vurguluyor. Son seçimde Netanyahu’nun tek başına iktidar olamaması ve mecliste tek başına çoğunluğu sağlayamaması nedeniyle Trump’ın tereddüt yaşadığını ifade etti. İşte makaleden o makaleden bölümler:

Bu Yahudi yeni yılında inanılmaz bir şey oldu: İlk defa Başkan Trump, selefi Barack Obama ile karşılaştırıldı.

Bu küçük bir şey değil. İsraillilerin çoğunluğu için Beyaz Saray'da sahip olunan en iyi arkadaş Trump, merkez ve en sağda yer alan bir Amerikan idolü. Barack Hüseyin Obama ise aynı İsrailliler için tüm kötülüklerin özüydü.

Washington merkezli bir araştırma merkezi olan Pew'in son zamanlarda yaptığı bir çalışmaya göre, 37 ülkeden sadece ikisi Obama - Rusya ve İsrail'e Trump'ı tercih ettiğini gösterdi.

Muhtemelen halen aynı tercihi yapıyorlardır. Ancak, ABD birliklerinin kuzey Suriye'den aniden çekilmesi ve hem Amerika hem de İsrail'in müttefikleri olan Kürtlerin (PYD kast ediliyor) acımasızca terk edilmesiyle tetiklenen endişe ve beklemedeki ihanet duygusu şimdi Trump'a yönelik o ilk hayranlığı aşıyor.

Ne İsrail ordusu, ne de politikacıları ABD asker çekilişini ve bunu izleyen Türkiye'nin operasyonunu İsrail için yakın bir tehlike olarak görmüyor. Şimdiye kadar, yetkililerin durumu tanımlama eğilimindeki “huzursuzluk”, İsrail-Suriye sınırından uzak bir bölge ile sınırlı.

Bununla birlikte, iki faktör İsrail için büyük endişe kaynağı: Bunlardan ilki, bu hareketin (Trump'ın çekilme kararı kast ediliyor) İsrail'deki en üst düzey karar vericiler için bile sürpriz olması. Diğeri, Trump'ın aslında güvenilmez bir müttefik olduğunu göstermesi sonrası ortaya çıkan hayalkırıklığı.

“İsrail ile ABD arasında en üst düzeyde değerlendirme ve politikadaki başarısızlık”

Trump'ın dramatik açıklamasından (Suriye'dne çekilme kararı konuşması-6 Ekim Pazar) bir gün önce İsrail'de kabine, İran'ı tartışmak için acil durum toplantısı yaptı.

Kabindeki kaynaklar, bu toplantıda Trump'ın kararından bahsedilmediğini itiraf etti. Muhtemelen en yüksek rütbeli yetkililer bile bilmiyordu.

Eski askeri istihbarat şefi Binbaşı General Amos Gilad'ın “İsrail ile ABD arasında en üst düzeyde değerlendirme ve politikadaki başarısızlık” olarak tanımladığı bu durum, genel bir sürpriz olarak ulaştı.

“Trump hala ihtiyaç duyduğumuz bir sığınak”

Gilad'a göre, Trump'ın dış politikaları İsrail'i tersine olumsuz yönde etkiliyor. Gilad, "İran, Suudi Arabistan petrol tesislerine saldırdığında ya da İran bir Amerikan uçağını düşürdüğünde hiçbir tepki vermeyerek zayıflık gösterdi. Amerikan'ın caydırıcılığı İsrail'in caydırıcılığı olduğu için bu İsrail'e kötü geliyor" dedi.

Gilad, “Öte yandan, Trump hala ihtiyaç duyduğumuz bir sığınak: BM Güvenlik Konseyi'nde (ABD'nin veto hakkını İsrail lehine kullanma durumu kast ediliyor)" demişti. “İhanet” kelimesi resmi olarak politik jargon çerçevesinde kullanılmasa da henüz gelmemiş olanın korkusu derinden hissedilir.

İsrail Kuzey Komutanlığı eski komutanı Binbaşı General Amiram Levin "Sürprize yer yok" diyor: “İki yıldır, İsrail politikası rump'ın 'en iyi arkadaş' olduğu yönünde sahte bir varsayıma dayanıyor. İsrail, Trump iktidarda olduğu sürece, güvenebileceği kimsenin olmadığını anlaması için zamanı gelmiştir."

Levin, İsraillilerin, İsrail ile ABD'nin bir olduğu fikrinden vazgeçmesi gerektiğini söyledi. İsrail'in İran'a karşı (ABD ile) birlikte mücadele vereceğine inanmasının da “büyük bir hata” olduğunu belirtiyor: “Daha gerçekçi, sınırlı hedeflere geri çekilme ve İsrail için gerçek bir tehlike oluşturan konulara odaklanma zamanı geldi. İran şimdi olduğu gibi bu konulardan biri değil."

Levin, Trump'ın herhangi bir konuya yönelik "popüler" tepkiler vermesi ve resmi olmayan Twitter mesajları paylaşmasına dikkat çekerek Trump'ın İsrail'de Obama'dan daha kötü olduğunu ima etti.

Bu arada, Netanyahu'ya yakın sağcı bir web sitesi olan Mida'da yayınlanan bir makale, sonuç olarak iki ABD başkanı arasında fazla bir fark olmadığını yazdı. Alex Greenberg imzalı makalede "Trump'ın yanı sıra Obama da Amerika'yı stratejik önemini yitiren Ortadoğu'dan çıkarmak istiyordu. Aradaki farki Trump bunu kendine has bir söylemle yapıyor" ifadeleri kullanıldı.

Bunların hepsi sadece birkaç ay önce Trump'ın Netanyahu'ya işgal altındaki Golan Tepeleri'nde İsrail egemenliğini resmen tanıyarak hediye verdiği günlerden çok uzak.

Bunların hepsi sadece birkaç ay önce Trump'ın Netanyahu'ya işgal altındaki Golan Tepeleri'nde İsrail egemenliğini resmen tanıyarak hediye verdiği günlerden çok uzak. Yasa, batı diplomasisinde çok popüler bir hareket olmayan bir öpücükle imzalandı. 

Politik romantizmin komik kısmı bu nokta olabilir: Daha ciddi bir kayda göre, Netanyahu, ülkesinde daha önce uygulamış onlarca politikanın aksine, Cumhuriyetçi (Trump kast ediliyor) kartı tek başına oynayan ilk İsrail lideri olarak görüldü.

“O kazanmayı sever”

Bu aşk ilişkisi için, Netanyahu'ya, İsrail muhalefetinin ve uzmanlarının, Trump ile ilişkisinin değişme eğiliminde olabileceği uyarıları yapıldı. Ancak tavsiyeleri Eylül ayında Netanyahu'nun tekrarlanan parlamento seçimlerini kazanamaması sonucunda belirsiz hale geldi.

“Büyük ve eşsiz bilgeliğe sahip” olan Trump'ın birkaç gün önce kendini tarif ettiği tweetinde söylediği gibi "O kazanmayı sever." Ve Netanyahu birdenbire onlardan biri (kazananlardan) olmaktan çıktı. İsrail'de 17 Eylül'de yapılan erken seçimi 33 sandalye akzanan Mavi-Beyaz partisi lideri ve eski Genelkurmay Başkanı Benny Gantz kazandı.

Trump, sandık çıkış anketlerinin ardından birkaç saat içinde (siyasi kargaşa altında acı çekmesine ve yolsuzluk suçlamalarına rağmen) müttefiki Netanyahu'ya karşı buz gibi oldu.